Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8872 E. 2024/11776 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8872
Karar No
2024/11776
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/491 E., 2024/869 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/64 E., 2022/13 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işverene ait Tok Mermer Granit unvanlı işyerinde 01.02.1997 tarihinde montaj ve mermer uygulama ustası olarak işe başladığını, iş akdinin feshedildiği 30.06.2019 tarihine kadar da kesintisiz bir şekilde çalıştığını, çalıştığı dönem süresince ücretlerinin elden ödendiğini, anılan dönemde değişen net asgari ücretin %130 katı fazla net ücret aldığını ileri sürerek, davacının 01.02.1997 – 26.06.2005 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerdeki hizmetlerinin ve dönemlere göre değişen net asgari ücretin %130 katı fazlası net ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının 1983 doğumlu olduğunu, davalı iş yerinde 1997 yılında çalışmaya başladığını iddia ettiği tarih itibarıyla henüz 14 yaşını dahi doldurmadığını, iddianın kabulü anlamına gelmemekle birlikte montaj işi yaptığını iddia eden davacının yapılan işin mahiyeti gereği ağır ve tehlikeli bir iş olduğu da dikkate alındığında ancak çırak statüsünde çalışabileceğini, davacının çırak olarak davalı iş yerinde çalıştığının kabulü halinde bile sigortalı sayılamayacağını, çırakların İş Kanunu hükümlerinden yararlanamayacağını, davacının tespiti ile talep edilen dönemde davalı iş yerinde çalışmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Yapılan yargılama, toplanan deliller, celp ve ibraz olunan bilgi ve belgeler, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının 01.12.2003 – 01.03.2005 tarihleri arasında 15 ay süreyle zorunlu askerlik hizmetini ifa ettiği tarih aralığı ile davacının askerlik öncesi ve sonrasında makul süre olarak birer hafta çalışmadığı dönem hariç olmak üzere iş akdinin sonlandığı tarihe kadar kesintisiz şekilde çalışmasının devam ettiği, davacının, davalıdan aldığı emir ve talimatlar ile hareket ettiği, davacının mesaisinin tamamını davalı işyerinde geçirdiği kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait ... sicil sayılı iş yerinde 01.02.1997 - 23.11.2003, 08.03.2005 - 25.07.2005 tarihleri arasında hizmet akdine bağlı olarak asgari prime esas kazançla çalıştığının tespitine, fazlaya dair tüm istemlerin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, hak düşürücü sürenin nazara alınmadığını, dosyada alınan bilirkişi raporu davacının montaj ustası olarak kendi işini yaptığı, kendi nam ve hesabına çalıştığına ilişkin tanık beyanları dikkate alınmaksızın düzenlendiğinden hükme esas alınamayacağını, davacının 1983 doğumlu olduğunu, davalı iş yerinde 1997 yılında çalışmaya başladığını iddia ettiği tarih itibarıyla henüz 14 yaşını dahi doldurmadığını, iddianın kabulü anlamına gelmemekle birlikte montaj işi yaptığını iddia eden davacının yapılan işin mahiyeti gereği ağır ve tehlikeli bir iş olduğu da dikkate alındığında ancak çırak statüsünde çalışabileceğini, davacının çırak olarak davalı iş yerinde çalıştığının kabulü halinde bile sigortalı sayılamayacağını, çırakların İş Kanunu hükümlerinden yararlanamayacağını, davacının tespiti ile talep edilen dönemde davalı iş yerinde çalışmadığını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Fer'i Müdahil SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere davacının 14 yaşında mermer ustası olarak hizmet akdi ile çalıştığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kök rapora itirazlarında da belirttikleri üzere taraflar arasında 3308 sayılı Kanun hükümlerine göre akdedilen çıraklık sözleşmesi olup olmadığının araştırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanıklarca davacının kendi adına çalıştığı beyan edildiğinden davacının davasını ispatlayamadığını, fiili çalışma olgusunun ve resmi Kurum kayıtlarının aksinin geçerli ve kesin delillerle ispatlanması gerektiğini, salt tanık beyanları ile hüküm kurulamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı ile davalı işveren arasında çıraklık ilişkisine ilişkin sözleşme vs belge bulunmadığı, Mahkemece celp edilen belgelerde davacı adına bir kayıt bulunmadığının belirtildiği, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan 506 sayılı Kanun'da bir sigortalının 18 yaşının altında tüm sigorta kollarına tabi olacak şekilde çalıştırılamayacaklarına ilişkin sınırlandırıcı bir düzenleme bulunmadığı, dinlenen tanıkların davacının işçi olduğunu, işe başladığında ilk başta basit işlere yardım ettiğini, daha sonra ise usta olarak çalıştığını beyan ettikleri, bu haliyle davacının işçi olarak çalıştığının kabul edilmesi gerektiğine ilişkin Mahkeme kararı yerinde bulunduğundan, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i Müdahil SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3.Değerlendirme 1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalı işveren nezdinde 01.02.1997 – 26.06.2005 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerdeki hizmetlerinin ve dönemlere göre değişen net asgari ücretin %130 katı fazlası net ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik inceleme ve araştırmayla gidilmiştir. 2.Somut olayda, davalı işyerinde karo taşı imalat ustası olarak çalışan ve davacının ustası olduğu anlaşılan ...'ün davacının bir dönem ağabeyinin yanında yardımcı olmak için işe geldiğinin, işe başladığı tarihi ise net hatırlamadığının beyan edildiği, yine tanık ... 'ün davacının 2000 yılında kalfa olarak çalıştığına yönelik beyanı ile diğer tanık ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilemediği, davacının davalı işyerinde üretime yönelik çalışıp çalışmadığı hususunun aydınlatılamadığı, özellikle hizmetin başlangıcı yönünden davacının tespitini talep ettiği tarihte 14 yaşında olduğu da dikkate alınmaksızın karar tesisi isabetsiz bulunmuştur. 3.Mahkemece yapılacak iş; gerekirse dinlenen tanıkların yeniden beyanları alınmak suretiyle ifadeler arasındaki çelişkiler giderilmeli, davacının davalıya ait işyerinde üretime yönelik çalışıp çalışmadığı, bu bakımdan çalışmasının niteliği ve süresi ile hizmetin başlangıcı net bir şekilde ortaya konulmalı, böylelikle çalışmanın varlığı tereddütsüz belirlenmeli, toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz giderinin ilgiden alınmasına, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8872, K. 2024/11776, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8872-e-2024-11776-k-85c15dc16064