Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9282 E. 2024/9404 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9282
Karar No
2024/9404
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/25 E., 2024/242 K. KARAR : Red Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Belediye Başkanlığında 25.05.1998 tarihinde emlak vergisi beyanlarını takip etmek ve aynı zamanda tahsildar olarak görevlendirilerek işe başladığını, buna dair görevlendirme yazısını ve yaptığı görevlere ilişkin örnek belgelerin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, davalı Kurumdan 30.03.2000 tarihinde davacının ayrıldığını, 25.05.1998 tarihinde davalı işe başladığı bu tarihten sigorta başlangıcının yapılmadığını, davacının bu durumu daha sonraki yaptığı incelemelerden fark ettiğini, bu nedenlerle davalı Belediye Başkanlığında 25.05.1998-30.03.2000 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; davada zamanaşımı defi ve hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, 5510 sayılı Kanun madde 86 ile "aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar çalıştıklarını hizmetlerin geçtiği yılın sonunda başlayarak beş yıl içerisinde" denilerek davacı talebinin bir süreye bağlılığının belirtildiğini, davacının mülga Göksöğüt Belediyesinde 1998-2000 tarihlerinde çalıştığını iddia ettiğini, mülga Göksöğüt Belediyesinin resmi bir Kurum olduğunu, idarede çalışan kişiler ait bildirimlerin Isparta Sigorta İl Müdürlüğüne zamanında ve düzenli bir şekilde yapıldığını, bu nedenlerle davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine, esasa girildiğinde ise mesnetsiz davanın idare yönünden reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. 2.Fer'i müdahil vekili; Kurumlarının davalı konumundan çıkartılarak davalı işveren yanında fer'i müdahil konumuna alınmasını, davanın yetki bakımında reddinin gerektiğini, Mahkemenin işçinin işini yaptığı Şarkikaraağaç Asliye (İş) Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının dosyasının tetkikinde davacının 1028991 iş yeri numaralı işveren yanında 07.08.2014-15.08.2014 tarihleri arasında 9 günlük çalışması haricinde sigortalı bir çalışmasının olmadığını, 23.06.2016 tarihinde İl Müdürlüğüne 13.10.2002-26.07.2003 tarihleri arasındaki günleri yurt dışı hizmet borçlanması yapmak için başvurduğunu, 1.4221.01.01.1000689.032.08-44 iş yeri numaralı diğer davalı Göksöğüt Belediye Başkanlığı iş yerinde de 15.12.1991 tarihinde kanun kapsamına alındığını 14.04.2014 tarihinde kanun kapsamında çıktığının görüldüğünü, davacının iddia ettiği dönemlerde sürekli, fiili, sigortalı olarak adlandırılabilecek bir çalışmalarının bulunduğunu ispatlamak zorunda olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesine dayanılarak açılan bu tür hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen araştırma yapılması gerektiği, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 2019/192 E., 2020/447 K., sayılı kararıyla; davacının davalı belediye başkanlığına ait iş yerinde 25.5.1998-31.3.2000 tarihleri arasında kesintisiz 665 gün (1 yıl 10 ay 5 gün) bir hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı ve bu sürelerin 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesine göre sigortalılık süresi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının davalı Belediyeye ait işyerinde 25.05.1998 - 31.03.2000 tarihleri arasında kesintisiz olarak 665 gün süreyle 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi kapsamında sigortalı olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2021/1245 E., 2021/1530 K., sayılı kararıyla; dinlenen tanıkların beyanlarına göre İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin, 13.11.2023 tarihli ve 2022/9886 E., 2023/11196 K. sayılı kararıyla; eldeki davada ise davacı adına davalı işyerinden Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesi bulunmadığının, dönem bordrolarında davacının adına rastlanmadığının, davacının çalışmasına ilişkin Kurum tespiti bulunmadığının, ücret bordrolarında ücretten gelir vergisi, damga vergisi ve SSDF adı altında kesinti yapıldığının ve bu kesintilerin prim kesintisi niteliğinde olmadığının anlaşılması karşısında, Mahkemece hizmet tespiti istemi açısından hak düşürücü sürenin irdelenmesi gereği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir, gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına davalı işyerinden Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesi bulunmadığının, dönem bordrolarında davacının adına rastlanmadığının, davacının çalışmasına ilişkin Kurum tespiti bulunmadığının, ücret bordrolarında ücretten gelir vergisi, damga vergisi ve SSDF adı altında kesinti yapıldığının ve bu kesintilerin prim kesintisi niteliğinde olmadığının anlaşıldığı, şu halde dava tarihi olan 27.11.2020 itibariyle ilgili mevzuat hükümleri gereği hak düşürücü sürenin dolduğu kabul edilerek, davanın hak düşürücü süreden sonra açılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının belediyede çalıştığının gönderilen belgeler ile sabit olduğunu, işe giriş bildirgesinin Kurumda kaybolduğunu tahmin ettiklerini, çalışmanın sabit olduğunu ve verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9282, K. 2024/9404, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9282-e-2024-9404-k-bc2e85846e26