Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4993 E. 2025/7669 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4993
- Karar No
- 2025/7669
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/223 E., 2025/427 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/90 E., 2020/147 K. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverene ait iş yerinde 03.02.2016 tarihinde hizmet akdine istinaden satış temsilcisi/plasiyer olarak çalışmaya başladığını, 03.07.2016 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığını, aynı iş yerinde 20.10.2016 tarihinde tekrar girdiği ve bu çalışmasını iş akdinin işveren tarafından feshedildiği 07.10.2018 tarihine kadar aralıksız sürdürdüğünü, 08.11.2017 tarihinde işçi tarafından fesih gösterilmiş ve 02.03.2018 tarihine kadar sigortasının yapılmadığını, müvekkilinin bu çalışmaları 23.03.2016 - 03.07.2016 ve 20.10.2016 - 08.11.2017 tarihleri arasında SSK'ya bildiriminin yapıldığını, ancak 03.02.2016 - 23.03.2016 ve 08.11.2017 - 02.03.2018 tarihleri arasındaki çalışmalarının SSK'ya hiç bildirilmediğini, halbuki bu tarihlerde müvekkilinin işverenin emir ve talimatları altında aylık ücret karşılığı çalıştığını, işbu konu kapsamında müvekkili ...'ın 03.02.2016 - 03.07.2016 ve 20.10.2016 - 07.10.2018 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden zamanın asgari ücretleri üzerinden aralıksız çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işveren bünyesinde SGK kayıtlarında gösterildiği tarihlerde çalıştığını, 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum sigortalısı ...'ın dosyasının incelenmesi sonucunda 03.02.2016 - 22.03.2016 ve 09.11.2017 - 01.03.2018 tarihleri arasında sigortalı çalışmalarına rastlanılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2020 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 2017 yılı 12. ayında 30 gün 2018 yılı Ocak ayında 30 gün 2018 Şubat ayında 30 gün asgari ücretle çalıştığını ve bu sürelerin Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, fer'i müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusu süresinde olmadığından talebinin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesi hükmünün fer'i müdahil Kuruma usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmakla, fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurusunun süresinde olmadığından talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup, istinaf isteminin süresinde yapıldığı kabul edilmek suretiyle, fer'i müdahil Kurumun istinaf talebi hakkında esasa girilerek karar verilmesi gerektiği belirtilerek sair yönler incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ... Eğlence Merkezi isimli iş yerinde 03.02.2016 tarihinde çalışmaya başladığını, bu şirketin 12.01.2017 tarihinde isim değişikliği yapıp ... Eğlence Hizmetleri ismiyle çalışmaya devam ettiğini, davacının 03.02.2016 - 23.03.2016 ve 08.11.2017 - 02.03.2018 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma hiç bildirilmemiş olduğunu, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de 08.11.2017 - 02.03.2018 tarihleri arasında Mahkemece gerekçe gösterilmeksizin 25 günlük çalışma süresinin haksız olarak reddedildiğini, 03.02.2016 - 23.03.2016 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile bu dönemdeki işverenin başka bir işveren olarak kabul edildiğini, oysa ... Eğlence Hizmetleri ... Eğlence Merkezinin sadece isim değiştirmiş hali olduğunu, davacının bu iki iş yerinde de aralıksız çalıştığını, ilk işe girdiği 03.02.2016 tarihinden 23.03.2016 tarihine kadar 27 gün Şubat ayı için 22 gün Mart ayı için sigortası yatırılmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sigortalılığına karar verilen dönemde davacı tanıklarının sigortalı olup olmadığı gerekçeli kararda belirtilmediğini, diğer tanıklar ile davacı tanıklarının beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, ayrıca davacı asilin dahi 16.07.2019 tarihli duruşmadaki beyanında parttime çalıştığını belirttiğini, davacı tanıklarının beyanlarıyla da part time çalışması sabit iken sayın mahkemece subjektif yorumla ve davacının talebi aşılarak tam süreli çalıştığının kabulünün hatalı olduğunu, Mahkeme gerekçesinin yetersiz olduğunu, hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. 3. Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde; dinlenen tanıkların, davacının iddialarını ispat etmesi için gerekli ve yeterli beyanlarda bulunmadıklarını, tanık beyanlarının fiili çalışma olgusunun ispatı için yeterli olmadığını, tanıkların davacının çalışma süreleri konusunda kesin bilgi sahibi olmadıklarını, somut beyanda bulunmadıklarını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 03.02.2016 - 03.07.2016 ve 20.10.2016 - 07.10.2018 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı şirkete ait iş yerinde iki ayrı dönemde çalıştığının tespitini talep ettiği, dosyaya ibraz olunan Kurum kayıtları incelendiğinde davacı adına ilk dönem olan 03.02.2016 - 03.07.2016 tarihleri arasında kalacak şekilde dava dışı ... Eğlence Merk. Oyuncak İnş. unvanlı iş yerinden 23.03.2016 - 03.07.2016 tarihleri arasında bildiriminin bulunduğu, ikinci dönemle ilgili olarak 20.10.2016 - 11.01.2017 tarihleri arasında yeniden dava dışı ... Eğlence Merk. Oyuncak İnş. unvanlı iş yerinden bildirim yapıldığı, davalı Şirkete ait ... sicil numaralı iş yerinden ise 12.01.2017 - 08.11.2017 ve 02.03.2018 - 07.10.2018 tarihleri arasında bildirimlerinin bulunduğu, bazı aylarda kısmi bildirim yapıldığı anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamına göre davacının 12.01.2017 tarihinden önceki talebi yerinde görülmeyerek davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı iş yerinde çalışma iddiasına yönelik araştırma yeterli olmayıp, mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir. Somut olayda, Mahkemece davacının bildirimlerinin bulunduğu dava dışı ... Eğlence Merk. Oyuncak İnş. unvanlı iş yeri davalı Şirket ile aynı iş yeri olup, sadece isim değişikliğine gidildiği yönündeki iddiası araştırılmak suretiyle her iki iş yeri arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, iş yeri devri olup olmadığı hususları değerlendirilmeli, gerek duyulması halinde davanın bu işverenin hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle davaya dahil edilmesi sağlanmalı, davaya dahil edilen işverenin delilleri sorulup toplanılmalı, bu kapsamda davacının çalışma süreleri belirlenmeli, ayrıca beyanlarına başvurulan tanıklardan bir kısmının davacının davalı iş yerinde kısmi süreli olarak çalıştığını belirtmesine rağmen Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan karar verilmesi de hatalı olup, davacının hizmetlerinin tam zamanlı mı, yoksa kısmi zamanlı mı olduğu tereddütsüz şekilde ortaya konularak karar verilmelidir. Öte yandan davacının ... sicil numaralı ... Hizmetleri Yüksekokulu iş yerinden 25.06.2018 - 04.01.2019 tarihleri arasında bildiriminin yapıldığı ve bu sürelerin bir kısmının talep konusu dönem içerisinde kaldığı da gözetilmek suretiyle davacının çalışma iddiasının netleştirilmesi suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VII.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.