Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8640 E. 2024/10686 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8640
Karar No
2024/10686
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/14 E., 2024/958 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/198 E., 2022/229 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; emekli aylığı almakta olan davacının kontrol muayenesine tabi tutulduğunu, 23.12.2018 tarihi itibarıyla hastane sevk işlemlerini tamamlamadığı gerekçesiyle borç bildirim belgeleriyle talep edilen borçlar nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile bu yöndeki Kurum işleminin iptalini; davalı Kurum tarafından davacı aleyhine başlatılan Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2020/4559 Esas ve 2020/4560 Esas sayılı takip dosyalarındaki borçlar nedeniyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile müvekkiline ödenmeyen 2019/11,12 ile 2020/1,2,3,4,5,6 ay yaşlılık aylıklarının her bir aylığın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Kurum kayıtlarına göre davacının 13.08.2014 tarihli tahsis talebine istinaden %42 engel oranı ile 01.09.2014 tarihinden itibaren vergi indiriminden emekli olduğunu, Gelir Vergisi Kanunu'nun 31/2 fıkrası uyarınca, engellilik indiriminden faydalanmaları nedeniyle taraflarına Kurumca "Yaşlılık aylığı bağlanan sigortalılarımız ile ilgili olarak, Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğümüzün 2018/38 sayılı Genelgesinde kontrol muayenesine gönderilecek sigortalıların sayılmış olduğu" bu bağlamda, yürütülmekte olan soruşturma kapsamında düzenlenen, 28.03.2018 tarihli ve 1 sayılı soruşturma raporu nedeniyle, sigortalı ...'ın kontrol muayenesine tabi tutulmasının istenildiğini, 19.09.2018 tarihinde hastaneye sevkinin yapıldığını, 2018/38 sayılı Genelgeye istinaden 3 ay içerisinde raporlarının Kuruma ulaşmaması nedeniyle takip eden ödeme dönemi olan 23.12.2018 tarihi itibariyle davacının aylığının durdurulduğunu, Kurum tarafından davacıya yersiz olarak ödenmiş olduğu tespit edilen aylıkların davacıdan tahsilinin gerektiğini, tüm bu nedenler ile haksız ve yersiz olarak açılmış olan davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulüne, davacının 12.12.2019 tarih 19562852 sayılı ve 12.12.2019 tarih 19564000 sayılı borç bildirim belgelerinde belirtilen alacak miktarı nedeni ile davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, bu yöndeki Kurum işleminin iptaline; Eskişehir 4.İcra Müdürlüğünün 2020/4559 Esas ile 2020/4560 Esas sayılı takip dosyalarındaki takip alacağı nedeni ile davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine; Davacı tarafa ödenmeyen 2019/11-12.ay ile 2020/1-2-3-4-5-6.aylara ait aylıkların her bir aylığın hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Davalı Kurum vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun işleminin ilgili yasalara ve usule uygun olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının Kurum tarafından, maluliyetinin devam edip etmediğinin tespiti yönünden hastaneye sevk edildiği tarihten, maaşının tekrar bağlandığı Haziran/2020 tarihine kadar, hastaneden rapor alınması için tüm branşlarda kaydının olduğu ortadadır. Yapılan başvurular, randevu günleri ve anamnez raporları dikkate alındığında davacının Kurumca yönlendirilen sevk yazısını aldıktan sonra ilgili sağlık kuruluşuna başvurusunu yaptığı, randevularına gittiği, ancak başvurular sonucu raporun zamanında düzenlenip Kuruma intikal ettirilemediği, gecikmede davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kaldı ki aylığın %53 malüliyet oranı üzerinden tekrar bağlandığı, aylığın durdurulmasına karar verilen 09.10.2019 tarihi ile % 53 engel oranı belirtilen rapor tarihi olan 18.06.2020 tarihleri arasında engel oranının % 40'ın altına düşmesinin olağan olmadığı gibi engelin artarak devam ettiğinin görüldüğü, sonuç olarak Mahkeme tarafından verilen kararın yerinde olduğu" gerekçesiyle davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davalı Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, mevzuat gereği hastaneye sevki yapılan davacının, süresi içerisinde muayene olup, raporunu ibraz etmemesi sebebiyle aylığının kesilmesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2-506 sayılı Kanun'un 60/c (b alt bendi). 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8640, K. 2024/10686, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8640-e-2024-10686-k-ca4f3a60dd9c