Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5102 E. 2025/13734 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5102
Karar No
2025/13734
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2148 E., 2025/39 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 40. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/43 E., 2024/263 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın, davalı ... Hiz. A.Ş.'ye ait ... Park Hastanesi ... Şubesinde güvenlik hizmetini üstlenen davalı ... Bsg Dan. ve Güv. Hiz. Ltd. Şti. bünyesinde güvenlik amiri olarak sigortalı çalışan olduğunu, davacının 06.08.2016 günü saat 00:21 sıralarında hastane acil giriş kapısına gelen kimliği belirsiz üç şahıstan birinin bıçaklı saldırısına uğraması sonucu yaralandığını belirterek, maddi ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının diğer şirketinin çalışanı olduğunu, müvekkil şirketin gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığını, kazanın meydana gelmesine davacının kusuruyla sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davalı şirketin gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığını, kazanın meydana gelmesine davacının kusuruyla sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ".. bilirkişi raporundaki tespitlerden ve tüm dosya kapsamından davacının kesici delici alet ile yaralanmasının aniden gelişen bir olay niteliğinde olması, davacının yaralanmasının faili meçhul 3. kişinin suç işleme kastından kaynaklanması dikkate alınıp mevcut dosya kapsamı itibari ile davalıların dava konusu olaydan dolayı kusurunun bulunmadığı, kabulünün dosya kapsamına uygun düşeceği, dosyada keşif yapılmasının dosyaya katkı sağlamayacağı hususları göz önünde bulundurulup dava konusu olay açısından sorumlu olan kişinin faili meçhul 3. kişi olduğu kanaatine varılıp tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilip.. " gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, ." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ... Park Sağlık Hizmetleri A.Ş.'ye ait hastanede çalışırken 05.08.2016 tarihinde 00:20 sularında hastaneye gelen kimliği belirsiz 3 kişi tarafından çıkarılan tartışma/kavga sırasında saldırıya uğrayıp ağır şekilde yaralandığını, olayın yaşandığı gece hastanede en az 4-5 güvenlik görevlisi olması gerekirken sadece 2 personel bulunduğundan olaya davacının müdahale etmek zorunda kaldığını, davacının kavgayı çıkaran şahıslarla görüşerek onları sakinleştirmeye çalışsa da kavganın büyüdüğünü, kavga sırasında davacının kimliği belirlenemeyen kişi tarafından delici aletle defalarca kez bıçaklandığını, bu saldırı sonucunda çeşitli ameliyatlar geçirdiğini, davalı işverenlerce iş güvenliği tedbirlerinin alınmadığını, olayın iş kazası olup davalıların üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmedikleri sabitken davalılara kusur atfedilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davalıların böyle bir ortamda gece vardiyasında hastanede 1 veya 2 güvenlik görevlisi ile güvenliği sağmaya çalışmalarının açıkça güvenlik zaafiyeti olduğunu, davacının maluliyet oranı %0 olarak tespit edilmiş ise de bunun gerçeği yansıtmadığını, zira davacının olayın üzerinde yarattığı korku nedeniyle muayene işlemlerine dahi katılamadığını, maluliyet oranının da zaten davacı muayene edilmemesi sebebiyle %0 olarak belirlendiğini, bu nedenle kurum tarafından bu tespite itibar edilemeyeceğini, söz konusu tespitin davacının maddi zararının tespitinde ölçüt olmayıp maddi zarara uğradığı gerçeğini ortadan kaldırmadığını, mahkemece bu konuda yeterli inceleme yapılmadığını, olayın adi bir vaka şeklinde değerlendirilip davalılara kusur atfedilemediğinden manevi tazminat talebinin reddinin de hatalı olduğunu, davacının yaşadığı olay sonucunda manevi ızdırap yaşadığını, bedensel ve ruhsal bütünlüğünün bozulduğunu, manevi tazminat koşullarının oluştuğunu, davanın kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin, tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5102, K. 2025/13734, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-5102-e-2025-13734-k-37564eb977ae