Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12139 E. 2025/16302 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12139
- Karar No
- 2025/16302
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2010/658 E., 2024/389 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıların maliki olduğu apartmanda 1982 yılından 2001 yılına kadar kapıcı olarak görev yaptığını, apartmanın 6 daireden ibaret olup kaloriferli olduğun, müvekkilinin aynı apartmanda oturmak üzere bir yer tahsis edilmiş olup hizmetinin sürekli olduğunu,kalorifer sebebiyle mesai saatlerinin belli bir saatle sınırlı olmadığını, müvekkilinin hastalanması sebebiyle sosyal sigortalardan faydalanmak için başvurduğunda işyerinin hiç sigorta bildiriminde bulunmamış olduğunu, bu sebeple sigortadan istiade edemeyeceğini öğrendiğini belirterek müvekkilinin hizmetlerinin tesbitine ve tazminat haklarının tutarının belirlenmesine, tazminat talep hakları saklı tutarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP 1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, ayrıca davacının 1982 yılında kapıcı olarak çalışmaya başladığı, 1997 yılında her hangi bir ihbarda bulunmaksızın ayrıldığını ve kapıcı dairesini de tahliye ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. 3.Davalılardan ...'ya tebligata yarar adresi bulunmadığından ilanen tebligat yapılmıştır. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 24.10.2007 tarihli karar ile davanın kabulü ile davalı işyerinde 01.01.1982-31.12.2000 tarihleri arası sürekli çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2007 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece, öncelikle, kat maliklerine ilişkin tüm kayıtlar ilgili tapu müdürlüğünden, apartmanın doğalgaza geçtiği tarih ilgili kuruluştan getirtilmeli; tespite konu çalışmalara ilişkin olarak –varsa- işveren nezdindeki belgeler ile taraflar arasında yazılı hizmet sözleşmesinin bulunup bulunmadığı araştırılıp getirtilmeli; yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden, o dönemde davacının çalışmalarıyla ilgili bilgisi olabilecek kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacının, kapıcı olarak çalışmaya başladığı ve çalışmanın hangi tarihe kadar devam ettiği, çalışmaların full-time olarak mı yoksa part-time olarak mı gerçekleştiği, davacının, çalışmadığının ileri sürülmesi durumunda, daha önce kapıcılık hizmetleri nedeniyle yasa kapsamına alınan işyerindeki kapıcılık hizmetlerinin ne şekilde ve kimin tarafından yapıldığı araştırılmalı, böylece, bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, davalıların kat maliki oldukları ... sicil numaraları ... Apartmanı isimli işyerinde 01.01.1982-31.12.2000 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun'a tabi olarak aylık brüt asgari ücret üzerinden hizmet akdi ile fiili olarak çalıştığının tespitine, dair karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ...'a başvuruda bulunurken sunduğu 18.11.1999 tarihinden itibaren davalı işyeri olan apartmanda oturduğuna dair ikametgah belgesi ile davacının eşinin tespiti talep edilen sürede başka bir işyerinden sigortalı gösterilmesine dayanılarak davacının başkaca delili bulunmayan çalışmasının sigortalı çalışma olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne dair hüküm kurulduğunu, oysa hizmet tespit davaları kamu düzenine ilişkin davalardan olduğundan hiç bir tereddüte yer vermeyecek kesinlikte ispatlanması gerektiğini, bütün bu sebeplerle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verildiğinden kararın bozulmasını sağlamak üzere temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı, ne 1997 yılından sonra ne de part time çalışmasının bulunduğunu ispat edemediğini, buna rağmen bu yıllara ait çalışmalara ilişkin hesaplamalar yapıldığını, ancak ifade ettiği üzere; bu dava alacak davası değil hizmet tespit davası olduğunu, bu nedenle öncelikle hizmetin varlığı ispat edilmeli; hizmet varsa sigorta prim alacağı hesabına geçilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Davalı ... mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, bozma gerekçesinde belirtilen eksiklikleri gidermeden ve davalılarca talep edilen delilleri toplamadan ve toplanan delilleri nazara almaksızın eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığını, sadece davacı tanıklarının zorlama, soyut ve gerçek dışı beyanları mevcut olup, özellikle 1996 yılı öncesi davacının kesintisiz çalışma iddiasını doğrulayacak yazılı kanıt ve belge sunulmadığını, dosyaya celp olunan bir kısım delillerin, sigorta kayıtlarının, tapu kayıtlarının dava ile ve davacı çalışması ile ilgisi bulunmadığını, davacı çalışması somut ve çalışmayı doğrulayıcı ve yazılı kanıtlarla desteklenmemiş ve özellikle 1996 sonrası ispatlanamadığını, Mahkemenin eksik ve hatalı bilirkişi raporunu esas alarak yasaya ve hukuka aykırı hüküm kurduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 4.Davalı ... mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının çalıştığını iddia ettiği apartmanda, doğal gaza geçişin kademeli olarak gerçekleştirildiğini dolayısıyla davacının iş gücüne duyulan ihtiyacın varlığının devam ettiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği tarihlerde, iş yerinin (ilgili apartman) herhangi bir beyan vermediği ve bir işçi çalıştırmadığını dolayısıyla, davacının, dava konusu ettiği dönemde, dava konusu apartmanda, herhangi bir çalışması bulunmadığını, bu nedenle de davacının gerçeği yansıtmayan iddialarına itibar edilerek , çelişkili şerh ve beyanlar içeren evrakın hükme esas alınarak eksik inceleme ve değerlendirme sonucu davanın kabulü kararı verilmesinin usul ve yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, davanın hak düşürücü 5 yıllık süre içinde açılmadığı, hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 2.Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, iş yerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir. 3.İnceleme konusu davada, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmak suretiyle davalı işveren nezdinde 01.01.1982-31.12.2000 tarihleri arası sürekli ve kesintisiz çalışmasının tespitine karar verilmişse de; hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu gibi bozma kararının gereği de tam olarak yerine getirilmemiştir. Dairemizin bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada; ...'ın 14.12.2010 tarihli yazısına göre öncesinde kömürlü olduğu anlaşılan ... Apt. iş yerinin doğalgaz abonelik kayıtlarının 21.08.2002-02.11.2004 tarihleri arası içerdiğinin bildirildiği; dinlenen tanık anlatımlarından davacının kaloriferlerin yakılması sezonunda kalorifer yakılması, bakımı, servis ve temizlik işleri yapılırken; diğer dönemlerde sadece temizlik ve servis işlerinin yapıldığı ifade edilmesi karşısında;
a-)Mahkemenin istem ve tespite konu dönemde yıllar itibariyle usulünce belirlenecek bölgedeki kaloriferlerin yakılması döneminde, sürekli ve kesintisiz çalışmanın varlığına yönelik kabulü yerindedir. b-)Ne var ki; kaloriferlerin yakılma sezonu dışında kalan dönemler yönünden sürekli çalışma varlığına ilişkin hüküm eksik araştırmaya dayalıdır. Bu dönem açısından davalı apartmanın kat ve daire sayıları usulünce belirlenerek, sürekli çalışmayı gerektirir hangi iş ve işlemlerin yapıldığı, giderek bu dönemler yönünden de çalışmanın tam / kısmi süreli olup olmadığı araştırılıp irdelenmeli, çalışmanın kısmi süreli olduğunun anlaşılması halinde yapılan işlerin kaç saate tekabül ettiği ile 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe tekabül ettiği kural gözetilerek çalışmanın süresi usulünce belirlenerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.