Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9033 E. 2024/9393 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9033
Karar No
2024/9393
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/326 E., 2024/128 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi ... 'e ait Narenciye Bahçesinde bekçi ve tarım işçisi olarak 15.08.1991 tarihinden itibaren ... ..., sonrasında ... ...'in 1992 yılında vefatından sonra da mirasçısı davalılar tarafından 24.05.2007 tarihine kadar çalıştıktan sonra, bu tarihte söz konusu bahçenin davalılar tarafından satıldığını ve satın alan kişi tarafından davacının işyerinden çıkartıldığını beyanla davacının 15.08.1991 - 24.05.2007 tarihleri arasındaki sigortasız hizmet sürelerinin tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi gereğince hak düşürücü süre beyanında bulunduktan sonra, davanın kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle taraf kanıtları ile yetinilmemesi ve özel duyarlılık ve titizlikle incelenmesi gerektiğini savunmuştur. Davalılardan ... ve ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde; davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi gereğince hak düşürücü süre beyanında bulunduktan sonra, davacının çalışmalarının tamamen tarımsal nitelikli olduğunu, bahçedeki evin kendisine tahsis edilmesi ve davacının burada ikamet etmesinin bu niteliği değiştirmeyeceğini ve de tarımsal çalışmaların 4857 sayılı İş Kanunu ve 506 sayılı Kanun kapsamı dışında olduğunu, davacının çalıştığı bahçeyi satın alan 3 üncü kişinin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, söz konusu bahçenin Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile 1998 yılında taraflar arasında fiilen taksim edildiğini ve davacının ikamet ettiği konutunda diğer mirasçılar parselinde kaldığını ve davacının herhangi bir tarımsal çalışmasının olmadığını savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.06.2016 tarihli ve 2012/274 Esas, 2016/466 Karar sayılı kararıyla; 15.08.1991- 25.06.2006 döneminde davacının davalılar yanında, 26.06.2006 - 24.05.2007 döneminde davalı ... dışındaki davalılar yanında asgari ücretle çalıştığının tespitine, ... hakkında 26.06.2006 tarihinden sonraki talebin reddine karar vermiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarihli ve 2016/16872 Esas, 2019/2098 Karar sayılı bozma kararında; davacının, kesintisiz olduğunu iddia ettiği çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; Mahkemece resen araştırma ilkesi gereğince, davacının beyanı alınarak, dava konusu sürenin yaklaşık 16 yıl olmasına göre, dava konusu dönem içerisinde ne olarak çalıştığı hangi işi yaptığı ve çalışma şeklinin nasıl olduğu, çalışmaya ara verip vermediği, başka işyerinde çalışması olup olmadığı, çalışma ve işten ayrılış süreleri sorularak talebi tam olarak açıklattırılmalı, davacının ücretini kimden, elden mi banka aracılığı ile mi aldığı tespit edilerek yöntemince gerekli araştırma yapılmalı, arazinin niteliği kaç dönüm olduğu, ekili alan miktarı, hasat ve yetişme dönemi dışında ne tür işlerin yapıldığı, ne kadar sürede yapıldığı, geri kalan sürelerde davacının neler yaptığı, başka işyerlerine çalışmaya gidip gitmediği, söz konusu yerde devamlı tarım işçisi veya bekçilik gerektirecek faaliyetin olup olmadığı, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan davacının tam zamanlı mı yoksa kısmi zamanlı mı çalıştığı hususları irdelenmeli; davacının yaptığı iş, davalı işyerinde hangi işleri yaptığı somutlaştırılarak periyodik olarak hangi sıklıkta (saat/gün/ay) yapıldığı ve bunun için ne kadar zaman harcandığı araştırılmalı, davalı işveren nezdinde kesintisiz olduğu iddia edilen çalışmanın kesintisiz olup olmadığı irdelenmeli, çalıştığı yerdeki komşu işyerinde çalışan kişiler saptanarak re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı; ayrıca Çiftçi Malları Koruma Derneğinin dava konusu dönemde bekçi listelerindeki bekçiler ile muhtar ve azaları dinlenilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmeli ve devamında çalışmaya ara verildiği dönem tespit edildiği takdirde, dava tarihine göre hak düşürücü süre hususunda değerlendirme yapılmalı ve maddi gerçeğe uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile toplanan deliller, Yargıtay bozma ilamı, Mersin 2. İş Mahkemesinin 02.11.2010 tarih ve 2007/846 Esas, 2010/561 Karar sayılı ilamı, 9. Hukuk Dairesinin 06.02.2014 tarih ve 2013/15823 Esas, 2014/3615 Karar sayılı ilamı, itibar edilerek hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporları, ziraat mühendisi bilirkişi raporu, harita yüksek mühendisi bilirkişi kök ve ek raporu, keşif zaptı, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamından; davacının davalıların murisi ... ...'e ait taşınmazda bekçi ve tarım işçisi olarak 15.08.1991 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, ... ...'in vefatı ile taşınmazın davalılara intikal ettiği, 25.07.2006 tarihinde de ... ...'in 1503 parseldeki payını davalı ...'e sattığı, netice olarak davacının 15.08.1991 tarihleri arasında tüm davalıların, 25.07.2006 ile 24.05.2007 tarihleri arasında ... ... dışındaki mirasçıların yanında asgari ücretle ve kesintisiz çalıştığı, ... ...'in payını satışı nedeniyle 25.06.2006 ile 24.05.2007 tarihleri arasında sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilerek; davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 15.08.1991-25.07.2006 tarihleri arasında tüm davalıların, 25.07.2006 ile 24.05.2007 tarihleri arasında ... ... dışındaki davalıların yanında asgari ücretle kesintisiz çalıştığının tespitine, davacının diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, sigortalı gösterilen kısımların dışlanmasına, ... ...’in 25.07.2006 tarihinden 24.05.2007 tarihine kadar sorumluluğu bulunmadığından 25.07.2006-24.05.2007 dönemine ilişkin davalı ... ... yönünden davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu ve davanın reddinin gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı Kurum vekili; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu ve yazılı delil ile ispat gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının 15.08.1991 - 24.05.2007 tarihleri davalılara ait narenciye bahçesinde bekçi olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ve 5510 sayıl Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9033, K. 2024/9393, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9033-e-2024-9393-k-c48a309f666b