Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9099 E. 2024/12970 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9099
Karar No
2024/12970
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/599 E., 2024/942 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/270 E., 2023/410 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 11.07.2013 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş; duruşmada olay tarihini 10.07.2013 olarak düzeltmiştir. II. CEVAP Davalı işveren vekili cevap dilekçesi ile davacının 11.07.2013 tarihinde davalı Şirketin çalışanı olmadığını, davalı şirkette 17.08.2013-05.09.2013 tarihleri arasında yalnızca 19 günlük çalışmasının bulunduğunu, davacı ile müvekkili şirket binasının dış cephesinin onarımı için götürü ücret üzerinden anlaşma yapıldığını, iş yerinde iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz olarak alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-a) Davacı ...'ın davalı ... Güvenlik Kurumuna karşı açmış olduğu iş kazasının tespiti istemli işbu davada yargılama devam ederken Kurumca iş kazası tespiti yapılmış olmakla davalı SGK aleyhine açılan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 1-b) Davacı ...'ın davalı ... Grup Orman Ürünleri Petrol Yapı Mar. Tur. İnşaat A.Ş'ye karşı açmış olduğu iş kazası tespiti istemli davanın kabulü ile davacının 10.07.2013 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca iş kazası olduğunun tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yargılama sırasında Kurum tarafından dava konusu davacının yaralanma olayı iş kazası olarak kabul edilmiş ise de bu kabul sadece Kurumu bağlar. Davalı işveren yönünden bağlayıcı değildir. Bu nedenle Mahkemece olayın davalı işveren yönünden iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesi yerinde olmuştur. Dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları bir bütün olarak incelendiğinde olayın davacının davalı iş yerinde ve davalı işverenin emir ve talimatı ile yürütülmekte olan iş dolayısıyla meydana geldiği, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olduğu,davalı Kurumun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasında da isabetsizlik olmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, HMK'nın 331 inci maddesinde 'Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde ise davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama gideri takdir ve hükmedilir.' düzenlemesinin bulunduğunu, Mahkemece tarafların haklılık durumlarına ilişkin bir tespit yapılmadığını; Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olup kararın bu yönden bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9099, K. 2024/12970, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9099-e-2024-12970-k-798ccca33ac4