Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14799 E. 2025/15988 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14799
Karar No
2025/15988
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/30 E., 2025/143 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait iş yerinde 01.12.1982-30.05.1989 tarihleri arasında fiilen kesintisiz çalıştığını halde Kurum kayıtlarında davacının çalışmalarının tam olarak bildirilmediğini ileri sürerek, davacının 01.12.1982 – 30.05.1989 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.05.2016 tarih ve 2012/219 - 2016/198 E.K kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 29.04.2019 tarih ve 2018/3808 - 2019/3134 E.K. sayılı kararı ile "Mahkemece davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir. Somut olayda, davacının ihtilaflı dönemde dava dışı iş yerlerinden hizmetinin bildirildiği anlaşıldığından, dava dışı iki iş yerinin de davalı işveren ile aralarında organik bir bağ olup olmadığının araştırılması, organik bir bağ bulunmadığı takdirde hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi gerekir. Davalı işveren ile aralarında organik bir bağ olduğunun anlaşılması halinde ise hem davalı işyerinden hem de dava dışı bu iş yerlerinden bildirilen çalışmalarının davacının tespitine karar verilen hizmetinden dışlanması gerekmektedir. Bunun yanı sıra davalı ... sicil numaralı iş yerinin ... ve ... adına tescilli bir iş yeri olduğu halde davada husumetin sadece ...'e yöneltilmiş olması da hatalıdır. Yapılacak iş; öncelikle davacıya husumeti ...'e de yöneltmesi için uygun bir önel vermek, davaya dahil edildikten sonra davalının göstereceği delilleri toplamak, dava dışı işyerlerinden yapılan bildirimler ile ilgili olarak davacının beyanını almak, bu iş yerlerinin davalı ile bir bağlantılarının olup olmadığını, söz konusu dava dışı iş yerlerinden yapılan bildirimlerin davacının davalı iş yerindeki çalışması dolayısıyla mı yapıldığını sormak, dava dışı iş yerlerinin bildirim yapılan dönemlere ilişkin dönem bordrolarını getirtmek, bordrolarda kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların beyanlarına başvurmak, dava dışı iş yerleri ile davalı iş yeri arasında bir bağlantının bulunmadığının anlaşılması halinde davacının dava dışı işyerlerinden bildiriminin başladığı tarihten sona erdiği tarihe kadar olan dönem bakımından hak düşürücü sürenin geçmiş olacağını göz önünde bulundurmak, davalı iş yeri ile dava dışı iş yerleri arasında bağlantının bulunduğunun anlaşılması halinde bildirim yapılan bu sürelerin, tespitine karar verilecek hizmet süresinden dışlanması gerektiğini göz önünde bulundurarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 11.03.2020 tarih ve 2019/346 - 2020/136 E.K. sayılı kararı ile bozma kararı sonrası HMK 150/6.maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 02.03.2021 tarih ve 2020/8826 - 2021/2457 E.K. sayılı kararı ile ".. 01.10.2011 tarihinden önce ilk kez işlemden kaldırılmasına karar verilen dava bakımından, 15.10.2019 tarihli celsede gelmeyen davacı hakkında dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı avukatı tarafından gerekli usuli işlemler gerçekleştirilerek yenileme dilekçesinin verildiği, Mahkemece yenileme dilekçesinin kabulü ile yargılamaya devam edildiği halde davacı vekilinin de hazır bulunduğu yargılamanın 11.03.2020 günlü oturumunda koşulları oluşmadığı halde, 6100 sayılı HMK'nın 150/6 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 16.06.2023 tarih ve 2021/190 - 2023/359 E.K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, bordro tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davasının kabulü ile davacının davalı iş yerinde 01.12.1982-30.05.1989 tarihleri arasında kesintisiz asgari ücretle çalıştığının tespitine, sigortalı gösterildiği sürelerin dışlanmasına, bu çalışmanın diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Kurum ve ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 26.09.2023 tarih ve 2023/9994 - 2023/8701 E.K. sayılı kararı ile "İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalı iş yerinde 01.12.1982–30.05.1989 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitini istemiş, Mahkemece bozmaya uyularak, davanın kabulüne karar verilmiş ise de bozma gereğinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Yapılacak iş, bir önceki bozma ilamında belirtildiği üzere, davalı ... sicil sayılı iş yerinin ... ve ... adına tescilli olduğunun anlaşılması karşısında, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin tüm işverenlere birlikte yöneltilmesi gerektiğinden, ...'in ilgili nüfus müdürlüklerinden T.C. kimlik numarası da sorulmak suretiyle adresi tespit edilmeli, davacıya husumeti ...'e de yöneltmesi için uygun bir önel verilmeli, davaya dahil edildikten sonra davalının göstereceği delilleri toplanmalı ve bu şekilde taraf teşkili sağlanıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin 24.04.2025 tarih ve 2024/30 - 2025/143 E.K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama ile ... davaya dahil edilmiş, ...'in davacı tarafça açık kimlik bilgileri verilen süre içinde dosyaya bildirilmediği gibi yapılan tüm araştırmalara rağmen dahili davalı ...'in herhangi bir adres ve kimlik bilgisine ulaşılamadığından ...'e ilanen tebligat yapılarak, toplanan deliller, Kurum kayıtları, bordro tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davasının kabulü ile davacının davalı iş yerinde 01.12.1982-30.05.1989 tarihleri arasında kesintisiz asgari ücretli çalıştığının tespitine, sigortalı gösterildiği sürelerin dışlanmasına, bu çalışmanın diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, Kurum resmi ve yazılı delil niteliğindeki kayıtlarının aksinin aynı değerde yazılı delillerle kanıtlanması gerekirken soyut tanık beyanları ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, çalışma olgusunun yöntemince ispatlanamadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1.İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen kabul kararı yerinde ise de Kurumun taraf olduğu davalarda, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 36. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 2.Ne var ki bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı sayılı geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme hükmünün (3) numaralı bendinin silinip yerine "3-Davacı tarafça peşin yatırılan 34,30 TL harcın Kurum dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" yazılmasına ve hükmün bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14799, K. 2025/15988, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14799-e-2025-15988-k-b7cfcc89cdaa