Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5207 E. 2025/14485 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5207
Karar No
2025/14485
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/291 E., 2025/38 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 22. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/367 E., 2024/254 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 21.03.2018 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı YDA vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı şirket ile akdedilen sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davalı şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, kazanın mevzuatın gerektirdiği bir önlemin alınmamasından meydana gelmediği, kazanın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Neka Tasarım vekili cevap dilekçesinde, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin önlemleri eksiksiz yerine getirdiğini, kazanın davacının kendi kusuru ve dikkatsizliği sonucu meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan davacının tazminat taleplerinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davacının, davalı ... ve Ticaret A.Ş. tarafından yapımı devam eden inşaat şantiyesinde ince işlerin yapımını üstlenen davalı... San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işveren nezdinde kalıp ustası olarak çalışırken, 21.03.2018 tarihinde, seyyar merdiven kullanarak, kolonlardaki ahşap kalıpları sökmeye çalıştığı esnada, merdivenin kayması neticesinde zemine düşerek yaralanması şeklinde iş kazasının meydana geldiği, davacının meydana gelen kaza nedeni ile Yüksek Sağlık Kurulu raporunda %26,20 oranın meslek kazanma gücünü kaybettiğinin tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi ve Üst Kurul kararı ile aynı oranın belirlendiği, Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporunda davalı ... Tar. Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. %70 oranında kusurlu olduğu, davacı ...’ın %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalılar arasında asıl-alt işverenlik ilişkisi bulunması nedeni ile davalılardan müştereken ve mütselsilen tahsiline karar verildiği, olay sebebiyle davacının duyduğu ve duyacağı manevi acı ve elemin derecesi tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı içtihatı birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimi, davacının maluliyet derecesi, kaza nedeniyle kabul edilen kusur oranı ile hak ve nesafet kuralları da dikkate alınarak manevi tazminatın belirlendiği gerekçesiyle "davanın kısmen kabulüne, 1.097.401,19 TL (1.688,96 geçici ve 1.095.612,23 sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere) maddi tazminatın ve 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ... ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle ,tahsili talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, asıl alt işveren ilişkisi olmadığını, gerçekleşen kazada şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazanın davacının dikkatsizliği ve tedbirsizliği neticesinde gerçekleştiğini, kazanın meydana gelmesinde kusurlu ya da kusursuz sorumluluğuna gidilebilecek şartların oluşmadığını, davacının kalıpçı ustası olarak 180,00 TL yevmiye ile ücret aldığı yönündeki iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, usta olarak çalıştığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, kabul edilen manevi tazminat bedelinin fahiş miktarda ve hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

Davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcın ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5207, K. 2025/14485, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-5207-e-2025-14485-k-d5da41cfc53b