Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17139 E. 2026/3238 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17139
Karar No
2026/3238
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2035 E., 2025/1349 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/570 E., 2023/357 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, müvekkilinin davalının işverenliğini yaptığı ... Kuaföründe 03.01.2020-02.08.2021 tarihleri arasında bayan kuaförü olarak kesintisiz çalıştığını, işe başladığında sigorta bildiriminin yapılmadığını, 13.08.2020 tarihine kadar yani 03.01.2020-13.08.2020 tarihleri arasında sigortasız çalıştırıldığını, davacının çalıştığını gösteren müşterilerle ve işverenle birlikte fotoğrafları ile sosyal medya paylaşımları bulunduğunu, 13.08.2020 tarihinden sonra ise işten haksız yere çıkarıldığı 02.08.2021 tarihine kadar sigortalı olarak çalıştırıldığını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek; davacının 03.01.2020-13.08.2020 tarihleri arasında davalı iş yerinde tam gün ve bilfiil çalıştığının tespitine ve ödenmeyen ... primlerinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin bayan kuaförü olduğunu, davacının tam çalışmasının 2020 yılı Ağustos ayından itibaren başladığını ve 02.08.2021 tarihinde sona erdiğini, davacının 03.01.2020-13.08.2020 tarihleri arasındaki çalışmasının hizmet akdi ile değil istisna akdi ile olduğunu, bu dönemde müvekkilinin ihtiyaç duyduğunda zaman zaman davacıyı çağırdığını ve saatlik ücret karşılığı çalıştırdığını, ihtiyaç duyulduğunda gün aşırı birkaç saati geçmediğini, tarzını beğendiği için 2020-2021 yıllarında sürekli çalıştırdığını, davacının partime çalışırken aynı zamanda müvekkilinin arkadaşı ve müşterisi olduğunu, iddia edilen dönemin corona virüs nedeniyle kuaförlerin çalışmadığı veya kısmen çalıştığı dönem olduğunu, dolayısı ile iddiaların doğru olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet cetveline göre davalı iş yerinde 13.08.2020-02.08.2021 tarihleri arasında 351 gün çalışması olduğunu, davacının davalı iş yerinde çalıştığı sürelerin Kuruma bildirildiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği işveren ile arasındaki ilişkinin hizmet akdi olup olmadığı hususunun da araştırılması gerektiğini, hizmet akdinin unsurlarından sayılan ücret koşulunun da araştırılması gerektiğini, davacıya ait şahsi sicil dosyası ile iş yerine ait iş yeri dosyasının celp edilip incelenmesi gerektiğini, resmi belgelerin yönetimince verilip verilmediğinin, iş yerinde müfettiş incelemesi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, iş yerinin ... Kanunu kapsamında bulunup bulunmadığının, vergide esnaf ve sanatkarlar sicilinde kanunla kurulu meslek kuruluşunda kayıtlı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, vergide kayıtlı ise muhtasar beyannamenin getirilmesi gerektiğini, iş yerinin açılış tarihinin tespit edilmesi gerektiğini, uzman bilirkişiler aracılığı ile tespiti istenen dönemde iş yerinde sürekli olarak kaç kişinin çalışabileceğinin saptanmasının gerektiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının davasının reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı temyiz dilekçesinde; a.Davacının dava konusu dönemde iş yerinde bulunduğunu gösteren, farklı gün ve saatlerde çekilmiş çok sayıda iş yeri fotoğrafının dosyaya sunulduğunu, bu delillerin iş yeri kayıtları niteliğinde olup tanık beyanlarından dahi güçlü olduğunu, ancak Mahkeme kararında bu delillerin değerlendirilmediğini, dosyada bulunan bilirkişi raporunda, davacının 03.01.2020–12.08.2020 tarihleri arasında tam süreli çalıştığı kabul edilerek 220 gün eksik prim bulunduğu yönünde kanaat bildirildiğini, buna rağmen Mahkemenin raporu gerekçede hiç değerlendirmediğini. Davacı lehine beyanda bulunan tanıkların (iş yeri müşterileri ve malzeme tedarikçisi) davacının davalı iş yerinde çalıştığını açıkça ifade ettiklerini, tanık anlatımlarının hayatın olağan akışı içerisinde değerlendirilmesi gerekirken Mahkemece yeterli görülmediğini, hizmet tespiti davalarında yazılı delil bulunmasa dahi inandırıcı tanık beyanları ile sonuca gidilebileceğini, somut olayda ise fotoğraflar, tanık anlatımları ve bilirkişi raporunun birlikte davacının çalışmasını ispatladığını, davacının ilgili dönemde işsizlik ödeneği almış olmasının tek başına davanın reddini gerektirmeyeceğini, ileri sürerek yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 03.01.2020-13.08.2020 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17139, K. 2026/3238, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-17139-e-2026-3238-k-3e7de54a21f2