Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4900 E. 2025/8414 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4900
Karar No
2025/8414
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/101 E., 2024/81 K. vekili Avukat ... FER'Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat ...

İlk Derece Mahkemesince bozmaya verilerek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde; 22.05.2006 ile 17.05.2007, 14.11.2007 ile 04.06.2008, 23.07.2008 ile 15.08.2008, 31.12.2008 ile 28.01.2009, 31.03.2009 ile 23.04.2009, 31.12.2009 ile 04.03.2010 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili, davacının davalı şirket nezdinde sadece ihale ile iş alınan süreler içerisinde çalıştığını, bu sürelerde geçen çalışmalarının Kuruma bildirilmiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Mahkemece yapılması gereken iş, davalı şirketin ihtilaf konusu dönemde TCDD’den ihale ile aldığı işler, ilgili Kurumdan istenilecek hak edişlerle birlikte tespit edilerek; davalı şirketten veya bu şirketlerden her bir ihale konusu işlere ait sözleşmeler getirtilmeli, sözleşmelerin içerikleri süre yönünden denetlenmeli, bu işyerlerine ait işyeri tescil kayıtları ve dönem bordroları celbedilmeli, eksik hizmet bildirimlerinin bulunduğu her bir dönem yönünden ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle dava dışı işyerlerinin ve davalı işyerinin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız, davacının çalışmalarını bilebilecek nitelikte tanıklar saptanarak, saptanacak tanıkların kendi çalışma dönemleri de ayrı ayrı tespit edilerek, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde, öte yandan davacının ihale dışı dönemlerde de ne surette çalıştığı hususunda yöntemince beyanlarına başvurulmalı ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde, her bir dönem yönünden ayrı ayrı belirledikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Öte yandan, somut olayda, davacının ilk işe giriş bildirgesi, 17.05.2007 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiş olup, davacının 2010 yılına kadar aralıksız çalıştığı 31.03.2010 tarihinde işten ayrıldığını belirtmesi karşısında, davanın da 2018 yılında açılması karşısında, bildirim öncesi dönem yönünden hak düşürücü süre hususu değerlendirilmelidir şeklinde karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı, davanın reddine dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4900, K. 2025/8414, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-4900-e-2025-8414-k-450596e9c721