Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12507 E. 2025/16166 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12507
Karar No
2025/16166
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/981 E., 2025/143 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekilli tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı iş yerinde 01.02.1994-25.04.2012 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2023 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde, -01.02.1994-31.12.1994 tarihleri arasında 330 gün, -01.01.1995-31.12.1995 tarihleri arasında 360 gün, -01.01.1996-31.12.1996 tarihleri arasında 360 gün, -01.01.1997-19.12.1997 tarihleri arasında 348 gün, -01.01.1998-25.01.1998 tarihleri arasında 25 gün, -06.02.1999-03.04.1999 tarihleri arasında 55 gün, -02.04.2001-05.06.2001 tarihleri arasında 64 gün, -01.09.2002-31.12.2002 tarihleri arasında 120 gün olarak aylık asgari ücret ile fiilen ve sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.07.2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 29.04.2024 tarihli ilamında, "... Mahkemece ... beyanları ve davalı tarafın dosyaya sunduğu kıdem ve ihbar tazminatı cetvellerinde davacının işe giriş tarihinin 01.02.1994 ve işten çıkış tarihinin 25.04.2012 olarak belirtilmiş olması, kıdem tazminatına esas sürenin 6558 gün olduğuna yönelik kayıt göz önüne alındığında davacının davalıya ait iş yerinde sigorta bildiriminin olmadığı dönemde fiili çalışmasının olduğu kanaatine varıldığı, hizmet cetvelinde ... adına tescilli iş yerinden hizmet bildirimi yapıldığı ve davalı ile ... iş yerleri arasında organik bağ olduğu değerlendirilerek, davacının talep ettiği dönemin kesintisiz bir bütün olarak davalı nezdinde eylemli çalışmaya dayandığı anlaşılmakla hizmetlerin kesintiye uğramayacağı ve taleplerin hak düşürücü süre engeline takılmadıkları sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının hizmet cetveli incelendiğinde; talep edilen dönemde dava dışı ..., ... no.lu iş yerlerinde değişik dönemlerde bildirimlerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle davacıdan; kendi adına iş yerlerinden yapılan bildirimlerin gerçek bildirimler olup olmadığı, iptalini isteyip istemediği sorulmalı, iptalini istediği takdirde bu iş verenlerin de hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle zorunlu dava arkadaşlığı kapsamında bu iş verenler davaya dahil edilmeli, delilleri sorulup toplanmalıdır. Davacı her ne kadar ....'yi davalı olarak göstermişse de, şirketin 03.12.2004 tarihinde kurulup tescil edildiği, öncesinde 01.01.1993 tarihinde kurulan.... Tic. A.Ş.'nin bulunduğu ve halen de faaliyetine devam ettiği anlaşılmaktadır. 03.12.2004 tarihinde kurulan şirkete tüm hizmetlerin tespitinin yapılması hatalı olup, 03.12.2004 tarihi öncesi davacının çalışmasının geçtiği şirketin belirlenip o şirketin de davaya dahil edilip delillerinin dosyaya celp edilmesi gerekmektedir. Mahkemece usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlanıp bu iş verenlere ait Kurumda bulunan iş yeri sicil dosyası ve bu iş yerlerinden verilen dönem bordroları celp edilmeli, bu iş yerlerinden davacının iş yeri şahsi sicil dosyası, bordroları, puantaj kayıtları, işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri celp edilmeli, bordro tanıkları dinlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm ... beyanları ve davalı şirket vekilince cevap dilekçesi ekinde sunulan kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı cetvellerinde işe giriş tarihinin 01.02.1994, işten çıkış tarihinin 25.04.2012 olarak belirtildiği ve kıdem tazminatına esas süre olarak 6558 gün olduğuna yönelik kayıt dikkate alınarak; davacının davalı ... Un ve İrmik Sanayi Şirketine ait işyerinde sigorta bildiriminin olmadığı dönemde fiili olarak çalıştığı kanaatine varıldığı, davalı ... San. Tic. Şirketi ile davalı ... ... Şirketi arasında kurucu ortakları ile adreslerin aynı olması nedeniyle organik bağ mevcut ise de davalı ... San. Tic. Şirketinin 03.12.2004 tarihinde kurulduğu ve davacının bu tarihten sonra sigortasız çalıştığı tespit edilen bir dönem olmadığı anlaşıldığından; davalı ... San. Tic. Şirketi yönünden davanın reddine, davalı işyerleri ile dava dışı (...) ... adına ... sigorta tescili gören işyeri arasında organik bağ olduğu ve davacı yanın talebi itibariyle, davalıya ait işyerinde sigortasız çalıştığı dönemdeki çalışmalarının eylemli çalışmaya dayandığı ve ayrıca dava dışı ... adına ... numarayla sigorta tescili gören “...” isimli işyerinde Kuruma verilen ve davacının imzasını ihtiva eden 19.01.1998 tarih ve 2929 sayılı sigorta işe giriş bildirgesi ile kesintiye uğramayacağından taleplerin hak düşürücü süre engeline takılmadıkları sonucuna varılarak; 1-)Davalı ... Un ve İrmik Sanayi Ticaret A.Ş yönünden davanın kabulü ile davacının bu davalıya ait işyerinde, -01/02/1994-31/12/1994 tarihleri arasında 330 gün, -01/01/1995-31/12/1995 tarihleri arasında 360 gün, -01/01/1996-31/12/1996 tarihleri arasında 360 gün, -01/01/1997-19/12/1997 tarihleri arasında 348 gün, -01/01/1998-25/01/1998 tarihleri arasında 25 gün, -06/02/1999-03/04/1999 tarihleri arasında 55 gün, -02/04/2001-05/06/2001 tarihleri arasında 64 gün, -01/09/2002-31/12/2002 tarihleri arasında 120 gün olarak aylık asgari ücret ile fiilen ve sürekli olarak çalıştığının tespitine, 2-)Davalı ... Ticaret A.Ş yönünden davanın reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı iş yerinde 01.02.1994-25.04.2012 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar ... sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak ... sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen ... anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak bozmaya uyulduğu halde, bozma gereği yerine getirilmemiştir. 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. 4-Davacının hizmet cetveli incelendiğinde; talep edilen dönemde dava dışı ... no.lu iş yerinden değişik dönemlerde bildirimlerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle davacıdan; kendi adına iş yerlerinden yapılan bildirimlerin gerçek bildirimler olmadığı yönündeki beyanına göre bu iş yerlerinden yapılan bildirimlerin iptali gerekmektedir. 5- Davacının bir kısım bildirimlerinin yapıldığı ..... Ltd. Şti.'nin Ticaret Sicil kaydının getirtilerek davalı şirketlerle arasında organik bağ olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerektiği, ayrıca Mahkemece davalı ... Ticaret A.Ş yönünden davanın reddine dair karar verilmesi de hatalı olup davacının bildirimleri olan tüm şirketlerin kayıtlarının getirtilerek aralarında organik bağ olup olmadığı hususu açıkça tespit edilip,davacının tüm çalışmasının aynı yerde geçtiğine ilişkin beyanı da dikkate alınarak ona göre değerlendirme yapıldıktan sonra varılacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmektedir. 6-Ayrıca Mahkeme kararının talep kısmı da dosyayla ilgili olmayıp Mahkemece bu şekilde karar yazılması hatalı olmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12507, K. 2025/16166, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-12507-e-2025-16166-k-0480b075ff0f