Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17795 E. 2026/6061 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17795
Karar No
2026/6061
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2295 E., 2025/1471 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/198 E., 2023/178 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 15.04.20 19... .06.2020 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının ve en son aylık net 1.500,00 TL ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin emlak komisyonculuğu alanında çalıştığını, davacının müvekkiline ait iş yerinde düzenli çalışmasının bulunmadığını, emlak komisyonculuğu işinde gayrimenkul satma veya alma işleminde tarafları bir araya getirerek görevini yerine getirdiğini, davacının bu komisyonculuk hizmetlerini yerine getirirken davalıya ait imkanları kullanarak aracılık ettiği işlemlerden prim elde ettiğini, bu çalışma şekli ile çalışırken davalıya ait müşteri datasını ele geçirerek davalıyı devre dışı bırakmaya çalıştığını ve tek yetkili komisyoncu olarak satıcı ve alıcıyı bir araya getirmeye çalışarak kendi adına ve hesabına işlem yapmaya çalıştığını ve müvekkili tarafından bu durum öğrenilince davacı ile devam ettirilen dışarıdan prim usulü çalışma işinin sonlandırıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın süresinde açılmamış olup hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının iş yerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ispatlaması gerektiğini, hizmetin geçtiği iddia edilen sürede iş yerinin 506/5510 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadığının sorulmasını, öncelikle bordrolar ve özellikle ücret bordrolarının celp edilmesini ve kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile (.. TC kimlik numaralı) ...'in davalı .. sicil no.lu ... ünvanlı iş yerinde; 15.04.2019-31.12.2019 tarihleri arasında 255 gün günlük brüt 85,28 TL ücretle, 01.01.2020-25.06.2020 tarihleri arasında 175 gün günlük brüt 98,10 TL ücret ile gerçek ve fiili bir çalışması olduğunun TESPİTİNE karar verildiği görülmüştür. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davacının kendi adına ve hesabına bağımsız olarak komisyonculuk yapıp yapmadığının .. Emlak Komisyon odasından araştırılmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Fer'i müdahil ... vekili, resmi kayıt ve belgelerin incelenmediğini ve karara esas alınan bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17795, K. 2026/6061, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-17795-e-2026-6061-k-2b472b724f50