Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9231 E. 2024/11333 K. – Kurum İşlemini
Konu: Kurum İşleminin İptali İstemi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9231
- Karar No
- 2024/11333
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali İstemi
MahkemeSİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3179 E., 2024/1626 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MahkemeSİ : Çankırı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/528 E., 2022/799 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı müvekkilinin babası ... 'ten aldığı ölüm aylığının kesilmesi üzerine davalı Kuruma dava açıldığını, açılan ve Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/302 E., 2017/212 K.sayılı ve 18.05.2017 tarihli ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2017/1640 E., 2018/315 K. sayılı ve 27.02.2018 tarihli kararı ile davalı Kurum işleminin iptali ile "ölüm aylıklarının ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine..." karar verildiğini, bu karar gereğince yersiz kesintilerin davacı müvekkiline iadesi için 24.04.2018 tarihli dilekçe ile davalı Kuruma başvurulduğunu ve davalı Kurumca müvekkiline bir takım ödemeler yapıldığını, ancak dilekçelerine yazılı bir cevap verilmediğini, davalı Kurumun kesinleşen Mahkeme kararına rağmen davacı müvekkilinin aylığından kesinti yapılmaya devam edildiğini, davalı Kuruma 21.09.2018 tarihli dilekçe ile yeni bir başvuru yapıldığını ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 27.02.2018 tarihinden itibaren yeni kesinti yapılmamasına, yapılan kesinti varsa iadesine dair yeni bir dilekçe gönderildiğini, dilekçelerine 12.11.2018 tarihli yazı ile SGK Genel Müdürlüğü gereği için Çankırı Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne bildirim yapıldığına dair cevabi yazı gönderildiğini, davalı Kurum tarafından da aylık ve hakedişlerinden kesinti yapılmaya devam edildiğini, bunun üzerine 20.02.2019 tarihli dilekçeleri ile hem Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürlüğü hem de davalı Çankırı İl Müdürlüğüne yeni bir başvuru yapıldığını, müvekkile yapılan iade ödemelerin detaylandırılarak yazılı bilgi ve belge verilmesi ile müvekkilin aylık ve hakedişlerinden yeni kesintiler yapılmamasına dair talepte bulunulduğunu, bu dilekçelerine SGK Genel Müdürlüğü tarafından 04.03.2019 tarihli Çankırı Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne bildirim yapıldığına dair cevabi yazı gönderildiğini, Çankırı İl Müdürlüğünün yazılarının gereğini yapmadığını, davacı müvekkiline 17.05.2019 tarih ve 7474095 sayılı yazıyı göndererek 18,594.37 TL ana para 2.337,70 TL işlemiş faiz adı altında yersiz ödeme yapıldığını belirterek yeni bir borç bildirim yazısı gönderildiğini, bu yazıya karşı Sosyal Güvenlik Kurumu Çankırı Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne 30.05.2019 tarihli dilekçe ile başvurularak kastedilen yersiz ödemenin kaynağının ne olduğuna ve bu hususu belgeleyen bilgi ve belgelerin paylaşılması, ayrıntılı hesap dökümü gönderilmesi ile 20.02.2019 tarihli dilekçelerindeki taleplerini yinelediklerine dair dilekçe gönderildiğini, ancak davalı Kurumun davacı müvekkilinin aylık ve eklerinden kesinti yapmaya devam ettiğini, bu sebeplerden dolayı müvekkiline yersiz ödeme çıkarılmasına dair Çankırı Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün B.13.2.SGK.4.183.197.094 17.05.2019 tarih ve 7474095 sayılı borç bildirim yazısı işlemi ile işbu işlemin geri alınmasına dair 30.05.2019 tarihli başvurularının reddine dair davalı Kurum işleminin iptalini ve davacı müvekkilinin aylık ve eklerinden yapılan tüm yersiz kesintilerin başlatıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte müvekkiline iadesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'ın Kurumdan ... 4/b sicil numarası ile ölüm aylığı almakta iken kapsam kontrolü nedeniyle aylığının durdurulduğunu, 27.03.2011-27.01.2016 tarihleri arasında aldığı aylıklara 2016 yılında 21.045,21 TL kişi borcu çıkarıldığını, davacının bu borcu Kuruma ödemediğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin onanan Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.05.2017 tarih ve 2016/302 Esas sayılı kararı ile ölüm aylığının kesilmesine dair işlemin iptaline, ölüm aylıklarının ödenmeleri gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verildiğini, Kurum tarafından 27.03.2011-27.08.2018 tarihlerine ilişkin 36.189,63 TL anapara ve 16.212,07 TL yasal faizi olmak üzere toplam 48.592,09 TL 26.09.2018 tarihinde ilgili Bankaya ödeme yapıldığını, 3.809,36 TL kişi borcuna mahsup edildiğini, 27.03.2011-27.01.2016 tarihleri arasındaki aylıkların davacıya mükerrer ödendiğini, dolayısıyla borç devam ettiğini, "Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır." hükmü gereği 13.09.2018 tarihli 21.045,21 TL'lik borç için iki yıldan sonra kanunen faiz işleyeceğinden faizi ile birlikte yeniden oluşturulduğunu, sigortalıdan yapılan kesintilerin mükerrer ödenen borca dayandığından Kurumun yapmış olduğu işlemde herhangi bir hukuksuzluk mevcut olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı ... tarafından davacıya yersiz ödeme çıkarılmasına dair Çankırı Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 17.05.2019 tarih ve 7474095 sayılı borç bildirim yazısı işlemi ile işbu işlemin geri alınmasına dair 30.05.2019 tarihli davacı başvurusunun reddine dair davalı ... işleminin iptali ve davacının aylık ve eklerinden yapılan tüm yersiz kesintilerin başlatıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davacıya iadesi istemi ile eldeki davanın açıldığı, taraflarca sunulan ve Mahkememizce toplanan tüm deliller ile dosya kapsamından davacının, davalı ... Kurumundan ölüm aylığı almakta iken kapsam kontrolü nedeniyle aylığının durdurulduğu, Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/302 Esas sayılı dosyasında verilen 18.05.2017 tarihli istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen kararı doğrultusunda davalı Kurum tarafından 27.03.2011 - 27.08.2018 tarihlerine ilişkin ödeme yapıldığı, ancak 27.03.2011 - 27.01.2016 tarihleri arası döneme ilişkin aylıkların davacıya mükerrer ödendiği, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli 14.02.2022 tarihli bilirkişi raporu ile Şubat 2016 dönemi öncesi ödenmiş bulunan 21.059,50 TL için davalı Kurum tarafından mükerrer ödeme yapıldığının ve dava tarihinde davalı Kurumun kalan alacağının 11.804,91 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davacıdan yapılan kesintilerin mükerrer ödenen borçtan kaynaklandığı, davalı Kurumun davacıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafından gönderilen borç bildirim yazısının tebliğ tarihindeki alacağının talep gibi 20.932,07 TL değil 14.335,55 TL olabileceğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, keza borcun doğuş tarihi olarak bildirilen 04.02.2019 tarihinde dahi borç miktarının davalı Kurum tarafından talep edilen 18.594,37 TL değil 16.187,20 TL olduğu tespitine yer verildiğini, Mahkeme gerekçeli kararında tespite yer verildiğini, bu haliyle davalının müvekkilinden kısmi de olsa fazladan talepte bulunduğu ve açılan davanın haklı ve yerinde olduğunu, ayrıca davalı Kurumun davacı müvekkilden fazla ödeme sebebiyle alacaklı olduğu varsayılsa dahi işbu fazla ödeme için mevzuat gereği faiz talep etmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum tarafından gönderilen borç bildiriminin davacıya babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının kesilmesi ve yersiz ödenen aylıkların davacının annesinden aldığı aylıktan kesilmesi işlemine dayalı olduğu, davacının babasından aldığı aylığın kesilmesi işleminin iptaline ilişkin davanın lehine sonuçlanmasına rağmen aylıklarından kesinti yapılmaya devam ettiği gerekçesi ile eldeki davanın açıldığı, davacıdan yapılan kesintilerin mükerrer ödenen borçtan kaynaklandığına yönelik Kurum işlemini irdeler bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, davanın reddine dair kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.