Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9079 E. 2024/11648 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9079
- Karar No
- 2024/11648
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/471 E., 2024/778 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/551 E., 2022/359 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının, davalının bünyesine katıldığı ... Kauçuk Yedek Parça Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde 01.02.1985-01.12.1986 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın yersiz olduğunu savunarak reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, 23.06.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin 78326.16 sicil sayılı ... Kauçuk Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından verildiği göz önünde bulundurulduğunda davanın anılan şirkete karşı açılması gerektiğini belirtmek sureti ile davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kabulüne, davacının davalıya ait 62559 sicil numaralı işyerinde 01.02.1985-01.12.1986 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ile sigorta başlangıç tarihinin 506 sayılı Kanun'un 60/g maddesi gereğince 18 yaşını doldurduğu 10.04.1988 tarihi olduğunun ve bu tarihten önceki tespit edilen sürenin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, çelişkili ve husumetli tanık beyanlarının hükme esas alındığını, davacının fiili çalışma iddiasını ispat edemediğini, davacının çalıştığını iddia ettiği dönem başında 15 yaşında olduğunu, 15 yaşındaki bir çocuğun, davacının iddia ettiği gibi rovelver makinesi olarak tabir edilen ağır ve tehlikeli bir işte çalışacak donanım ve yetkinlikte olmasının öncelikle hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. Feri müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, yalnızca davacı tanıklarının beyanları ile hüküm kurulduğunu, şirketler arasındaki organik bağın tespit edilmediğini, iddianın ispatlanamadığını, davanın reddi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı ile feri müdahil Kurumun istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.02.1985-01.12.1986 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79. maddeleridir. 3. Değerlendirme Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanun'un kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihinde kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. İnceleme konusu dosyada; davacının 01.02.1985-01.12.1986 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ettiği, davacı adına davalı iş yerinden verilmiş 23.06.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunduğu, iş yerinden bildirim yapılmamış olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin 23.06.1986-01.12.1986 dönemine ilişkin kabul kararı yerinde ise de, 23.06.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin olması ve dava tarihinin 21.10.2019 olması karşısında 01.02.1985-22.06.1986 tarihleri arasındaki dönemin hak düşürücü süreye uğradığının gözetilmemesi isabetli değildir. Bu nedenle 01.02.1985-22.06.1986 döneminin hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir. O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.