Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12441 E. 2026/6244 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12441
- Karar No
- 2026/6244
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 02.06.2025 SAYISI : 2024/353 E., 2025/62 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; müvekkilinin iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davalının kusurlu olduğundan bahisle 394,962,98 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli kararında özetle, davacının iş kazası nedeniyle %47,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davacının %20, davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğundan bahisle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 70.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 16.07.2024 tarih ve 2023/10293 Esas, 2024/8202 Karar sayılı kararı ile davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazının miktar itibariyle kesinlikten reddine, maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları yönünden ise davalının sair temyiz itirazlarının reddine ancak, davacının 01.07.2020 tarihinden itibren yaşlılık aylığı almaya başladığı belirgin olduğuna göre pasif dönem hesabının bu tarihten itibaren yapılması gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 11.04.2025 tarihli kararla davacının iş kazası nedeniyle %47,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davacının %20, davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğundan bahisle davacı lehine 393.148,09 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, bozma sonrasında alınan bilirkişi raporu ile yapılan hesaplamaların usul ve yasaya aykırı olduğunu ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, davacının müvekkili işyerinde çalışmaya başlamadan önce bypass ameliyatı geçirmiş kronik kalp hastası olduğunu, bu hususun sağlık kayıtları ile tanık beyanlarından açıkça anlaşıldığını, bu nedenle aktif ve pasif dönem hesabının gerçekçi olmadığını, davacının gözündeki rahatsızlık dışında kalan sağlık sorunlarının işyeri ve müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, buna rağmen iş göremezlik raporunda yer alan tüm rahatsızlıklar dikkate alınarak müvekkili aleyhine kusur ve zarar hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, davacının ortak kusurunun maddi ve manevi tazminat miktarlarına yeterince yansıtılmadığını, göz ameliyatı sonrasında doktorlar tarafından enfeksiyon riskine karşı evden çıkmaması ve dikkatli davranması gerektiği yönünde uyarılmasına rağmen davacının başka inşaat işlerinde çalıştığını, motosiklet kullandığını ve inşaat faaliyetlerinde bulunduğunu, bu davranışlarının hasarın büyümesine ve tedavi sürecinin olumsuz etkilenmesine neden olduğunu, ancak bu hususların hakkaniyet indirimi kapsamında değerlendirilmediğini, iş göremezlik ve kusur raporlarının davaya konu göz rahatsızlığı yerine davacının tüm sağlık sorunları esas alınarak düzenlendiğini, bu rahatsızlıkların önemli bir kısmının işe başlamadan önce mevcut olduğunu, raporların eksik bilgi ve taraflı tanık anlatımlarına dayandığını, müvekkilinin %80 kusurlu kabul edilmesinin isabetsiz olduğunu, davacı tanıklarının dahi işyerinde iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verildiğini ve koruyucu ekipmanların temin edildiğini beyan ettiklerini, gerekli ekipmanların teslim edildiğinin imzalı tutanaklarla sabit olduğunu, davacının müvekkili işyerinden emekli olduğunu ve emekli aylığına hak kazandığını, tüm bu hususların raporlarda ve kararda dikkate alınmadığını, ayrıca emekli aylığına hak kazanan davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesinin de yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.