Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8705 E. 2024/9703 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8705
Karar No
2024/9703
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/552 E., 2024/189 K. KARAR : Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı-karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle kurum tarafından kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ile aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; yersiz ödenen aylıkların iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan haksız ve mesnetsiz karşı davanın da reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.04.2021 tarih, 2019/392 Esas, 2021/217 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın kabulü ile maaş kesim kararından ibaret Kurum işleminin iptaline, maaş kesim tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'e yeniden yetim aylığı ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Davalı-karşı davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 08.03.2022 tarih, 2021/1309-2022/415 Esas-Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 08.06.2022 tarih, 2022/5484 Esas, 2022/8748 Karar sayılı bozma kararında; eldeki dosya içreğinden; 12.06.2009 tarihinde ... tarafından ...’nin başka erkeklerle görüştüğü ve kızlarını başka erkeklerle görüştürdüğü iddiasıyla açılan çekişmeli boşanma davasında 1996 ve 2000 doğumlu müşterek çocuklarının duruşmalarda, anne ve babasının 4-5 aydır ayrı yaşadıklarını beyan ettikleri, bu arada 19.01.2010 müşterek kızları ... ’in ekmek fırınında çalışan ... ile evlendiği, 09.02.2010 tarihli duruşmada tarafların beyanları üzerine anlaşmalı boşanmaya karar verildiği, bu kararın ise 04.05.2010 tarihinde kesinleştiği, ayrıca nüfus belgelerine göre, şahısların müşterek çocukları ... ’in 02.05.2010 tarihinde doğduğu; davacının boşandığı eşi ... ... ’in davacı ...’e karşı farklı tarihlerde bıçaklamak ve darp etmek suretiyle işlemiş olduğu yaralama ve eziyet suçlarından dolayı yargılandığı, Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/133 E. 2008/13 K. sayılı dosyasından; davacının, aile içindeki sıkıntılarından dolayı evinden ayrılarak çocukları ile birlikte Gediz Kaymakamlığınca kendisine tahsis edilen sığınma evine gitmek istemesi üzerine durumdan haberdar olan boşandığı eşinin davacıyı darp ettiğinin ve bu nedenle cezalandırıldığı, yine Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/323 E. 2009/486 K. sayılı dosyasından; davacı ile kızı ... 'in ekmek satış büfesinde çalıştıkları sırada davacının boşandığı eşinin işyerinde ele geçirdiği meyve bıçağını sol göğsüne saplayarak davacıyı yaraladığı ve bu nedenle cezalandırıldığı, Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/20 E. 2010/120 K. sayılı dosyasından; davacının boşandığı eşinin, çocuklarını fuhuşa teşvik etme eyleminden ötürü davacıdan şikayetçi olduğu, ancak davacının beraatine karar verildiği, 31.07.2009 ve 09.08.2009 tarihlerinde yaralama suçlarını gerçekleştirdiği kesinleşen ceza mahkemesi kararları ile sabit olduğu; Kurum müfettişleri tarafından beyanları alınan köylüleri ..., ... ve ... köyü muhtarı ...'ın birlikte yaşadıklarını imzalı ifadelerinde beyan etmişlerse de Mahkemede verdikleri ifadelerinde davacı ile boşandığı eşinin, boşanmadan sonra birlikte yaşadıklarına dair kesin bilgilerinin bulunmadığını ve müfettişe birlikte yaşadıklarını ifade etmediklerini beyan ettikleri anlaşılmıştır. Somut olayda, Mahkemece verilen karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Mahkemece boşanmanın muvazaaya dayanmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesinde fiili birlikteğin öngörüldüğü, kaldı ki boşanma davası açıldıktan sonra davacının ve boşandığı eşinin birlikteliklerinden dolayı 02.05.2010 tarihinde müşterek çocuklarının dünyaya geldiği, Kurum denetim raporunda imza veren tanıkların da birlikte yaşamayı doğruladıkları hususları da dikkate alınarak davacı ile boşandığı eşinin 2009-2010 arasında fiilen birlikte yaşayıp yaşamadıkları kapsamlı olarak araştırılmalı ve elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir. Yapılacak iş; yerel denetimde beyanları alınan şahıslar ..., ... ve ... köyü muhtarı ...'ın tekrar ifadelerine başvurulmalı, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili nüfus müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili nüfus müdürlüğünden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, getirtilen nüfus adres bilgileri raporunda kayıtlı bulunan, davacı ve boşandığı eşine ait tüm adreslerde, ilgili dönemde birlikte yaşayıp yaşamadıkları kolluk marifetiyle araştırılmalı, söz konusu adreslerdeki komşular tespit edilerek ifadelerine başvurulmalı,bütün adreslerde mahalle muhtar ve azaları dinlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, medula sisteminde kayıtlarda görülen adresler ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılmalı, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yapılan yargılamada teftiş raporunda beyanları alınan tanıklar yeniden dinlenmiş, ... ve ... muhtarı ... görgüye dayalı bilgilerinin olmadığını, müfettişler sorduğu için öyle dediklerini ... ise davacı ve eşinin ayrı evlerde yaşadıklarını beyan etmiş olup davacı tanıkları ile Mahkemece bozma sonrası dinlenen muhtar ve azalarınıda beyanı alınmış, bir kısmının görgüye dayalı bilgilerinin olmadığını, bir kısmının tarafların ayrı yaşadıklarını beyan ettiğinin anlaşıldığı, dinlenen tanıkların davacı ile boşandığı eşinin, boşanmadan sonra birlikte yaşadıklarına dair kesin bilgilerinin bulunmadığını, davacının eşinden ayrı yaşadığını, eşinin cezaevine girmesi sebebiyle bir dönem çocuklarına bakmak için eski eşinin evine gittiğini ancak o zaman da boşandığı eşinin cezaevinde olduğunu, sonuç olarak tarafların boşandıktan sonra ayrı evlerde kaldıklarını, davacının kayınpederine ait evde kaldığını, boşandığı eşinin ise kendi evinde kaldığını söylemeleri; bankalar, nüfus ve seçim müdürlükleri, hastane, cep telefonu operatörleri, belediye başkanlığı ile yapılan yazışmalar; jandarma Komutanlığınca yapılan araştırma sonucu düzenlenen 13.11.2020 tarihli tutanakta davacı ile boşandığı eşinin, boşanmadan sonra fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri yönünde bir tespitte bulunulmaması; Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/133 E. 2008/13 K. sayılı dosyasından; davacının, aile içindeki sıkıntılarından dolayı evinden ayrılarak çocukları ile birlikte Gediz Kaymakamlığınca kendisine tahsis edilen sığınma evine gitmek istemesi üzerine durumdan haberdar olan boşandığı eşinin davacıyı darp ettiğinin ve bu nedenle cezalandırıldığının, Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/20 E. 2010/120 K. sayılı dosyasından; davacının boşandığı eşinin, çocuklarını fuhuşa teşvik etme eyleminden ötürü davacıdan şikayetçi olduğunun ancak davacının beraatine karar verildiğinin yine Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/323 E. 2009/486 K. sayılı dosyasından; davacı ile kızı ... 'in ekmek satış büfesinde çalıştıkları sırada davacının boşandığı eşinin işyerinde ele geçirdiği meyve bıçağını sol göğsüne saplayarak davacıyı yaraladığının ve bu nedenle cezalandırıldığının dolayısıyla davacı ile boşandığı eşi arasında çok sayıda ceza davası bulunduğunun, ceza davalarına konu eylemlerin ağırlıkları ve nitelikleri nazara alındığında tarafların boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerini kabul etmenin hayatın olağan akışı ile bağdaşmaması; davacı ile boşandığı eşinin, boşanmadan sonra fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerini kanıtlar nitelikte somut, inandırıcı ve yeterli delillerin bulunmaması hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile boşandığı eşinin, boşanmadan sonra fiilen birlikte yaşamaya devam etmedikleri kanaatiyle asıl davanın kabulü ile maaş kesim kararından ibaret Kurum işleminin iptaline, maaş kesim tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'e yeniden yetim aylığı ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı Kurum vekili; tanık ifadelerindeki çelişkilerin giderilmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun'un 56/2 maddesine göre kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması, aksine Kurum işleminin iptali; karşı dava, yersiz ödendip ileri sürülen aylıkların iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370, 371 inci maddeleri 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile 59 uncu maddeleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davalı-karşı davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8705, K. 2024/9703, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8705-e-2024-9703-k-a6e3ed2dc7b8