Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9904 E. 2024/12196 K. – Sigorta Primin
Konu: Sigorta Primine Esas Kazanç Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9904
- Karar No
- 2024/12196
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Primine Esas Kazanç Tespiti
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2716 E., 2024/927 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/322 E., 2022/153 K. Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirket işyerinde 27.02.2013-06.06.2018 tarihleri arasında çalıştığı halde SGK girişinin 03.04.2013 tarihinde yapıldığını, çalıştığı dönemde sigorta primine esas kazançlarının da gerçek ücret üzerinden gösterilmediğini ileri sürerek, davacının 27.02.2013 – 06.06.2018 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerdeki sigortalı çalışmalarının ve prime esas gerçek ücretlerinin tespiti ile Kurum kayıtlarının buna göre düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigorta primine esas kazancının gerçek ücret üzerinden bildirilmediği ve sigortasız çalıştırıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, iddianın yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, ücretin ispatının yazılı delilerle kanıtlanma zorunluluğu bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemli açılan davada, Mahkemece yargılama sırasında prime esas kazanç tespiti yönünden davanın tefrik edilerek işbu dosya üzerinden yargılamaya devam edildiği, hizmet tespiti talebi yönünden ise Mahkemenin 2018/316 E. sayılı dosyasında davaya devam olunduğu, yapılan yargılama, toplanan deliller, banka hesap hareketleri, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1-Davacının davalı şirkete ait ... sicil numaralı işyerinde Kuruma bildirilenler dışında; 01.01.2015 - 31.01.2015 tarihleri arasında gün bildirilmeksizin 2.169,41 TL 01.02.2015 - 28.02.2015 tarihleri arasında gün bildirilmeksizin 2.169,41 TL 01.03.2015 - 31.03.2015 tarihleri arasında gün bildirilmeksizin 2.868,78 TL 01.04.2015 - 30.04.2015 tarihleri arasında gün bildirilmeksizin 2.917,12 TL 01.05.2015 - 31.05.2015 tarihleri arasında gün bildirilmeksizin 3.497,85 TL 01.06.2015 - 30.06.2015 tarihleri arasında gün bildirilmeksizin 3.497,85 TL 01.07.2015 - 31.07.2015 tarihleri arasında gün bildirilmeksizin 3.054,05 TL daha prime esas kazanç ile çalıştığının tespitine, 2-Fazlaya ilişkin tespit talebinin reddine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, dosya kapsamındaki delillerle esasen talep edilen tüm dönem boyunca prime esas gerçek ücretlerin tespitinin yapılması gerektiğinin anlaşıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı Şirket Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin dikkate aldığı banka kayıtları incelendiğinde gönderilen meblağların şirket hesabından gönderilmediğini, şirkete bağlı hesaptan çıkmamış meblağların şirket aleyhine delil kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gönderilen meblağların ücret ödemesi olarak kabulünün ispatlanması gerektiğini, bu ödemelerin ücret ödemesi olmadığı gibi davacı tarafça ödemelerin ücrete dair olduğunun da kanıtlanamadığını, iddianın yazılı delille ispatlanamadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 3.Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; davacının çalışmalarının Kurum kayıtlarında görüldüğü kadar olduğunu, ücret konusundaki iddiaların yazılı delillerle ispat edilmesi gerekirken ispat edilemediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve yanılgılı değerlendirmelere dayalı olduğunu, davanın açılmasına Kurum sebebiyet vermediğinden ve kısmen kabul kararı verildiğinden Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Şirket Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. 3.Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigorta primine esas kazanç tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200 üncü maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belir bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202 nci maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilcisi tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir. Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 tarihli ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 tarihli ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. 3.Değerlendirme İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalı şirket işyerinde 27.02.2013 – 06.06.2018 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetleri ile prime esas gerçek ücretlerinin tespitini istemiş, Mahkemece yargılama sırasında prime esas kazanç tespiti talebi yönünden dosyanın tefrikine karar verilerek, işbu dosyada prime esas gerçek ücretlerin tespiti yönünden devam edilmiş ise de, her hizmet tespiti davası aynı zamanda prime esas ücret tespitini de içerdiğinden, davaların birlikte görülerek karara bağlanması gerekirken, hatalı değerlendirme ile ayırma kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgililere iadesine, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.