Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8710 E. 2025/3484 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8710
- Karar No
- 2025/3484
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İŞ)Mahkemesi Mahkeme kararı, asıl davanın davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davanın (E.2011/875) davacısı Kurum vekili, davalı ...'tan alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen E.2013/177 sayılı davanın davacısı ... vekili, yersiz ödemenin tahsiline ilişkin Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmiş olup bilahare sunduğu 20.05.2011 tarihli dilekçeyle diğer taleplerinden feragat ettiğini beyanla yalnızca yersiz ödemenin tahsiline ilişkin Kurum işleminin iptalini talep etmiştir. Birleşen 2011/491 sayılı davanın davacısı Kurum vekili, (tefrik sonrası) davalı ...'dan yaşlılık aylığı ve sağlık giderlerine ilişkin alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen E.2011/491 sayılı davanın davalısı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen E.2013/177 sayılı davanın davalısı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.09.2011 tarihli kararı ile "1-Mahkememizin 2011/161 Esas sayılı dava dosyası açısından davanın kabulü ile SGK Başkanlığının 07.01.2011 tarih ve B13.2.SGK.4.12.01.00. TAH./444-625 sayılı emekli aylığının iptaline ilişkin işleminin iptaline, 2-Mahkememizin bu dava dosyası ile birleştirilmiş olan 2011/491 Esas sayılı dava dosyası açısından; A) Karşı davacı SGK Başkanlığı tarafından davalı ... yönünden açılan rücu alacağı davasının reddine, B) Karşı davacı SGK Başkanlığı tarafından davalı ... yönünden açılan rücu alacağı davasının bu dava dosyamız ile tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı/birleşen dava davalısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 18.03.2013 tarihli kararında; "...davacının sicil dosyası getirtilerek sigortalılık süresi ve prim borcu olan dönemler belirlenmeli, sigorta müfettiş raporunun tamamı getirtilerek usulsüz prim aktarımı olan dönemlere ilişkin ve primlerin ödendiğinin ispatı yönünde davacının varsa tüm makbuz ve ödemeye ilişkin yazılı delilleri saplanmalı, Bingöl Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli, sonucuna göre sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden davacının yaşlılık aylığı şartları değerlendirilmeli, mevcut sigortalılık süresine göre yaşlılık aylığı şartlarının oluşmaması halinde 5510 sayılı Kanun m.96, (a) ve (b) bendlerine göre yersiz ödeme nedeniyle Kurum alacağı belirlenmelidir. Ayrıca, dosyada bulunan davacıya ait, feragat dilekçesi hususunda, davacının beyanı alınarak, feragatın kapsamı belirlenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 22.12.2021 tarihli kararı ile "2011/875 Esas sayılı asıl davanın (davalısı ...) husumet yokluğundan reddine. ...2- 2011/491 Esas sayılı birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 32.039,00 TL maaş ödemesinden kaynaklı yersiz ödeme alacağının sarf ve tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsil edilerek davacı Kuruma ödenmesine. Fazlaya ilişkin talebin reddine. ... 3- 2013/177 Esas sayılı birleşen davanın reddine" karar verilmiştir. " karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... bozma ilamına uyulmuşsa da, bozma gereği yerine getirilmemiştir. Davacı vekili, 20.05.2011 tarihli dilekçesi ile 6111 sayılı Kanundan yararlanmak için yersiz ödemelerin geri istenmesinin iptaline dair talebi haricinde emekliliğin iptaline ve bununla bağlantılı prim ve aylık borçlarının iptaline ilişkin talebinden feragat ettiğini bildirmiştir. ... somut olayda, Dairemizin önceki bozma ilamında davacıya ait feragat dilekçesi husunda, davacının beyanı alınarak feragatin kapsamının belirlenmesi gerektiği belirtildiği halde, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği anlaşıldığından, mahkemece feragat hakkında önceki bozma ilamına uygun değerlendirme yapılarak karar verilmek üzere mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir. O hâlde, tüm taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair yönler incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 30.04.2024 tarihli kararı ile "1-2022/729 Esas sayılı asıl davanın (davalısı ...) husumet yokluğundan reddine, 2- 2011/491 Esas sayılı birleşen davanın reddine, 3-2013/177 Esas sayılı birleşen davanın; -Emeklilik aylığının iptaline yönelik işlemin iptali ile maaş ödemesinin devamının gerektiğinin tespitine yönelik talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, -SGK'nın yersiz ödeme olarak talep ettiği 32.039,00 TL asıl alacak ve ferileri yönünden işlemin iptali ile sigortalı ...'nın borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı/birleşen dava davalısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, asıl ve birleşen E.2011/491 sayılı davaların kabulüne, birleşen E.2013/177 sayılı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, asıl ve birleşen E.2011/491 sayılı dava dosyaları yönünden alacak; birleşen E.2013/177 sayılı dava dosyası yönünden yersiz ödemenin tahsiline ilişkin Kurum işleminin iptaline ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen dava davacısı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.