Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9135 E. 2024/11332 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9135
Karar No
2024/11332
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/197 E., 2024/1210 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/43 E., 2022/1052 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin 01.10.2016 tarihinden itibaren almakta olduğu yaşlılık aylığının haksız ve yanlış tespit neticesinde iptal edildiğini, müvekkilinin aylığının kesilmesi üzerine SGK İl Müdürlüğüne müracaat ettiğin ve SGK ... ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 21.02.2018 tarih ve 2018/40 sayılı denetim raporuna göre sigortalı çalışmalarının fiili olmadığının tespit edildiğinden başlangıç tarihi itibari ile yaşlılık aylığının iptal edilerek 30.599,81 TL borç çıkarıldığını bildirdiğini, müvekkilinin yurt dışından Türkiye'ye geldiğinde inşaat/emlak işleri yapmakta olan ... ünvanlı işyerinde fiilen çalıştığını, müvekkilinin ifadesi alınmadan ve müvekkili hakkında gerekli araştırma yapılmadan somut nedenler ortaya konmadan denetmen raporu düzenlendiğini ve buna istinaden müvekkilinin yaşlılık aylığının iptal edildiğini, kararın tebliğ edilmediğini, Kurum işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptali ile yaşlılık aylığının devamına, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının ... isimli işyerinde fiilen çalışmadığının Kurum denetmenlerince tespit edildiğini ve düzenlenen 2018/ZE/040 denetmen raporuna istinaden sigorta prim günlerinin iptal edilerek tarafına ödenen aylıkların yersiz ödeme olarak borç çıkartıldığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... isimli iş yerine komşu olan iş yeri tanıklarının davacıyı tanımadıkları, Kurum denetmen raporundaki tutanak tanıklarının aynı zamanda bordro tanığı konumunda oldukları ve bu kişilerin de davacıyı tanımadıkları, Kurum denetmen raporuna istinaden ..., ... Kanat, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu kapsamında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/12945 soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan ve SGK kaydında işveren olarak görünen ...'ın beyanları incelenildiğinde; ... isimli kişiyi tanımadığının, bu kişinin iş yerinde çalışmadığının bildirildiği, dava dışı işveren ... hakkında soruşturma olmasına rağmen bu soruşturmayı etkisiz kılmak amacıyla hareket etmediğinin diğer bir deyişle suç şüphesinden kurtulmak amacıyla ...'in kendi yanında çalıştığına dair bir beyanda bulunmadığının görüldüğü, aynı şekilde şüpheli konumunda olan bordro tanıklarının beyanlarının da bu yönde olduğu, dolayısıyla söz konusu beyanların hayatın olağan akışında değerlendirilmesi neticesinde itibar edilebilir olduğuna kanaat getirildiği, bu haliyle davacının ... isimli iş yerinde 02.09.2015-30.09.2015 tarihleri aralığında fiilen çalışmadığı anlaşılmakla, her ne kadar soruşturma dosyası kapsamında şüpheli olarak beyanı alınan ... , ... isimli iş yeri ile kendisinin aktif olarak ilgilendiğini ve ...'in bu iş yerinde çalıştığını beyan etmiş ise de dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde söz konusu beyanların suç şüphesinden kurtulmak amacı taşıdığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı müvekkilinin beyanı alınmadan ve gerekli araştırma yapılmayıp somut nedenler ortaya konmadan hazırlanan raporun hukuka aykırı olduğunu, düzenlenen raporun iptali gerektiğini beyanla, dava konusu kurum işlemlerin iptalini, borçlu olmadığının tespitini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanık beyanları, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında alınan ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının dava dışı iş yerindeki çalışmasının fiili çalışmaya dayalı olmadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle Kurum müfettiş raporu, tanık beyanları, ceza dosya içeriği ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9135, K. 2024/11332, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9135-e-2024-11332-k-0210998b2014