Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3489 E. 2025/10155 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3489
Karar No
2025/10155
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/652 E., 2024/2491 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/262 E., 2024/19 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aşçı olarak 09.10.2015- 26.11.2015 ve 07.12.2016- 19.02.2018 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı işveren vekili temyiz dilekçesinde; davacının davasını ispatlayamadığını, bordro tanık beyanlarının müvekkili iddialarını doğrular nitelikte olduğunu, Mahkemece hatalı değerlendirme ile hüküm kurduğunu ileri sürmüştür. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde davanın yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. 3.Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça iş yerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 4. Dosyanın incelenmesinde, davacının davalıya ait iş yerinden 26.11.2015-07.12.2016 tarihleri arasında sigortalı hizmetlerinin bildirildiği, davacının bildirim öncesi ve sonrasına ilişkin hizmetlerinin tespitini eldeki davaya konu ettiği, Mahkemece davacının davalı iş yerinde teslim aldığı kargo teslim tutanakları ve dinlenen tanık beyanları nazarında davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. 5.Dosyada yer alan kargo teslim fiş tarihleri ve dinlenen tanık beyanlarının içeriği doğrultusunda, Mahkemenin davacının bildirim sonrasına ilişkin hizmetlerinin tespitine yönelik kabul kararı yerinde bulunmakla birlikte, davacının hizmetlerinin bildirimin öncesine ilişkin döneme ilişkin olarak yapılan araştırmanın yetersiz olduğu değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, davacının davalı iş yerinden bildirimlerinin öncesine ilişkin olarak 09.10.2015- 26.11.2015 tarihleri arasında, davalı iş yerinde çalıştığı tespit edilen kanaat edinmeye yeter sayıda bordro tanığı tespit edilip dinlenilmek suretiyle, davacının hangi tarihte işe başladığı konusunda ayrıntılı beyanları alınmalı, davacının çalışma süresi tereddütsüz bir şekilde belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3489, K. 2025/10155, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-3489-e-2025-10155-k-8c295615e8f2