Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9339 E. 2024/11337 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9339
- Karar No
- 2024/11337
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1041 E., 2024/1532 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/520 E., 2022/117 K. Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşinden ayrılmış ve babası vefat etmiş bulunduğu ve hiçbir yerden geliri olmamasından dolayı maaş almak için Kuruma başvurduğunu ve emekli maaşına bağlandığını, davalı Kurumca eşi ile birlikte yaşadığına dair ellerinde tutanak olduğu söylenerek maaşının kesildiğinin davacıya bildirildiğini, müvekkilinin eşinden boşandığını, boşanmadan sonra da hiçbir zaman bir araya gelmediklerini, taraflar arasında ceza davası da açıldığını, SGK'ya tekrar maaşının kaldığı yerden devamını için yapılan talebin reddedildiğini beyan ederek davacının emekliliğinin haksız olarak iptal edildiğinin tespiti ile davacının aylığını iptal eden davalı Kurum işleminin iptaline ve davacının aylığının kesilme tarihinden itibaren devamına ödenmeyen maaşlarının her birine ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının babası Muris ... 'in 20.12.1994 tarihinde vefat ettiğini, eşinden 21.05.2008 tarihinde boşanan davacının, murisi olan babası üzerinden hak sahibi olarak yetim aylığı almak için 2013 yılında Kuruma başvurduğunu, Kurumca davacının aylık talebinin kabul edilerek, 26.04.2013 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlandığını, Aksaray Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü denetmenlerince yapılan araştırmada, davacının yetim aylığı almaya başladıktan sonra boşandığı eşi olan ... ile 28.09.2015 tarihinden itibaren fiilen bir arada yaşamakta olduğunun tespit edildiğini, davacının yetim aylıklarının kesilmesinin Aksaray Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Emeklilik Servisinden talep edildiğini, bunun üzerine 2017 yılı Temmuz ayı itibariyle davacının Kurumdan almakta olduğu yetim aylıklarının durdurulduğunu, ayrıca davacının resmi nikahlı olduğu eşinden 2008 yılında boşandıktan sonra Kurumdan aylık almaya devam ettiği 28.09.2015 tarihinden itibaren eski eşiyle fiilen bir arada yaşadığı anlaşıldığından davacının Kurumdan yersiz olarak almakta olduğu yetim aylıklarının da davacıdan rücuen tahsil edilmesi gerektiğini, yasal mevzuata göre davacının yetim aylığı aldığı dönemde boşandığı eşiyle bir aile ilişkisi kurmaması gerektiğini, davacının yasal mevzuatın hükümlerini ihlal ettiğinden dolayı ihlal konusu döneme giren yetim aylıklarının 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi gereğince kesildiğini, davalı Kurumun davacıya karşı yaptığı aylık durdurma işleminin yasal mevzuata uygun olduğunu ve davalı Kurumun usule ve yasaya aykırı bir idari işleminin bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile araştırma tutanakları ve dinlenilen kamu tanığının beyanları göz önüne alınarak davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığı, farklı adreslerde ikamet ettikleri, davacının aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne 17.05.2017, M.Ö. 2017/18 sayılı denetmen raporu uyarınca davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacının 2017 yılı Temmuz ayından beri kesilen ayıklarının kesildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili; Mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.10.2019 ve 24.11.2019 kolluk araştırma tutanakları ile dairemizce verilen 2020/2720 Esas, 2021/1452 Karar ve 21.10.2021 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan 23.11.2021 tarihli kolluk araştırma tutanağı ile davacı ile eski eşinin aynı evde ikamet etmediklerinin demirci beldesinde yapılan soruşturma sonucunda belirlendiği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle denetmen rapor içeriği ve tespitleri, tanık beyanları dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.