Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12079 E. 2026/3253 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12079
- Karar No
- 2026/3253
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/757 E., 2025/987 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/345 E., 2025/92 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi olan ...'ın 03.06.2022 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza olayında müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazanın olmasındaki esas neden diğer tır sürücüsünün ters şeride girmesi olduğundan, 3. kişinin ağır kusuru ile illiyet bağının ortadan kalktığını, davaya konu kazanın, Ukrayna vatandaşı olan ...'nun ağır kusuru ile gerçekleştiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; ... inceleme raporu ve Mahkemece alınan kusur raporu bir arada değerlendirildiğinde davalı işverenin kaza olayının yaşanmasına neden olabilecek hatalı, kasıtlı, kusurlu veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuat hükümlerine aykırı bir davranışının olmadığı, kaza olayı ile doğrudan bir illiyet bağının bulunmadığı, kaza olayının yaşanmasına çalışma şartları ve araç hatasından kaynaklanan olumsuzluklar yada iş sağlığı ve güvenliği yönünden alınmamış olan güvenlik tedbirlerinin eksikliğinin neden olmadığı, olayın meydana gelmesinde davalı şirkete kusur izafe edilemeyeceği, kazanın meydana gelmesinin tamamen dava dışı üçüncü kişiden kaynaklandığı anlaşıldığından davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminatının ve manevi tazminatının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... işçinin davalı şirket nezdinde çalışması esnasında 03.06.2023 tarihinde saat 14:00 sıralarında işyerine ait ... Marka ...... plakalı çekici ve ...... plakalı römork ile seyir halindeyken Ukrayna ... bağlantısı üzerindeki yolda Kryvyi Rih şehrinden gelen ...'in sürücüsü olduğu ...... markalı ...... plakalı aracın yolun 58. Km sinde yolun karşı bölümüne (şeridine) geçmesi ve ...'ın kullandığı çekici ve buna bağlı römork ile çarpışması sonucunda olay yerinde hayatını kaybettiği, ...'nın 29.03.2021 tarihli inceleme raporunda kazanın meydana gelmesinde işverenin sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir tespit yapılamadığı, ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, ...'ın olayın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kanaatinin belirtildiği, Mahkemece alınan 22.12.2024 tarihli kusur raporunda "...davalı işverenin kaza olayının yaşanmasına neden olabilecek hatalı, kasıtlı, kusurlu veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuat hükümlerine aykırı bir davranışının olmadığı, kaza olayı ile doğrudan bir illiyet bağının bulunmadığı, kaza olayının yaşanmasına çalışma şartları ve araç hatasından kaynaklanan olumsuzluklar ya da iş sağlığı ve güvenliği yönünden alınmamış olan güvenlik tedbirlerinin eksikliğinin neden olmadığı tespit edildiğinden, olayın meydana gelmesinde, davalı ... unvanlı firmaya kusur izafe edilemeyeceğine, ... ...’ın olay sırasında aracını kurallar dahilinde nizami bir şekilde kullandığı, olay mahallinde geçiş üstünlüğünün kendisinde olduğu, kazanın oluş şekli itibari ile tedbir alabilmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple olayın meydana gelmesinde kendisine kusur izafe edilemeyeceğine, ...... markalı ...... plakalı araç sürücüsü ...’ ün şehirler arası hızlı erişim sağlayan yollarda gündüz vakti aracını kullanırken, dikkatli ve duyarlı bir şekilde yasal hız sınırları içerisinde mahal şartlarına uygun durumda yolun kendisi için ayrılmış bölümünde aracını kullanması gerekirken yolun karşı bölümüne (şeridine) doğru giriş yaparak yolun karşı şeridinden gelen sürücüsü ...' ın sevk ve idaresindeki çekici ve buna bağlı romorka çarparak durduğu şerit izleme kurallarına uymadığından olayın meydana gelmesinde %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğuna, olayda başkaca kusuru bulunan kişi ya da kurumun olmadığına..." şeklinde rapor verildiğinin görüldüğü, buna göre başka bir aracın karşı şeride geçerek kusurlu çarpması neticesinde meydana gelen olayda davalının ve ... işçinin kusuru bulunmadığı, olayın tamamen üçüncü kişi konumundaki diğer araç sürücüsünün %100 kusuru ile meydana geldiği, illiyet bağının kesildiği anlaşıldığından davanın yazılı gerekçe ile reddinin yerinde olduğu gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Meydana gelen kazada müteveffanın bir kusuru olmadığınnı Ukrayna'da kazaya ilişkin tutulan polis raporları ile de sabit olduğunu, b.Meydana gelen olayın trafik iş kazası olduğunu, davalı işverenin kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, ancak Yerel Mahkeme tarafından yapılan yargılamada karşı tarafın %100 kusurlu olduğu ve davalı işverenin sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir tespitin olmaması yönünde iki hatalı ve hukuki dayanaktan yoksun değerlendirme çerçevesinde davanın reddine karar verildiğini, yaşanan olay trafik iş kazası niteliğinde olmakla kusursuz sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini, meydana gelen olayın, davalı işverenin aracının işletilmesi sırasında gerçekleştiğini, davalı işveren aracının işletilmesinden kaynaklanan her türlü zarardan kusursuz sorumlu olduğunu, c. Meydana gelen kazada diğer sürücü ... isimli şahsın alkollü olup olmadığı, aracında bir kusur, arıza, bozukluk meydana gelip gelmediği, yahut kasta yakın kusurunun var olduğunu gösterir herhangi bir fiilinin veya olay kapsamında vuku bulmuş bir emarenin olup olmadığı hususlarının dava dosyasına sunulu kaza tutanaklarında yer almadığını, dolayısıyla üçüncü kişinin kazada tam kusurlu olması, aynı zamanda ağır kusurlu olduğu, kasta yakın kusurla hareket ettiği anlamını doğurmadığını, bu hususların tamamı davalı işverence ispatlanması gerekirken dosyada buna ilişkin hiçbir bilgi ve belgenin de yer almadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.