Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18711 E. 2026/4277 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18711
Karar No
2026/4277
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/234 E., 2025/436 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 20.02.2016 tarihinden 15.10.2018 tarihine kadar davalılarının çocuklarına baktığını, önce ... ..'e bakmak için 1.600,00 TL ücretle anlaştıklarını, 10.05.2017'de ..'in doğunca ona bakmaya devam ettiğini, işe ilk başladığında 1.600,00 TL ücret ve sigorta şeklinde haftanın beş günü 08.00-18.00 saatleri arasında çocuklara bakmak üzere anlaşmalarına rağmen çalışmalarının bildirilmediğini son aldığı net ücretin 2.100,00 TL olduğunu, 15.10.2018 tarihinde hiç bir gerekçe göstermeden mesaj atarak işten çıkardıklarını beyan etmek suretiyle müvekkilinin davalıların yanında 20.02.2016-15.10.2018 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıcının 20.02.2016 olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar .. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 19.03.2016 tarihine kadar başka bakıcılarının olduğunu, davacının 20.02.2016 tarihinde çalışmaya başladığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bakıcıları ayrıldıktan sonra çocuklarına davalı ...'in annesi ...'in baktığını, ...'in davacı ile parkta tanıştığını, davacıyı ... isimli bir çocuğun bakıcısı olarak olarak tanıdıklarını, babaanne ...'in evden çıkmadığı zamanlarda çocukları birkaç kez parka götürdüğünü, 2017 yılının Nisan ayında davalı ...'ın hamileliğinin son günlerinde babaanne ...'in dizinden rahatsızlanması, davacının da diğer işyerinden izinli olduğunu ve çocuklara kendisinin bir süre bakabileceğini söylemesi üzerine 2017 yılının ortalarında bir ay çocuklara baktığını, davacının ev almak için borçlandığını bildikleri için 2016 yılında ayrılan bakıcılarına ödedikleri ücret olan 1.700,00TL tutarında bir ödemeyi jest olsun diye ödediklerini, bu arada babaanne ...'in iyileştiğini ve çocuklara bakmaya devam ettiğini, çocukları ...'in 2017 Mart ayında kreşe başladığını, davacı ile müvekkilleri arasında bu süre zarfında samimi ilişkiler başladığı için çocukların doğum gününü birlikte kutladıklarını, oturdukları eve 17.01.2017 taşındıklarını, 2018 yılı yaz tatili sonrasında davacının bakıcıya ihtiyaçları olup olmadığını sorduğunda çocukların davacıya alışık olmaları ve babaanne ...'in sağlık sorunlarının artması nedeniyle işe aldıklarını, davacının eşinin ..'de çalıştığını, eş yardımı aldığını, ekonomik sıkıntılarını atlatıncaya kadar birkaç ay sigorta yapmak yerine parasını elden almak istediğini, yatılı kalmayan, ev işi yapmayan ve yabancı dil bilmeyen bakıcıların asgari ücretle çalıştıklarını, davacı ile mutabık kalınan 2.100,00 TL'ye sigorta için ödenecek tutarın dahil olduğunu, davacının işe başlayınca çok sık mazeret bildirerek izin istediğini, yeni doğan bebek ile yeterince ilgilenmediğini bu nedenle bir ayın sonunda işine son verildiğini, sunulan fotoğrafların akşam 19.00'dan sonra çekildiğini, doğum günündü çekilen fotoğrafın da akşam saatlerine ait olduğunu, davacının fotoğraflardaki kılık kıyafetinin de misafirliğe gelen biri gibi olduğunu, fotoğrafların bakıcılık yaptığını ispatlar nitelikte olmadığını, davacının müvekkillerinin çocuklarına 2017 Nisan ve 2018 Eylül ayında olmak üzere toplam iki ay baktığını belirtmek suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun fer'i müdahil olarak davaya katılması gerektiğini ve davanın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle Mahkemenin araştırmayı genişleterek karar vermesi gerektiğini beyan etmek suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli kararı ile toplanan deliller dosya kapsamı, tanık anlatımları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıların evinde 20.02.2016-15.10.2018 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti amacıyla iş bu davayı açtığı, dosyaya sunulan ... kayıtlarına göre ... adına işlem gören bir dosya olduğu ve 31.03.2016 tarihinde yasa kapsamından çıktığı, 15.08.2014-01.03.2016 tarihleri arasında ... adlı kişinin sigorta bildirimlerinin yapıldığı, dosyada dinlenen komşu iş yeri tanıklarının büyük bir kısmının davacıyı tanımadığını ifade ettikleri yine dosyada dinlenen ...'in beyanında 2016 yılı Şubat veya Mart ayında işi bıraktığını, sonrasında çocuğa .. Beyin annesinin baktığını, davacının çalışması hakkında bilgi sahibi olmadığını ifade ettiği, tanık ..'nın beyanında davacının 3,5-4 yıl önce davalıların yanında çocuk bakıcılığı yaptığını, davacı işe başladıktan sonra da kendisini 15 günde bir tam gün davalıların evinde temizliğe gittiğini, 2,5 yıl gittiğini, kendisi işi bıraktıktan sonra da davacının çalışmaya devam ettiğini ifade ettiği, diğer tanıklar ... ve ...'ın davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde dosyada dinlenen tanık ..'nın beyanı dışında davacının davalı işyerinde çalıştığı olgusunun her türlü tereddütten uzak bir şeklinde ispat edilemediği kanaatine varılmış davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.10.2023 tarihli kararı ile yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, davacının sigortalı olarak tescilinin bulunmadığı, davalılardan .. adına ev işlerinden tescilli işyerinden dava dışı ...'un 15.08.2014-01.03.2016 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, davalıların ikametgahında yapılan kolluk araştırmasında tespit edilen güvenlik görevlileri ve komşuların, daha önce hizmeti bildirilen ...'un tanık sıfatı ile beyanlarına başvurulduğu, davacının çalışma iddiasının ispat edilemediği kanaatine varılmakla Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararında, maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 04.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece "Eldeki davada davacının davalılara ait ev iş yerinde çocuk bakıcılığı yaptığı iddiasında bulunduğu, talep tarihleri olan 20.02.20 16... .10.2018 tarihleri arasında herhangi bir yerden bildirimi bulunmadığı, davalıların 17.03.20 14... .05.2017 doğumlu iki kız çocukları olduğu, davalılardan baba ... adına tescilli ev işleri mahiyetli işyerinden 15.08.2014 - 01.03.2016 tarihleri arasında ... adlı kişinin bildirimlerinin olduğu, bu davalı tarafından davacının eşi .. hesabına .. ..'a iletileceği açıklamasıyla 15.05.2017 tarihinde 1.700- TL, 15.10.2018 tarihinde 1.800-TL tutarlı havalelerin yapıldığı, 2018 yılı Temmuz ayında çekildiği görülen davalıların çocukları olduğu belirtilen iki çocuk ile davacının birden çok fotoğrafının dosyada olduğu, ayrıca davalılardan ... ve çocukları ..., .. ve davacı ... adına 23.07.2018 tarihinde otel konaklama bedeli ödendiği, Mahkemece davacının davalı işyerinde çalıştığı olgusunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Karar eksik incelemeye dayalı olup Mahkemece davalıların cevap dilekçesinde çocuklarına davalılardan ..'nın annesi ...'in baktığı ve 2017 yılının ortalarında dizinden rahatsızlandığı o dönem davacının 1 ay kadar çocuklara baktığı iddialarının araştırılmadığı, ...'e ait tedavi evraklarının ikmal edilerek, davalı ... tarafından davacının eşinin hesabına davacı için yaptığı ödemelerin ve davacının da ismi bulunan konaklama bedeli ödenen tatil tarihlerinin de dikkate alınarak davacının fiili çalışmasının olup olmadığı ve ne kadar süre çalıştığı tereddütsüz bir şekilde ortaya konulmalı, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir." belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve dosya kapsamından; davacının davalılara ait iş yerinde 20.02.2016 - 15.10.2018 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti amacı ile işbu davanın açıldığı, davacı adına herhangi bir iş yerinden verilen hizmet bildiriminin olmadığı, davalılardan ..in annesinin tedavi bilgileri incelendiğinde; .. .. Tıp Merkezinin 10.06.2025 tarihli yazısında, ...'in 20.09.2017 tarihinde muayene olduğu, servikal disk bozuklukları tanısı konulduğu, ...'in 08.04.2017 tarihinde ... Üniversitesinde ve 05.09.2017 tarihinde .. .. Şehir Hastanesinde tedavi gördüğü, nüfus kayıtları davalıların kızları ...'in 17.03.2014, kızları ..nın 10.05.2017 doğumlu olduğu, davacının eşi .. ..'e ait .. .. Bankası hesap ekstresi davacının eşi .. ..'e ait hesap ekstresi dökümünde: tarih 15.10.2018 1.900,00 TL .. Hanım - ... 15.05.2017 1.700,00 TL ... hanıma iletilecek - ... kaydının olduğu anlaşılmış, davalılar vekili cevap dilekçesinde: Babaanne ...'in evden çıkmadığı zamanlarda davacının çocukları birkaç kez parka götürdüğünü, 2017 yılının Nisan aynıda davalı ...'ın hamileliğinin son günlerinde babaanne ...'in dizinden rahatsızlanması, davacının da diğer işyerinden izinli olduğunu ve çocuklara kendisinin bir süre bakabileceğini söylemesi üzerine 2017 yılının ortalarında bir ay çocuklara baktığını; ...'in 2017 Mart ayında kreşe başladığını, davacı ile müvekkilleri arasında bu süre zarfında samimi ilişkiler başladığı için çocukların doğum gününü birlikte kutladıklarını, oturdukları eve 17.01.2017 taşındıklarını, 2018 yılı yaz tatili sonrasında davacının bakıcıya ihtiyaçları olup olmadığını sorduğunda çocukların davacıya alışık olmaları ve babaanne ...'in sağlık sorunlarının artması nedeniyle işe aldıklarını, davacının eşinin ..'de çalıştığını, eş yardımı aldığını, ekonomik sıkıntılarını atlatıncaya kadar birkaç ay sigorta yapmak yerine parasını elden almak istediğinin belirtildiği, cevap dilekçesinde, davacının 2017/Nisan ayında bir ay çocuklara baktığı, 2018 yaz sonralarında davacıyı işe aldıkları, sigorta yaptırmak yerine bir kaç parayı elden verdiklerinin açıklandığı, cevap dilekçesinde, davacının, davalı iş yerinde çocuk bakıcı olarak 2017 Nisan ayından itibaren çalışmaya başladığının anlaşıldığı, Banka kayıtlarına göre, davacıya 2017/Mayıs ve 2018 Ekim ayına ödeme yapıldığı, ancak, cevap dilekçesinde ekonomik sıkıntıları atlatıncaya kadar bir kaç ay elden para verildiğinin açıklandığı, bu durumda, çalışma karşılığı tüm ödemelerin banka kanalı ile yapılmadığı sonucuna ulaşıldığı, cevap dilekçesinde ...'in rahatsız olduğu dönemlerde davacının çocuklara baktığı belirtildiği, ilgili sağlık kuruluşlarının belgelerine göre, ...'in 08.04.2017, 20.09.20 17... .09.2017 tarihlerinde tedavi gördüğünün anlaşıldığı, .. ... Otel işletmesinin 08.04.2019 tarihli yazısı ekinde, 23.07.2018tarihlifaturanın .. ÇevreMüh.Müş.Tic.Ltd. Şti. adına düzenlendiği, 13.07.2018-23.07.2018 tarihleri arasında konaklayan kişilerin ..., ...-... ve ... olduklarının belirtildiği, cevap dilekçesi, hastane kayıtları, banka ekstresi, otel faturası ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının 01.04.2017 (cevap dilekçesi) - 15.10.2018 (hesap ekstresi) tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığı sonucuna ulaşılmış davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; hatalı değerlendirme yapıldığını, davanın tümden reddi gerektiğini beyan etmektedir. 2-Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, esas yönünden ise tanık beyanlarına göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tanık ifadelerinin Kurum ve işyeri kayıtlarıyla uyumlu olması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla yatırılan temyiz harcının ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/18711, K. 2026/4277, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-18711-e-2026-4277-k-0f85c488dfd1