Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/89 E. 2024/1496 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/89
- Karar No
- 2024/1496
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2767 E., 2023/2567 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası İş Mahkemesi SAYISI : 2022/118 E., 2023/145 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.08.2011 tarihinden 01.08.2014 tarihine kadar davalı yanında kesintisiz olarak çalıştığının tespiti talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle de özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğinin Yargıtayın yerleşik içtihatları gereği olduğunu, bu bağlamda çalışma olgusunun somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalıya ait kreşte fiili olarak çalışmasına rağmen sigorta bildirimlerinin işveren tarafından tam yapılmadığı, dinlenen tanıkların bordro tanıkları ve kreşe çocuklarını gönderen veliler olduğu ve görgüye dayalı yeminli beyanda bulundukları, davacının davalıya ait iş yerinde kuşkuya ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde çalıştığı anlaşılmakla, her ne kadar 14.09.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacının 107568.09 numaralı iş yerinde 1077 gün çalıştığı tespit edilmişse de Mahkemece incelenen SGK kayıtlarından davacının 2012 yılının birinci ayında çalışmasından dolayı Kuruma 30 günlük ve yine 2012 yılının ikinci ayında çalışmasından dolayı 3 günlük sigorta bildirimlerinin yapıldığı şu haliyle davacının, Ağustos 2011 yılından, Ağustos 2014 yılına kadar olan çalışmasından dolayı Kuruma bildirilmesi geren toplam sigortalılık süresinin 1080 gün olduğu bunun 33 gününün (2012 yılının birinci ve ikinci aylarına ait) bildirildiği ancak geriye kalan 1047 günün Kuruma bildirilmediği ve davacının aksi kanıtlanamadığından dolayı asgari ücretle çalıştığı gerekçesiyle davacının davalı ... Rüya Kudak' a ait 1075698.09 sicil numaralı iş yerinde 01.08.2011 - 01.08.2014 tarihleri arasında asgari ücretle sigortalı niteliğinde kesintisiz çalışmış olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; sadece tanık beyanları ile sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait iş yerinin talep edilen dönemde Yasa kapsamında bulunması, davalı işveren tarafından davacının 10.11.2011–03.02.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının fer'i müdahil Kuruma bildirilmiş olması, bordro tanıkları ... ile ... tarafından davacının çalışmalarının doğrulanması, Aydın Valiliği İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nün 10.11.2011 tarihli yazısında; davacının davalıya ait kreşin grup sorumlusu olmasının uygun görüldüğünün bildirilmiş olması ve davalı işveren tarafından daha önce bildirilen sürelerin hükmün infazında, fer'i müdahil Kurum tarafından dikkate alınacağı hep birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil vekili, hak düşürücü süre dikkate alınmadan, yeterli araştırma yapılmadan verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu madde hükümleri. 3. Değerlendirme Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un madde 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Eldeki dosyada,10.7.1982 doğumlu davacının davalı işyerinde kreş öğretmeni olarak çalıştığı, iş yerinin 01.09.2005 tarihinde Ayşe Rüya Kudak adına kanun kapsamına alındığı ve davacının 10.11.2011 ile 03.02.2012 tarihleri arasında 73 gün hizmetinin davalı işyerinden bildirildiğinin hizmet cetvelinde görüldüğü, uyuşmazlık konusu tarihlere ilişkin dönem bordrolarının dosyada bulunduğu, bir kısım bordro tanıklarının dinlendiği, Aydın Valiliği İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünün 10.11.2011 tarihli yazısında, davacının davalıya ait kreşin grup sorumlusu olmasının uygun görüldüğünün belirtildiği, Aydın Valiliği’nin 05.01.2016 tarihli yazısı ile Mahkemeye; davacının davalıya ait kreşte 10.11.2011 tarihli onay ile grup sorumlusu olarak işe başladığının bildirildiği, Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü’ne hitaben 25.10.2011 tarihli belgede, davacının ve tanık olarak dinlenen ...'nın Özel Çocukların Rüyası kreşinde çalışma onayı verilmesine dair sorumlu müdür olarak davalı ... tarafından yapılan başvuru ve çalışmalarının uygun görüldüğüne dair 10.11.2011 İl Sosyal Hizmetler müdürü olurunun bulunduğu, Mahkemece Milli Eğitim Müdürlüğüne tespite konu dönemde okulda eğitim gören öğrenci ve velilerin tespiti amacıyla yazılan müzekkerelere yeterli cevap verilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; bildirim yapılmayan döneme ait dönem bordrosunda kayıtlı Hatice Çatal ve Münire Dokur resen tanık olarak dinlenmeli, işyeri adresine talep konusu dönemde komşu işyerlerini ilgili SGK İl Müdürlüğü'nden, vergi dairesinden, belediyeden, zabıta, emniyet marifetiyle ayrıntılı olarak araştırılmalı, uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları ve/veya işyeri sahipleri tespit edilerek, davacının çalışmasının niteliği ve süresine ilişkin yöntemince beyanları alınmalı, böylelikle, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de davacının hizmet cetvelinde davalı işyerinden Kuruma bildirilen sürenin gerekçede 73 gün yerine 33 gün olarak belirtilip ,ayrıca hüküm fıkrasında bu süre dışlanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.