Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8912 E. 2024/8682 K. – Bağ-Kur Sigorta
Konu: Bağ-Kur Sigortalılık Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8912
- Karar No
- 2024/8682
- Karar Tarihi
- Konu
- Bağ-Kur Sigortalılık Tespiti
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/242 E., 2024/1317 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/39 E., 2022/423 K. Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı özetle; vergi mükellefi olduğu 27.12.1996 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 14.12.1996 olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, yasal mevzuata göre Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamı incelendiğinde davacının 14.12.1996-28.05.1997 tarihleri arasında vergi kaydı bulunduğu sabittir. Ancak davacının ilk kez 05.01.2010 tarihinde Bağ-Kur tescil talebinde bulunduğu ve 01.10.2008 tarihinden itibaren Bağ-Kur tescilinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesinde belirtilen sürede zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili yönünde her hangi bir başvurusu ve prim ödemesi bulunmamaktadır. Bu nedenle geriye dönük Bağ-Kur tescili yapılamayacaktır. Her ne kadar 1479 sayılı Kanun kapsamında, "sigortalılık başlangıç tarihi" kavramı yer almadığından Mahkemece davacıya Bağ-Kur'lu olmak istediği sürenin açıklatılmaması hatalı ise de; davacının süresinde tescil talebi olmadığından dava edilen dönemde Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilemeyeceğinden, bu hususun sonuca etkili olmadığı, yargılamayı uzatacağı değerlendirilmiştir. Davacının süresinde tescil başvurusu olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalının istinaf talebinin kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyada mevcut delillerin hüküm kurmak için yeterli olduğundan delil toplanmasına ve duruşma açılmasına gerek olmaksızın davanın reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle, "1- Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.3 maddesi gereğince kabulüne, Ankara 5. İş Mahkemesinin 2022/39 E., 2022/423 K., sayılı kararının kaldırılmasına, 2) Davanın reddine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı özetle; eksik araştırma yapıldığını, emsal kararlara göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.