Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17629 E. 2026/4394 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17629
- Karar No
- 2026/4394
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2363 E., 2025/64 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/470 E., 2024/195 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı .. Turistik Tesisleri .. Otelcilik A.Ş. nezdinde 06.06.2009- 30.04.2017 tarihleri arasında prime esas kazancın tespitini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi özetle; davacının iddia ettiği ücretin gerçek dışı olduğunu, davacının imzalamış olduğu bordrolarda görüleceği üzere en son ücretinin 2.517,80 TL olduğunu, ödemelerin banka yoluyla olduğunu, elden ödeme olmadığını, elden ödeme iddiasının gerçek dışı olduğunu, kıdem tazminatına ilişkin açılan davanın kesin delil niteliği teşkil etmeyeceğini, yalnızca güçlü delil niteliğinde olduğunu, haksız ve kötü niyetle açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kuruma bildirilen hizmet süreleri ve ödediği primlere göre işlem yapıldığını, ücret bordroları üstünde ücret alındığının hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, müvekkil kurumun hiçbir sorumluğunun bulunmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile tüm dönem itibariyle iddia olunan ücretin tanık beyanlarıyla ispat edilemeyecek düzeyde olduğu, bununla birlikte ücret bordrolarının imzalı olduğu ve eşdeğer başkaca belge sunulmadığı, dosya içerisine alınan işçilik alacağı dosyasında da SPEK dahil olmayan kıdem tazminatına hükmedildiği görüldüğünden davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, İlk Derece Mahkemesinin 2017/175 Esas ve 2019/50 Karar sayılı ilamı ile davalı .. Turistik A.Ş. aleyhine açılan kıdem tazminatı davasında en son kıdem tazminatına esas maaşı net 3.375,12 TL, brüt 4.721,04 TL olarak tespit edildiği, davacı asilin isticvabına göre, davalı işveren yanında gerçekleşen çalışmasının 2009 dönemine göre talep ettiği brüt ücret 2.791,35 TL olup dönem itibariyle tanıkla ispat sınırının 2.500,00 TL olduğu, 2010 dönemine göre talep ettiği brüt ücret 3.212,74 TL olup dönem itibariyle tanıkla ispat sınırının 2.500,00 TL olduğu, 2011 dönemine göre talep ettiği brüt ücret 3.464,17 TL olup dönem itibariyle tanıkla ispat sınırının 2.500,00 TL olduğu, 2012 dönemine göre talep ettiği brüt ücret 3.841,32 TL olup dönem itibariyle tanıkla ispat sınırının 2.500,00 TL olduğu, 2013 dönemine göre talep ettiği brüt ücret 4.336,21 TL olup, dönem itibariyle tanıkla ispat sınırının 2.500,00 TL olduğu, 2014 dönemine göre talep ettiği brüt ücret 4.895,72 TL olup dönem itibariyle tanıkla ispat sınırının 2.500,00 TL olduğu, 2015 dönemine göre talep ettiği brüt ücret 5.385,29 TL olup dönem itibariyle tanıkla ispat sınırının 2.500,00 TL olduğu, 2016 dönemine göre talep ettiği brüt ücret 5.734,99 TL olup dönem itibariyle tanıkla ispat sınırının 2.500,00 TL olduğu tespit edilmiş olup , bu dönemler bakımından iddia olunan ücretin tanık beyanlarıyla ispat edilemeyecek düzeyde olduğu tespit edildiğinden, bu dönemler bakımından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak Mahkemenin 2020/235 Esas ve 2022/150 Karar sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda davacının son ücretinin 4.721,04 TL (brüt) olduğunun tespit edilmiş olması karşısında Mahkemenin davacının 2017 yılı Nisan ayı prime esas kazancının 30 gün için 4.721,04 TL (brüt) TL olarak tespiti yerine davanın tümden reddine karar verilmesi hatalı bulunması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 1-Davacının davalı işverene ait olan 1030156.14 sicil sayılı işyerindeki 2017 Nisan ayı SPEK tutarının 30 gün için 4.721,04 TL (brüt) olduğunun tespitine, 2-Davacının davalı işverene ait olan 1030156.14 sicil sayılı işyerindeki 2017 yılı öncesine ait sigortalılığına ait SPEK tutarının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen tutardan daha fazla olduğuna dair talebin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının çalışmış olduğu tüm dönem olan 06.06.2009-30.04.2017 tarihleri SPEK tutarının gerçek maaş üzerinden SPEK tutarı olarak kabul kararı verilmemiş olmasını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince SPEK dahil olmayan kıdem tazminatı davasının görüldüğü işçi alacağı dosyası, isticvap ve gerçek ücreti somut olarak tespit edemeyen çelişkili tanık beyanları esas alınarak verilen kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüm dönem itibariyle iddia olunan ücretin tanık beyanlarıyla ispat edilemeyecek düzeyde olduğu, ücret bordrolarının ise imzalı olduğu ve eşdeğer başkaca belge sunulmadığı, davacının almış olduğu ücreti yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı sayılacak belgelerle kanıtlayamadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. 1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince, davalı şirket vekilince ve davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.