Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9080 E. 2024/11338 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali İstemi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9080
Karar No
2024/11338
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali İstemi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/460 E., 2024/773 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gediz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/193 E., 2022/494 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; ... sigorta sicil numarası ile çeşitli iş yerlerinde çalışan davacının yaşlılık aylığı bağlanması için davalı Kuruma yaptığı başvuruya; 18 yaşından önce anne ve baba yanında geçen çalışmaların geçerli sayılmadığı gerekçesiyle olumsuz cevap verildiğini ancak davacının 10.08.1984-15.09.1984, 01.06.1985-30.09.1985, 01.06.1986- 20.09.1986 tarihleri arasında babası ... 'e ait Yeşilova Köyünde bulunan kireç ocağında çalıştığını, yapılan işin mevsimlik olduğunu, davacının da okulların tatil olduğu bu dönemlerde çalıştığını, belirtmek sureti ile davacının, anılan tarihler arasında sigortalı işçi olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 506 sayılı Kanun'un 2934 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesi uyarınca 18 yaş altında anne ve babası yanında çalışan mümeyyiz küçüklerin Medeni Kanun'un 271 inci maddesi gereği hususi varisin iştiraki ile yazılı olarak yapılmış ve hakim tarafından tasdik edilmiş bir hizmet akdi olmadıkça sigortalı sayılmalarına imkan bulunmadığını, dosya içerisinde böyle bir hizmet akdinin de olmadığını, Kurum işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların beyanları ile, davanın kabulüne, davacının 4.1401.12514.41.05 sicil sayılı iş yerinde (10.08.1984-15.09.1984), (01.06.1985-30.09.1985), (01.06.1986-20.09.1986) tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığına yönelik yapılan bildirimlerin geçersiz sayılmasına yönelik 21.06.2017 tarihli kurum işleminin iptaline, davacının 18 yaşını doldurduğu tarihinden önceki çalışma gün sayılarının prim ödeme gün sayılarının hesabında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine,karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum Başkanlığı istinaf dilekçesinde: 506 sayılı Kanun'un 2934 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesinde; "18 yaş altında anne ve babası yanında çalışan mümeyyiz küçüklerin Medeni Kanunun 271 inci maddesi gereği hususi varisin iştiraki ile yazılı olarak yapılmış ve hakim tarafından tasdik edilmiş bir hizmet akdi mevcut olmadıkça sigortalı sayılmalarına imkan bulunmamaktadır" denildiğini, dosya içerisinde böyle bir hizmet akdi bulunmadığından davacının anne/baba yanında 18 yaşından önce gerçekleşen çalışmalarının geçerli sayılmadığını, 10.06.1987- 13.06.2017 tarihleri arasında toplam 7198 gün çalışması bulunan davacının 25 yıl, 50 yaş, 5375 gün sigortalılık şartlarına tabi bulunduğunu, yaş şartını yerine getirmediğinden yaşlılık aylığına hak kazanmadığını, 01.04.1981 tarihinden sonra çalışmaya başlayan davacının 18 yaşının altındaki çalışmalarının sigortalılık başlangıcına esas alınamayacağını, davanın reddi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına 18 yaşını doldurduğu tarihten önce anne ve babasına ait iş yerinde fiili olarak çalışmadığı iddia ve ispat edilemediği gibi tam aksine davacı adına yapılan bildirimlerin fiili ve gerçek çalışmaya dayandığının tüm dosya kapsamından anlaşılması, gerek mülga 506 sayılı Kanun'da, gerekse 5510 sayılı Kanun'da; davalı Kurumun işlemine dayanak yaptığı mülga 743 sayılı Medeni Kanun'un 271 inci maddesine veya halen yürürlükte bulunan TMK'nin 345 inci maddesine yapılmış herhangi bir atıf bulunmadığı gibi anılan madde hükümlerine aykırı davranılması halinde sigortalılık koşullarının oluşamayacağına yönelik herhangi bir yasal düzenlemeye de yer verilmemesi, esasen çocuk yararına konulmuş olan hukuk kurallarının; çocuk aleyhine yorumlanmasının ve böylece vazgeçilmesi, devredilmesi, feragat edilmesi mümkün olmayan ve kişiye sıkı sıkıya bağlı sosyal güvenlik hakkından çocuğun mahrum bırakılmasının hukuk ve adalet ilkeleri ile de bağdaşmaması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, istinaf kanun yoluna başvuranın sıfatı ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı Kurumun yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup, davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9080, K. 2024/11338, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9080-e-2024-11338-k-63d1a9d6f031