Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2271 E. 2025/10120 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2271
Karar No
2025/10120
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2968 E., 2022/2223 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/570 E., 2022/165 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; noksan tespit edilen hususların ikmali yönünden dosya mahalline geri çevrilmiş, noksanlar ikmal edilerek dosya dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı işçinin, davalı iş yerinde kamyon şoförü olarak çalıştığını, 07.06.2017 tarihinde 05:00'te çalışmaya başladıktan 18-19 saat sonra 23:45 sularında iş kazası geçirdiğini, 13.09.2017 tarihine kadar iş göremez raporu aldığını, bu kaza nedeniyle uğradığı zararlar için, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle işletilecek Mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını, kazanın işçinin kusuru sonucu oluştuğunu, istenilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ''...Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,...'' karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Dosyaya sunulan 26.09.2021 günlü SGK belgesinin sonuç kısmında; "...08.06.2017 tarihinde meydana gelen olay ve 14.02.2018 tarihinde vefat ettiği olayla ilgili tüm bu bilgi belge ve delil doğrultusunda 5510 sayılı Kanunun 13. maddesi dahilinde meydana gelmemesi nedeniyle iş kazası olmadığına karar verilmiştir." yazmaktadır. Mahkemece 05.04.2022 günlü ara kararda; komisyon kararının davacı tarafa tebliği ile iş kazası tespit davası açmak üzere 1 hafta kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarında bulunulmuş, 14.12.2022 günü davacılar vekiline ara kararın tebliğ edilmiş sayılacağı anlaşılmış olup, davacı taraf süresinde iş kazası tespit davası açmamıştır. Bunun üzerine Mahkemece yukarıda belirtildiği üzere dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince yukarıda belirtildiği şekilde istinaf edilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere davacıların murisi ...'in 08.06.2017 tarihinde maruz kaldığı fiilin iş kazası olmadığı yönünde SGK raporu bulunduğundan, Mahkemece iş kazası tespit davası açılması için süre verilmesi yerindedir. Davacı taraf da Mahkemece verilen kesin süreye uymadığından yukarıda belirtildiği şekilde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olup, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile Mahkemece taraflarına 07.12.2021 tarihli duruşmanın 3 no.lu ara kararı uyarınca iş kazası tespit davası açmak üzere kesin süre verildiğini, işbu kesin sürenin hatalı verildiğini, kesin süre verilmemesi gerektiğini hakime belirttiklerini, bu sebeple davaya devam edilmesini istediklerini, 05.04.2022 günlü duruşmada ''biz iş kazası tespit davası açmadık çünkü ölümün iş kazasından kaynaklandığı yönünde bir iddiamız yoktur ayrıca daha önce raporlu olduğu döneme ilişkin ödemeler yapılmıştır. Bu ödemeler de bizim dava dilekçemizdeki talebimizin altındadır. Bu nedenle dosyanın bu haliyle karara bağlanarak kabulüne karar verilmesini talep ederiz..." şeklinde beyanda bulunduklarını, yargılamanın uzun sürmesi ve hakim değişikliklerinin adli yargılanma haklarını ihlal ettiğini, hakim tarafından dosyanın yeterli incelenmediğini, müvekkili müteveffanın iş kazasından yaralandığını, uzun süren yargılama neticesinde vefat ettiğini, hakimin sandığı gibi müvekkilinin ölümü sebebiyle dosyanın açılmadığını belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Davacılar vekilinin, tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine, 2.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/2271, K. 2025/10120, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-2271-e-2025-10120-k-aca665c94cb9