Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/46 E. 2025/6345 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/46
Karar No
2025/6345
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1232 E., 2024/2622 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/252 E., 2024/100 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.09.2018 tarihinden 05.09.2020 tarihine kadar aralıksız olarak davalı şirket bünyesinde servis şoförü olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından 05.09.2020 tarihinde sonlandırıldığını, davacının sigorta girişinin işe giriş tarihinden yaklaşık 1,5 ay sonra 16.10.2018 tarihinde yapıldığını, zaman zaman giriş çıkış yapılmış ise de davacının çalışmasının aralıksız devam ettiğini, davacının davalı şirket bünyesinde ... Kargo, DSİ Genel Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Karayolları genel Müdürlüğü, TÜBİTAK gibi kamu Kurumlarının servis şoförlüğünü yaptığını, bu süreçte tamir ve bakım için ... Oto Sanayi Sitesi ... Mahallesi ... caddesi .... Ankara adresinde bulunan ... Servisine bizzat davacının aracı götürdüğünü ve karşılığında bu servis tarafından davacının adının da yer aldığı irsaliyeli fatura düzenlendiğini, davacının maaşının sigortalı olduğu dönemde ... bankasından, sigortasız olduğu dönemde ise elden ödendiğini belirterek, davacının 01.09.2018 – 05.09.2020 tarihleri arası davalı işveren nezdinde tam gün çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında davacı vefat etmiş mirasçıları davaya devam etmişlerdir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirket bünyesinde iddia edilen tarihlerde çalışmasının olmadığını, çalışmasının 3 dönem ve kesintili olduğunu, ilk olarak 16.10.2018 – 17.04.2019 tarihleri arasında çalıştığını, sonrasında 28.05.2019 tarihinde yeniden işe başladığını ve istifa dilekçesi ile 05.08.2019 tarihinde istifa ettiğini, son olarak da 04.08.2020 tarihinde tekrar çalışmaya başladığını ancak 05.09.2020 tarihinde istifa ettiğini, istifa dilekçelerinin davacının el yazısını ve imzasını içerdiğini, davacı tarafından Ankara 22. İş Mahkemesinin 2020/497 E. sayılı dosyasında işçilik alacakları istemli dava açıldığını, davanın haksız olduğunu beyanla, reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; görev, yetki, husumet, derdestlik, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarının tetkikinde davacının davalı işyerinden 16.10.2018 – 17.04.2019, 28.05.2019 – 01.08.2019, 04.08.2020 – 05.09.2020 arası dönemde sigortalı bildirildiğinin tesbit edildiğini, çalışanların gün sayıları ve sigorta primlerini gösteren kayıt ve belgelerin Kuruma verilmesinin işverene ait bir yükümlülük olduğunu, bildirilmeyen kayıtlar için Kurumun sorumluluğu olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacıların murisi ...’ın, davalı şirkete ait ... sicil sayılı işyerinden bildirimlere ek olarak 02.08.2019 – 26.10.2019 arası 85 gün daha sigortalı sayılması gerekeceğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın yerinde olmadığını, ... davacının 02.08.2018-26.10.2019 tarihleri arasında sigortalı olduğuna dair tespitinin doğru olsa da taleplerinin geri kalanının hükme esas alınmaması hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece eksik araştırma ve değerlendirme sonucunda eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemce verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dinlenen tanık beyanları çelişki olduğunu, davacı tanığının beyanı esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, Kurum kayıtlarının resmi belge niteliği taşıdığını, davanın haksız ve yersiz olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, yasal mevzuata uygun olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4.İnceleme konusu dosyada, sigortalı ...'ın davalı şirkete ait ... sicil sayılı işyerinden bildirimlere ek olarak 02.08.2019 – 26.10.2019 arası 85 gün daha sigortalı sayılması gerekeceğinin tespitine karar verilmişse de verilen karar eksik araştırmaya ve hatalı değerlendirmeye dayanmaktadır. 5.Dosya içerisinde sigortalı ... tarafından imzalı ve 05/08/20219 tarihli istifa dilekçesi mevcut olup, dilekçe üzerindeki imzanın geçersizliği hususunda herhangi bir iddia bulunmaması karşısında yazılı delilin varlığı halinde tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağı değerlendirilmeksizin istifa dilekçesi verilen dönemi de kapsar şekilde kurulan hüküm isabetsizdir. 6.Mahkemece, 05.08.20219 tarihli istifa dilekçesi ve servis fişleri göz önünde bulundurulmak suretiyle tanık beyanları alınmalı, dosya kapsamında beyanı alınmayan tanık var ise dinlenilmeli ve tüm çalışma dönemi tereddütsüz bir şekilde belirlenip tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/46, K. 2025/6345, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-46-e-2025-6345-k-a406146120ee