Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8985 E. 2024/11328 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8985
- Karar No
- 2024/11328
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3212 E., 2024/1634 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/7 E., 2022/403 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve hizmet birleştirmesi yapılmadan 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 5443 gün 4/a SSK ve 2299 gün 4/b Bağ-Kur kapsamında hizmetinin bulunduğunu, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci ve 60 ıncı maddeleri kapsamında 01.02.1985 sigortalılık başlangıcı 5510 sayılı Kanun 4/1-a statüsünden 25 yıl sigortalılık süresi 48 yaş ve 5225 gün emeklilik şartlarına haiz olmakla 05.05.2016 tarihinde SSK' dan yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, hizmet birleştirmesi yapıldığını ancak 2829 sayılı Kanun kapsamında son 7 yılda 4/1-a kapsamında 1260 gün olmadığından başvurunun reddedildiğini, yaşlılık aylığı talebinin reddedilmesi davacının mağduriyetine yol açtığını, davacının Bağ-Kur kapsamında hizmetleri dikkate alınmadan sadece 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri ile SSK'dan emekliliğe hak kazandığını ileri sürerek, müvekkilinin 05.05.2016 tarihi itibariyle SSK'dan emekli aylığına hak kazandığının tespiti ile 01.06.2016 tarihi itibariyle SSK aylığının bağlanmasına, mahrum kalınan aylıkların ödenmeleri gerektiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumca tesis edilen işlemde kanun ve mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığını, davanın süresi içinde açılıp açılmadığının resen tetkiki gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının incelenen hizmet dökümü, Kurum kayıtları ile davacının tahsis talep tarihi olan 05.05.2016 tarihi itibari ile SSK'dan emekli maaşı almaya hak kazandığının tespitine ve 01.06.2016 Tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, mahrum kalınan her bir yaşlılık aylığı ödenmesi için aylığın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum Başkanlığı istinaf dilekçesinde:Kurum işleminin yasal mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında, her ne kadar 2829 sayılı Kanun'un 8/1 inci maddesinde “birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise, eşiton yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise, eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu Kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir” hükmü yer almakta ise de bu Kanun'un uygulanması sigortalının bir sosyal güvenlik kurumunda yaşlılık aylığı bağlanmasına yeterli hizmet süresi bulunmadığı ve diğer sosyal güvenlik kurumlarındaki hizmetlerden de yararlanma zarureti olduğu hallerde söz konusu olacağı, esasen, 2829 sayılı Kanun'un amacının da hiçbir Kurumdaki hizmeti, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı gibi aylık bağlamalara yeterli olmayan sigortalı ve hak sahiplerine aylık bağlanmasını sağlamak ve değişik kurumlardaki hizmetler birleştirilerek ziyan olmasına engel olmak şeklinde bulunduğu (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.11.1997 gün ve E: 1997/10-698, K: 1997/895; 06.03.2002 gün ve E: 2002/21-132, K: 2002/139 sayılı kararları), Mahkemenin de hizmet birleştirmesi yapmaksızın davacının durumunu değerlendirdiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve hizmet birleştirmesi yapılmadan 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2-2829 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi hakkındaki Kanun, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, davacının Kurum kayıtları, hizmet sürelerine göre dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.