Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15612 E. 2025/16143 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15612
Karar No
2025/16143
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi SAYISI: 2024/100 E., 2025/66 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...’e ait işyerinde 27.05.2014 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını ve en son maaşının net olarak 2.200,00 TL’sı olduğunu, davacının sigortasının ise 2008 yılında başlatıldığını ve bildirimlerin asgari ücret üzerinden yapıldığını belirterek davacının davalı işyerinde 27.08.2006 tarihinden itibaren eksik bildirilen sigortalı çalışmalarının tespitini ve sigortasız çalıştırılan dönemin hizmet süresine eklenmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığını ve davacının müvekkiline ait işyerinde 23.10.2008 tarihi itibariyle çalışmaya başladığını, davacının 2.200,00 TL’sı aylık almakta olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının vasıfsız işçi olarak balık tezgahında gelen müşterilere balık tartıp vermekte olduğunu, davalı işyerinin 01.11.2005 tarihinde faaliyete geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 23.10.2008 tarihinden sonraki hizmetlerinin kayıtlı olduğundan bahisle hizmet tespiti davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının tespitini talep ettiği döneme ilişkin davalı işverene ait işyeri kayıtlarının incelenerek hizmet akdiyle davalı işverene bağlı olarak fiilen çalışıldığının ispatlanması gerektiğini, çalışmanın niteliği ve ödenen ücretin somut delillerle ispatlanabileceğini, sadece tanık beyanlarına dayalı olarak hüküm verilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile ... 0 T.C. Kimlik numaralı davacı ...'in 3...8 sigorta sicil numarası ile Kurumda ... ... sicil sayılı dosyada işlem gören davalı ...'e ait işyerinde: 27.08.2006-31.12.2006 tarihleri arasında 126 gün, günlük 17,70 TL brüt ücretle, 01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arasında 180 gün, günlük 18,75 TL brüt ücretle, 01.07.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 180 gün, günlük 19,50 TL brüt ücretle, 01.01.2008-30.06.2008 tarihleri arasında 180 gün, günlük 20,28 TL brüt ücretle, 01.07.2008-22.10.2008 tarihleri arasında 113 gün, günlük 21.29 TL brüt ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli kararı ile ... ... 20. İş Mahkemesi'nin 25.10.2018 tarihli, 2014/589 Esas - 2018/487 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Somut olayın incelenmesinde; dosya kapsamında dinlenen bordro tanıklarından ... ve ...’in davalı işyerinde 2008 yılından itibaren çalıştıklarını beyan ettikleri, buna karşılık her iki tanığın da davalı işyerinden ...-... tarihleri arasında bildirimlerinin bulunduğu ve tekrar 14.07.2008 tarihinde sigortalı çalışmalarının bildirildiği, ayrıca tanıkların davalı işyerinin ruhsat sıkıntısı nedeniyle bir dönem faaliyetine ara verdiğini ileri sürdükleri anlaşılmakla, dosya içerisinde mevcut ... Belediye Başkanlığı’nın, işyerinin 11.09.2008 tarihinde faaliyete başladığı yönündeki yazı cevabı da dikkate alındığında nizalı dönem içerisinde işyerinin faaliyet durumu etraflıca araştırılmadan karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş, davalı işyerinin faaliyetine başladığı dönem ile faaliyetine ara verip vermediği hususlarını titizlikle araştırmak, bordro tanıkları ... ve ...’i yeniden dinleyerek, tanıklardan ...-... tarihleri arasında davalı işyerinde çalışıp çalışmadıkları ve davacının da bu dönemde çalışmasının bulunup bulunmadığı sorularak, tanık beyanları ile Kurum kayıtları arasındaki çelişkiyi gidermek, davalı işyerinin faaliyetine ara vermesi sebebiyle davacının çalışmasının kesintiye uğradığının tespiti halinde ise yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde hak düşürücü süre irdelenmek suretiyle talep konusu dönemdeki çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davacının davalı ...'e ait iş yerinde taleple bağlı kalınarak, 27.08.2006-31.12.2006 tarihleri arasında 124 gün, günlük 17,70 TL brüt ücretle, 01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arasında 180 gün, günlük 18,75 TL brüt ücretle, 01.07.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 180 gün, günlük 19,50 TL brüt ücretle, 01.01.2008-30.06.2008 tarihleri arasında 180 gün, günlük 20,28 TL brüt ücretle, 01.07.2008-22.10.2008 tarihleri arasında 113 gün, günlük 21,29 TL brüt ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davasını ispat edemediğini, tanık beyanlarının dahi davacının talebinde haksız olduğunu ortaya çıkardığını, tanık beyanları ve işyeri açılış kayıtları ile davacı iddiasının doğru olmadığının anlaşıldığını, davanın reddi gerekirken hiçbir gerekçe gösterilmeden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. 2- Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalı işyerinde çalışmasının ispat olunamadığını, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, verilen kararın hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 27.08.2006 - 23.10.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1- Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 inci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 2- İnceleme konusu eldeki davada, bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrasında mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; bozma öncesi dinlenen tanıklar ... ve ...'nın yeniden dinlendikleri, davalı işyerine ait vergi ve ruhsat kayıtları getirtilip, bozma öncesi dinlenen tanıklardan ..., ... ..., ... ve ...'ın beyanları gözetilmek suretiyle davacının çalışma iddiası hakkında davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacının davalıya ait işyerinde çalışma sürelerinin tespitine yönelik araştırma yeterli değildir. 3- Somut olayın incelenmesinde; fer'i müdahil Kurum ile ruhsat ve vergi kayıtlarına göre davalı adına Kurumda tescilli iki ayrı işyeri dosyasının bulunduğu, her iki işyerinin de ... Caddesi üzerinde oldukları, işyerlerinden bir tanesinin "Balık Satış Yeri" mahiyeti ile diğerinin ise "Pişmiş Balık Satış" işine ilişkin oldukları, buna göre somutlaştırma yükümlülüğü gereğince Mahkemece davacının beyanı alınmak suretiyle talep konusu dönemde davalıya ait hangi işyerinde ne zaman çalışmaya başlayıp, ne zamana kadar kimlerle çalıştığı sorulmalı, bildirdiği bu kişilerin adresleri tespit edilerek kamu tanığı sıfatıyla detaylı olarak dinlenilmeli, davalıya ait olan her iki işyerinden tespit edilecek daha fazla bordro tanığı dinlenilmeli, daha önceden dinlenen tanık beyanları ile yeni dinlenecek tanık beyanları arasında çelişki bulunması halinde çelişkinin de giderilmesi suretiyle davacının çalışma iddiası hakkında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konulmalıdır. 4- Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/15612, K. 2025/16143, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-15612-e-2025-16143-k-38bb1afaba45