Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9706 E. 2024/12894 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9706
Karar No
2024/12894
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/988 E., 2024/1109 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi SAYISI : 2019/219 E., 2023/67 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; 01.04.2008-30.07.2014 tarihleri arasında davalıların annesi ... ve babası ...'a ait evde her ikisinin bakımı ve temizlik işlerini yaptığını, davalıların anne ve babasının vefat etmesi üzerine işbu davanın mirasçı davalılara karşı açıldığını, davalılar ile birlikte aynı evde yatılı kaldığını, çalıştığı süre boyunca Ziraat Bankası hesabına her ay düzenli 400 EURO maaş yatırıldığını, 2013 yılından itibaren elden 500 TL ödendiğini, çalıştığı dönemde yüksekten düşüp iş kazası geçirdiğini, SGK'ya bildirimin yapılmadığını, iş kazası yaşadığı dönemde maaş ödemesinin devam ettiğini, davacının davalıların tüm işlemlerinin takibi için yetkilendirildiğini, tüm bu durumların davacının çalışmasının varlığını gösterdiğini, iş akdinin 30.07.2014 tarihinde geçerli ve haklı bir sebep gösterilmeksizin feshedildiğini beyanla 01.04.2008 - 30.07.2014 tarihleri arasında çalışmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan hizmet tespiti talebi açısından hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, SGK hizmet dökümüne göre tespitini talep ettiği tarihler arasında başka işyerlerinde sigortalı olarak göründüğünü, talep edilen dönemlerde davacının davalıların murisinin yanında çalışabilmesinin mümkün olmadığını, yine murislerin yaşadıkları dönemde yatalak durumda olmayıp ihtiyaçlarını kendilerinin karşılayabildiklerini, dolayısıyla bakıcıya ihtiyaç olmadığını, hastane kayıtlarına göre davacının iş kazası geçirdiğine ilişkin kayıt bulunamadığını, davacının davalıların murisleri ile aynı binada oturduğunu, zaman zaman yanlarına gelip onlarla zaman geçirdiğini, verildiği iddia edilen vekaletnamelerin davacının yardım etme teklifine istinaden çıkarılmış olduğunu, dolayısıyla vekaletnamelerin davacının hizmet akdine tabi olarak çalıştığını göstermesinin mümkün olmadığını, davacıya maaş ödemesi adı altında bir ödeme yapılmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, sigortalı çalışmanın kabulü için fiili ve gerçek çalışmanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatının zorunlu olduğunu beyanla usul ve kanuna aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; davacının 1 Nisan 2008- 30 Temmuz 2014 yılları arasında davalıların annesi ... ve babası ...’ın bakım ve temizlik işlerini yaptığını, murislerin, yaşlı hasta olması, okuma yazma bilmemeleri vb. nedenlerle Türkiye'deki tüm işleri ile ...'ın ilgilendiğini, ...'ın, Türkiye'deki tüm işlerini davacıya yaptırdığını, ... ile olan hizmet ve hukuki ilişkisinin iş akdinin sonlandığı Temmuz 2014 yılına kadar kesintisiz devam ettiğini, dosyada mevcut bilirkişi raporunda dahi davacının 2011-2013 yılları arasında toplam 312 gün bir çalışması olduğu tespitinin yapıldığını, davacının bir kısım tanıklar hakkında, yalan tanıklık yaptıkları iddiası ile Giresun Cumhuriyet Başsavcılığına 2022/ 8495 soruşturma sayılı dosyasından suç duyurusunda bulunduğunu, tanıkların davalıların akrabası, eski komşusu, kiracısı veya ortağı olup, ailevi veya hukuki ilişkilerinin devam ettiğini, tanıkların, davalı ...’ın yönlendirmesi ile hareket ederek, gerçek dışı açıklamalar yaptıklarını, tanık anlatımlarına göre özetle ... ve ..., murislerin bakıma muhtaç olmadığını; ..., ... ve ..., ... murise bir yıl kadar ...'ın baktığını; ..., emniyetteki ifadesinde murise oğlu ...’ın baktığını; ..., murise, mahalle halkı olarak baktıklarını, yemek ve benzeri şeyler götürdüklerini; ..., murise, halasının baktığını, ... ise murise çocuklarının baktığını iddia ettiklerini, davanın konusunun bakım hizmetlerinin 2008-2014 tarihleri arasına ilişkin olduğunu, bir kısım tanıklar, ...’ın, murise baktığı tarih konusunda da çelişkiye düştüğünü, buna göre muris ...’a, ..., ..., ...’ın vefat etmeden önce 1 sene kadar (vefat tarihi 2016’dır) ...'ın üstlendiğini iddia ederken, ... ise murisin bakımını, 2013 yılından itibaren 1 yıl daha üstlendiğini iddia ederek, bir biriyle çelişen açıklamalar yaptıklarını, tanıkların yalan tanıklık yaptıklarını, murisin, 2016 yılında vefat ettiği göz önünde bulundurulduğunda, ...'ın ancak, 2015 ve sonrası için bakım hizmetlerini üstlendiğinin anlaşıldığını, tüm tanık anlatımlarından, murislerin, hastalıkları ve yaşı nedeniyle, sürekli bakıma ihtiyacı olduğunun ispatlandığını, Emniyet Müdürlüğü Hudut Kapıları Büro Amirliğin 13.01.2021 ve 26.05.2021 tarihli yazı cevabı incelendiğinde, murislerin, çoğunlukla 6 aydan fazla Türkiye’de bulunduklarının anlaşıldığını, davalı ...'ın, 2012 - 2013 - 2014 yılları arasında yurda giriş kaydının hiç bulunmadığını, 2011 yılından sonra 10.10.2015 yılında Türkiye'de bulunduğunu, davalının bu süre içinde yurda kaçak yollardan girişinin de söz konusu olmadığını, ...'ın, çoğunlukla yurtdışında yaşadığının yazılı delille ispatlandığını, diğer davalılar, ... ve ...'ın da, kardeşleri ... gibi Türkiye'ye çok kısa aralıklarla gelip gittiklerini, davalıların annesi ... 05.02.1933 doğumlu olup, 2008 yılında, 75 yaşında vefat ettiğini, babaları ...'ın ise 01.03.1935 doğumlu olup, 2016 yılında, 81 yaşında vefat ettiğini, yaşlı ve bakıma muhtaç olduklarını, Mahkemenin, muris ...'ın Alzheımer hastalığının hastane kaydının ve prostat şikayetiyle hastaneye başvurduğu tarihin Nisan 2014 yılına ait olduğunu belirterek, murislerin diğer tüm hastalıkları, geçirdiği ameliyatlar ve tedavilerin sağlığına ve yaşamına olan etkisinin göz önünde bulundurulmadığını, oysa ki muris ...'ın kalp, tansiyon, şeker, kemik erimesi gibi hastalıklarının da bulunduğunu, muris ...'ın, 12.10.2013, 30.10.2013 tarihlerinde, Prof. Dr. A.... Özdemir Eğitim ve Araştırma hastanesinde ve Özel Ada Hastanesinde 06.11.2013, 20.04.2014 tarihlerinde ise yatarak tedavi gördüğünü, davacının, refakatçi, hasta yakını vb. kayıtlarının bulunmamasının, hizmet ilişkisinin bulunmadığı şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini, davacının adres bilgisi 01.10.2013 tarihinden itibaren İstanbul, 08.08.2014 yılından itibaren de Ankara gözükse de, davacının çalışma olgusunu ispatlayan ayrıntılı açıklamasına yer verilen yazılı delillerin mevcut olduğunu, davacının adresinin Giresun dışında olmasının murislerin yanında çalışmasına engel olmadığını, Özel Giresun Ada Hastanesi Başhekimliği’nin 08.10.2019 tarihli yazısında her ne kadar, “... 01.04.2008 tarihi ve sonrasında yüksekten düşme sonucu yaralanmasına ilişkin hastanemiz bünyesinde tedavi görmemiştir” cevabını iki defa vermiş ise de özellikle mahkemenin, 14.10.2019 tarihinde havale ettiği yazı ekinde, "185845 numarasıyla dosya açıldığı, 24.07.2011 tarihinde Hastaneye yatırıldığı, 10 gün sonra 03.08.2011 tarihinde taburcu edildiği, şikayetinde darp denilmiş ise de, rahatsızlığı için sırt, omurga, yumuşak doku rahatsızlığı ile tanı ve teşhis konularak tedavi edildiği" nin anlaşıldığını, davacının 10 gün yatarak tedavi gördüğü ve rahatsızlığının, BTM ile giderilemeyecek derecede ağır olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, yaralanmanın darptan kaynaklanmadığı, düşme neticesinde ağır yaralandığının ispatlandığını, ortada bir darp vakasının olmadığını, davacı o tarihte, işini kaybetmemek için olayı iş kazası olarak yansıtmadığını ve kimseden de şikayetçi olmadığını, davacı Giresun'da çalıştığı gibi, davalıların İstanbul'da ki adreslerinde de çalışmaya devam ettiğini, bu durumun Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü Cevatpaşa Şehit ... Bülbül Polis Merkezi Amirliğinin 24.12.2021 tarihli yazısıyla sabit olduğunu, ...'ın, Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı'na hitaben sunduğu şikayet dilekçesinde, "..., bize ev işlerimizde yardım etmekteydi, hafta itibariyle yaptığı işinin ücretini alıp gidiyordu," ifadesi ile çalışma olgusunu ve ücret ödendiğinin kabul edilerek, davacı ile murisleri temsilen hareket eden davalı ... ile hizmet ilişkisinin devam ettiğinin de ispatlandığını, şikayet dilekçesinin tarihinin, 06.11.2014 olduğunu, bu durumun, şikâyet konusu olayın, yakın zamanda meydana geldiğini, davacının çalışmasının, 30 Temmuz 2014 yılına kadar sürdüğünü ispatladığını, davalı ... tarafından, davacı adına düzenlenen Giresun 3. Noterliği 20.03.2014 tarihli vekaletname ile İstanbul il hudutları dahilinde bulunan tüm taşınmazlar ile ilgili işlem yapabilme yetkisinin verildiğini, vekaletin düzenlendiği tarih 20.03.2014 olup, davacının iş akdinin sonlandırılmasından kısa bir süre öncesine (30 Temmuz 2014) ait olduğunun görüleceğini, Mahkeme Trabzon İcra Dairesinin 2015/57910 Esas sayılı dosyasında davacının ... Mahallesi 43 Nolu Sokak No:15 Merkez/Giresun adresine çıkartılan tebligatın bizzat kendisi tarafından 29.06.2011 tarihinde tebliğ alındığını, bu adresin, davacının davaya konu dönemdeki MERNİS adresi olduğu ve murislerin yanında yatılı kaldığını iddia etmesine rağmen 12.01.2021 UYAP tarihli dilekçede murislerin bakıldığının iddia edildiği No:3-4 adresinden farklı bir adreste kendisine bizzat tebligat yapılabildiği değerlendirmesini yaptığını, davacının 07.02.2007 - 06.09.2011 tarihleri arasında ... Mah. ... Sokak No:15/1 ... adresinde ikamet ettiğini, murislerin adresinin de aynı Apartmada 3-4 nolu daireler olduğunu, dolayısıyla davacının 15 nolu apartmana gelen tebligattan haberdar olması ve tebligatı, kendi adresine giderek bizzat alması hayatın akışına uygun olup, tebligatın, davacının, babasına ait ikamet adresinde tebliğ alınmasının hizmet ilişkisinin bulunmadığı sonucunu doğurmadığını, PTT tarafından gönderilen yazıda, Western Union aracılığı ile yurt dışından, davacı adına 2009 -2011- 2012-2013 yıllarında para gönderildiğini, para gönderen kişinin davalı ... ve davalılar adına hareket eden kişiler olduğunu, tüm ödemelerin, Belçika'dan gönderildiğinin anlaşıldığını, davalı ...'ın davacıya ücret ödediğini kabul ettiğini, ödemenin, banka hesaplarına yansımamış olmasının davacının ücretinin ödenmediği, dolayısıyla hukuki ilişkinin devam etmediği anlamına da gelmediğini, davalı ...'ın, Giresun 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.02.2015 tarih ve 2014/1005 Esas 2015/159 Karar sayılı kararında, vasi olarak atandığını, vasilik kararının yeni olduğunu, davacının iş akdinin sonlanmasından (Temmuz 2014 ) sonrasına ait olduğunun anlaşıldığını, murislerin hastalıkları, yurt dışında yaşadıkları dikkate alındığında, 27.02.2015 tarihli vasilik kararından önce, murislerin, bakıma ve gözetim altında bulunmasına ihtiyacının bulunduğunun ispatlandığını, davacının SGK kaydında ismine yer verilen iş yerlerinde fiili bir çalışmasının hiçbir zaman olmadığını, 2011-2012-2013 yılında SGK'da kaydı gözükse de, Western Union kaydına göre bu tarihlerde maaş aldığı banka kayıtları ile sabit olduğunu, kaldı ki, işverenlerden, Orgi metro, ...'nın, 30.11.2014 yılında kapanış verilen şirketle bir ilgisinin olmadığından özlük dosyasının bulunmadığının; işveren ... ise "Sel nedeniyle her hangi bir kayıt sunamadığının belirtildiğini, davacının kendi iş yerlerinde çalıştığına ilişkin bir açıklamaya yer vermediğini, yine SGK kaydına göre Orgi Metro Şti. ve ... Bakan'a ait işyerinin iz olduğunu, ... 'a ait iş yeri kanun kapsamından çıktığını, davalı iddiasını ispatlayamadığını, Mahkemenin bir kısım tanıkların, davacının hostes olarak çalıştığı yönündeki beyanlarına itibar ederek hüküm kurmasının yerinde olmadığını belirterek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında; davacının 01.04.2008 - 30.07.2014 tarihleri arasında davalıların murisleri yanında ev işleri ve bakım hizmetlerinde çalışmış olması nedeniyle hizmet tespitini talep ettiği, davalı murislerince davacı hakkında verilmiş işe giriş bildirgesi bulunmadığı, murisler ... ve ...'ın dava konusu döneme denk gelen 14.04.2008 tarihinde Türkiye'ye giriş yaptığı anlaşıldığından davacının 01.04.2008 tarihinde bakıcılık hizmetinin başladığı iddiasının yerinde olmadığı, murislerin dava konusu dönemde ağırlıklı olarak yurt dışında yaşadıkları, dinlenen tanık beyanlarının davacının hizmet iddiasını ispata elverişli olmadığı, murislere ait hastane kayıtlarında davacıya ait kayıt olmadığı, davacı iş kazası geçirdiğini iddia etmiş ise de belirttiği yaralanmasıyla ilgili ceza davası açılmış olup, yaralama nedeniyle dava dışı kişi hakkında mahkumiyet kararı verildiği, davacı çalışmasının 31.05.2014 tarihine kadar sürdüğünü iddia etmiş ise de Mayıs ayı içinde doğum yaptığının hastane ve nüfus kayıtlarıyla sabit olduğu, davacıya düzenli olarak ücret ödenmesi söz konusu olmadığı, davalılardan ... tarafından davacıya vekalet verilmiş olması da nazara alındığında salt ödeme yapılmasının hizmet ilişkisini ispata elverişli olmayacağı, kaldı ki davacının şikayet üzerine şüpheli sıfatıyla beyan verdiği 07.11.2014 tarihinde davalıların murisine 2014 Mayıs tarihine kadar baktığını beyan ettiği, davacının kesintisiz çalıştığını iddia ettiği dönemde dava dışı işverenlerden bildirimleri mevcut olup istinaf aşamasında bildirimlerin gerçeği yansıtmadığı beyan edilmiş ise de işe giriş işten ayrılış bildirgelerinde mesleği yer hostesi olarak belirtilmiş olup bu durumun tanık beyanlarıyla da uyumlu olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı anlaşılmakla istinaf itirazları yerinde görülmemiş, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9706, K. 2024/12894, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9706-e-2024-12894-k-c9646b0b4cfe