Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4612 E. 2025/7668 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4612
Karar No
2025/7668
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3125 E., 2024/1665 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/154 E., 2022/219 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 10.10.2009 tarihinden, işten haksız olarak çıkarıldığı 24.07.2019 tarihine kadar davalı firma bünyesinde ve ...'nın işverenliğinde çalıştığı, firma yetkilisi ...'nın belirli aralıklarla aynı sektördeki farklı işyerlerini kiraladığı ve çalışanları ile bir süre kiralanan mekanlarda hizmet verdikten sonra tekrar davalı firmaya tüm çalışanları ile birlikte döndüğü, davalı firma yetkilisi ...'nın, hizmet cetvelinde görüleceği gibi her ne kadar kendi firması olan 1114669 iş yeri sicil numaralı Kulüp Anadolu Limited Şirketi dışında, 25.08.2014-24.02.2015 tarihleri arasında 1123277 iş yeri sicil numaralı Nehir Limited Şirketi (işletme adı Milano); 25.12.2016-13.08.2017 tarihleri arasında 1095511 iş yeri sicil numaralı 06 Pavyon Limited Şirketinde (işletme adı 06 Pavyon), 14.08.2017-21.11.2018 tarihleri arasında ... iş yeri sicil numaralı ... Limited Şirketinde (işletme adı Miami) sigortalı gösterilmiş olsa da aslında tüm zaman diliminde sigortalı gösterildiği firmaların bünyesinde çalışmadığı, sadece ...'nın talimatları doğrultusunda diğer çalışan arkadaşları ile birlikte iş yeri değişikliği sonucu verdiği hizmeti farklı adreslerindeki işyerlerinde yerine getirdiği, davalı firmanın bu değişiklikleri bilerek kasıtlı olarak gerçekleştirdiği, belli dönemlerde işten çıkış-giriş bildirimi yapıldığı, kısa süre sonra yeniden işe giriş bildirimi verildiği, sigortalı gözüktüğü aylarda ise gün sayısının eksik gösterildiği, halbuki bu dönemlerde iş akdi gereği davalı firmayla devam ettiği, tüm bu süreler zarfında davalı firma bünyesinde haftanın 7 günü, tatil dahi olmadan çalıştığı, bahsi geçen firmalar tarafından ödendiği gözüken tüm sigorta primlerinin aslında kendisi tarafından ödendiği, iş yeri uygulamasına göre günlük yevmiyelerden her gün 20 TL sigorta primi ödemesi yapılmak üzere kesinti yapıldığı, günlük yevmiyesinin 170 TL olduğu, elden teslim edildiği, teslim alındıktan sonra kendisinden 20 TL sigorta primi ödemesine karşılık geri vermesinin istendiği belirtilerek davacının 10.10.2009 tarihinden, işten çıkarıldığı 24.07.2019 tarihine kadar aralıksız olarak davalı işveren yanında çalıştığının tespitine, davalı firmada ve iş yeri sicil numaraları bildirilen diğer firmalarda (gerçekte davalı firma bünyesinde sigortalı olması gerekirken) sigortalı olarak çalıştığı dönemlerdeki eksik primlerin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre bulunduğunu, davacının çalışmalarının Kurum kayıtlarında belirtildiği gibi kesintili olduğunu, davacı yanın bahsettiği sürede çalıştığı diğer firmalar ile davalı işverenlik arasında organik bağ olduğu ifade edilmiş ise de bunun kabul edilmediğini, davacının haksız kazanç elde etmek için davalı ile bağlantısı olmayan başka firmaların gösterildiğini, ücretinin bordroda görüldüğü gibi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun yapmış olduğu işlemlerin yasal mevzuat gereği olduğunu, herhangi bir hukuka aykırılık ve yanlışlık bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işverenlik bünyesinde 01.07.2013 - 08.07.2013, 22.06.2014 - 27.06.2014, 28.07.2014 - 24.08.2014, 25.02.2015 - 01.03.2015, 11.06.2015 - 17.06.2015, 17.07.2015 - 21.07.2015, 29.05.2016 - 05.06.2016, 05.07.2016 - 11.07.2016, 21.12.2016 - 24.12.2016 tarihleri arasında hizmet sözleşmesine dayalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının çalışmalarının Kurum kayıtlarında göründüğü kadar olduğunu, kesintili olarak çalıştığını, tanıkların husumetli olduklarını, salt tanık beyanlarına göre davacının kesintisiz çalışmasının ispatlanamadığını beyan etmektedir. 2- Feri müdahil Kurum vekili; Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 10.10.2009 ila 24.07.2019 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti ile prime esas kazancının istemine ilişkindir. 1- Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Öte yandan, Sosyal Güvenlik hakkından 6100 sayılı Kanun hükümleri kapsamında feragat olanaksız olduğu gibi sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan da feragat edilemez. Ancak anılan Kanun'un 123. maddesinde düzenlenen hak kullanılabilir ve ileride yeniden dava açabilme hakkı saklı tutularak davalının açık rızası ile dava geri alınabilir veya 150. maddede öngörülen hak ve olanaktan yararlanılarak dava takip edilmeyip yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması sonucu elde edilebilir. Eldeki dava, niteliği itibari ile bildirimi yapılmayan günlerin hizmet tespiti yoluyla belirlenip hüküm altına alınması istemine ilişkin olup 24.12.2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat edilmiş ise de söz konusu davadan feragat edilemeyeceği gözetilip iş bu dilekçenin HMK'nın 123 ve 150. maddeler kapsamında olup olmadığı irdelenerek sonuca göre karar verilmelidir. 2- Davanın esası bakımından ise davacının davalı şirkette10.10.2009 - 24.07.2019 tarihleri arasında günlük 170 TL yevmiye ile geçen çalışmalarının tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece davacının talebine konu dönemde dava dışı işverenler tarafından, davacı adına yapılan sigortalılık bildirimleri ve ramazan ayına tekabül eden çalışma süreleri dışlanmak suretiyle, kalan hizmet döneminde davalı işverenlik bünyesinde çalışmalarının tespitine karar verilmişse de verilen hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece öncelikle davacı yanın beyanı alınmak suretiyle, talebine konu dönemde sigortalı çalışmalarının bildirildiği dava dışı işverenliklerden yapılan bildirimlerin iptalini talep edip etmediği sorulmalı, iptalinin talep edilmesi halinde, davacının talebi doğrultusunda verilecek hükmün bu işverenlerin hak alanını ilgilendirdiği anlaşıldığından, HMK'nun 124. maddesi gereğince anılan dava dışı işverenliklere usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltilerek davaya katılımları sağlanmalı gösterecekleri deliller toplanmalı, bu işyerlerinden tespit edilecek bordro tanıkları ile davalı iş yerinde daha fazla tarafsız bordro tanıkları dinlenmeli, davacının bu işyerlerinde gerçek ve fiili hizmetinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, tüm çalışmaların davalı işveren nezdinde geçtiğinin kabulü halinde, hak düşürücü sürenin geçip geçmediği hususu da buna göre gözetilmeli, gerçek işverenler ve dolayısıyla davacının hangi işverenler nezdinde hangi tarihler arasında çalıştığı her türlü şüpheden uzak bir biçimde açıkça belirlenmeli, toplanan deliller takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4612, K. 2025/7668, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-4612-e-2025-7668-k-45b8e0aae50d