Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3270 E. 2026/1240 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3270
Karar No
2026/1240
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/822 E., 2024/1273 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/201 E., 2024/21 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ikametinin bulunduğu ... Mahallesinde 25.03.1984 tarihinden itibaren 20 yılı aşkın bir süre boyunca köy korucusu olarak görev yaptığını, görev yaptığı tarih itibarıyla köy olan ... Mahallesinin ... Belediyesi sınırlarına katılarak tüzel kişiliği kaldırıldığından davanın ... Belediyesine yöneltildiğini, davacı adına fiili hizmetlerinin tescili talepli olarak Kuruma başvurulduğunu, davalı Kurumca verilen cevabi yazı ile güvenlik korucularının 29.04.2017 tarihinden önceki güvenlik koruculuğunda geçen sürelerinin valiliklerce bildirilmesi halinde bildirilen bu hizmet sürelerinin, prim tutarının tahsil şartı aranmadan hizmet kayıtlarına yansıtılacağı belirtilerek başvurunun reddedildiğini, davacının bunun üzerine ... Valiliği İdare ve Denetim Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğunu, ... Valiliği İdare ve Denetim Müdürlüğünün cevabi yazısında, müdürlük arşivinde yapılan incelemede davacı adına herhangi bir belgeye rastlanmadığının bildirildiğini, davacının köy korucusu olarak çalıştığını, kaymakam, muhtar ve azalar tarafından imzalanmış olan “bekçi intihap mazbatası”nın bunu kanıtlar nitelikte olduğunu, köy korucularına verilen “silah ve mühimmata ait tesellüm senedi” ile ... Mahallesi Muhtarlığına ait “devir teslim mazbatası”nın da davacının beyanlarını doğrular nitelikte olduğunu belirterek, davacının 25.03.1984 - 25.03.2004 tarihleri arasında köy korucusu olarak fiili hizmetlerinin ve davacının son hizmet tarihi olan 25.03.2004 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre ve husumet itirazında bulunduklarını, davalı ... Başkanlığının davacının işvereni olmadığını, davacının koruculuk görevinin sona erdiğini iddia ettiği 2004 yılında ...’ün statü olarak halen köy olduğunu, belediye sınırları içerisine girmediğini, ...’ün 29.03.2009 tarihinde belediye sınırları içerisine alınarak köy olmaktan çıktığını ve mahalle olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre davacının fiilen köy koruculuğu yapıp yapmadığının o tarihlerde görev yapmış muhtar ve köy ihtiyar heyetlerinin dinlenilerek tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacı ...’ın davalı ... Başkanlığında iddia edilen dönemlere ait herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, hizmet dökümünde 01.01.1995 - 01.01.1997 tarihleri arasında 2925 sayılı Tarım İşçileri Kanunu dahilinde hizmetlerinin bulunduğunu, bunun dışında herhangi bir hizmetinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddia ettiği 25.03.1984 - 25.03.2004 tarihleri arasında sürekli köy korucusu hizmetine ilişkin olarak herhangi bir işe giriş bildirgesi düzenlenmediği veya düzenlenmesine karşın kanuni hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmediği, dönem bordroları ile bildirimin yapılmadığı, sigorta primlerinin Kuruma yatırılmadığı, çalışmanın varlığı yönünde sigorta müfettişince herhangi bir saptamanın söz konusu olmadığı, ücret ödemelerinden SGK prim kesintisi yapılmadığı anlaşıldığından davacının hizmet tespiti davası açması için hak düşürücü sürenin kesilmediği değerlendirilerek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının 25.03.1984 - 25.03.2004 tarihleri arasında fiili hizmetinin sabit olduğunu, bu kapsamda tanıkların davacının fiili hizmetlerini doğruladıklarını, yine köy defterinde kayıtlı gelir gider hesaplarında davacıya yapılan ödemelerin tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun'da hak düşürücü süreyi kesen belgeler ile ilgili net tanımlama yapılmamış olup atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde sayılan belge ve evrakların sınırlı sayıda olmadığını, yasanın özel bir ispat yöntemi de belirlememiş olduğunu, davacının dosya kapsamına sunmuş olduğu resmi kurumlara ait belgelerin hak düşürücü süreyi kestiğini beyan etmektedir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davacının 25.03.1984 - 25.03.2004 tarihleri arasında köy korucusu olarak çalıştığının ve davacının son hizmet tarihi olan 25.03.2004 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3270, K. 2026/1240, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-3270-e-2026-1240-k-48cefa15b245