Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/10219 E. 2025/15809 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10219
- Karar No
- 2025/15809
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/231 E., 2022/600 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 17.09.2002-11.01.2010 tarihleri arasında kesintisiz ve her ay tam süreyle davalıya ait iş yerinde hizmetçi olarak çalıştığını, sigorta primlerinin yatırılmadığını, aylık net 1.050,00 TL ücretle çalıştığını, bu nedenle müvekkilin davalı iş yerinde 17.09.2002-11.01.2010 tarihleri arasında brüt ücret üzerinden çalıştığının tespiti ile sigortasız çalıştırıldığı dönem içerisinde ödenmeyen primlerin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş yerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunun tanık beyanları dışında, yazılı deliller ile ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2012 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2012 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi tarafından 11.04.2016 tarihinde, "Somut olayda, davalıların oturduğu apartmandaki komşuları ile apartmanın kapıcı, kaloriferci ve güvenlik görevlisi gibi kişilerin tespit edilip beyanları alınmadan, tanık beyanları arasında oluşan çelişkiler giderilmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş; uyuşmazlık konusu dönemde davalıların ikamet ettiği apartmandaki komşuları ile ilgili apartman veya sitenin kapıcı, kaloriferci veya güvenlik görevlisi gibi çalışan kişileri tespit edip beyanlarına başvurmak ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir. " gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 09.09.2021 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 09.09.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce 17.01.2022 tarihinde, "...bozmaya uyulmasına ve tüm komşular tespit edilmesine rağmen, davalı ...’nin kuzeni ile daha önce de dinlenmiş olan apartman görevlisi yeniden dinlenerek eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmiştir. Uyulan bozma ilamı gereği, kanaat edinmeye yetecek kadar davalıların ikamet ettiği apartmandaki komşuları tespit edilerek beyanlarına başvurulmalıdır. Öte yandan, bozmadan önce ve sonra dinlenen apartman görevlisi davacının bir kısım çalışmaları olduğunu beyan etmektedir. 12.04.2012 tarihli celsede dinlenen ... isimli tanık ise davalıların 3 aylıkken aldığı çocuklarına 4 yıl kadar baktığını ve davacının bir kısım çalışmaları olduğunu ifade etmiştir. Ancak mahkemece davalıların çocuklarının doğum tarihi araştırılmamış, varsa çalışmalar bu sürelere göre değerlendirilmemiştir. Mahkemece çocuk bakıcılığı yapan tanığı tanıyıp tanımadığı davacıdan sorulmalı, çalışmaların aynı döneme rastlayıp rastlamadıkları araştırılmalı, çocuğun bakıma ihtiyacı olup olmadığı belirlenmeli, beraber bir çalışma varsa şekli, süresi somut olarak ortaya konulmalı, apartman görevlisi tanığın beyanları da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yapılarak, elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemizin 2021/13174 Esas ve 2022/465 karar sayılı ilamına direnilmesine, davanın reddine karar verilmiştir. E. Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı Hukuk Genel Kurulunca 21.05.2025 tarih, 2024/10-234 E. ve 2025/327 K.sayılı kararı ile "Somut olayda ilk bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece dinlenen tanıkların anlatımları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacının ev hizmetlerinde sigortalılık ilişkisi doğuracak yoğunlukta fiili çalışmasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece "... kanaat edinmeye yetecek kadar davalıların ikamet ettiği apartmandaki komşuları tespit edilerek beyanlarına başvurulmalıdır. Öte yandan, bozmadan önce ve sonra dinlenen apartman görevlisi davacının bir kısım çalışmaları olduğunu beyan etmektedir. 12.04.2012 tarihli celsede dinlenen ... isimli tanık ise davalıların 3 aylıkken aldığı çocuklarına 4 yıl kadar baktığını ve davacının bir kısım çalışmaları olduğunu ifade etmiştir. Ancak mahkemece davalıların çocuklarının doğum tarihi araştırılmamış, varsa çalışmalar bu sürelere göre değerlendirilmemiştir. Mahkemece çocuk bakıcılığı yapan tanığı tanıyıp tanımadığı davacıdan sorulmalı, çalışmaların aynı döneme rastlayıp rastlamadıkları araştırılmalı, çocuğun bakıma ihtiyacı olup olmadığı belirlenmeli, beraber bir çalışma varsa şekli, süresi somut olarak ortaya konulmalı, apartman görevlisi tanığın beyanları da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasından sonra Mahkemece davalıların nüfus kayıt örneği çıkartılarak tanık ...'un bakım görevini üstlendiği davalıların çocuğu ...in 12.03.1992 doğum tarihli olduğu, tanığın üç aylıkken bu çocuğa bakmaya başladığı ve dört yaşına kadar baktığını ifade ettiği, bu hâlde davacının tespit istemine konu dönemde bu tanık ile beraber çalışmasının mümkün görülmediği gerekçesine de yer verilmek suretiyle önceki hükümde direnildiği anlaşılmıştır. Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma kararından sonra dosya arasına alınan davalıların nüfus kayıt örneğini de değerlendirmek suretiyle ilk hükmün gerekçesinden farklı ve Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni bir delil ve gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyiz incelemesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir." gerekçesiyle temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, 1.Huzurdaki dosyada dinlenen tanık ifadeleri çelişkili olmasına rağmen hükme esas alınarak müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 2.Bozma sonrası dinlenen tanıklardan ... da davalıların akrabası olup tanığın beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, 3.Davacı tanıklarının beyanları dosyada hiç dikkate alınmazken davalı tarafın akrabası olan tanığın ifadelerinin hükme esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, 4....’ın hala SET Apartmanında apartman görevlisi olarak çalışmaya devam ettiğini, davalılarla hala irtibat halinde olduğunu, beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, 5. Çalışma olgusunu ispatlar nitelikte, müvekkile ait fotoğraflar, mektup vb. deliller bulunmasına rağmen delillerinin Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.