Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8576 E. 2024/11235 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8576
Karar No
2024/11235
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/953 E., 2024/719 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/76 E., 2022/221 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA ASIL DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 01.04.1986 tarihinde ... A.Ş. emrinde işçi olarak çalıştığını, davacının 15.01.2019 tarihli dilekçesi ile davalı Kurumdan yaşlılık aylığı talep ettiğini, davalı Kurumun davacının tarihindeki sigortalılık başlangıcının çırak olarak sayıldığından bu tarihin sigorta başlangıcı kabul edilmediğini, bu nedenle yaşlılık aylığı talebinin reddedildiğini, davacının 01.04.1986 tarihli işveren emrindeki çalışmasının çırak olarak değerlendirilemeyeceğini, hizmet akdiyle çalıştığını, beyan ederek davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.04.1986 olarak tespitine, şubat 2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Sivas 1. İş Mahkemesinin 2019/76 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiğini beyanla davacının davalı işveren emrinde 01.04.1986 - 01.10.1986 tarihleri arasında devamlı ve sürekli olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, davacının Şubat 2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP ASIL DAVADA: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının talebi doğrultusunda Kurumca yapılan incelemede, ... sicil numaralı davacının ... A.Ş. iş yerindeki 01.04.1986 tarihli işe giriş bildirgesinde sigortalının hizmetinin 2089 sayılı usta-kalfa ve çıraklık kanununa göre çırak olarak verilmiş olduğunu, uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışmasının bulunmadığını, bu nedenle yaşlılık aylığı almaya hakkının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA : Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının davalı müvekkil işveren bünyesinde 01.04.1986- 01.10.1986 tarihleri arasında çırak olarak çalıştığını, bu çalışmasının SSK'ya bildirildiğini, davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının 01.04.1986 tarihli ilk işe giriş bildirgesinde sigortalının hizmetinin 2089 sayılı Usta Kalfa ve Çıraklık Kanunu'na göre çırak olarak verildiğini ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışmasının bulunmadığını, beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1-Ana davanın ve birleşen davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile A) ... Sigorta Sicil Numaralı davacı işçinin, davalı işveren şirkete ait ... Sicil Numaralı işyerinde 01.04.1986-23.07.1986 tarihleri arasında kesintisiz şekilde asgari ücret karşılığı sigortaya tabi hizmetle fiilen çalıştığının tespitine, 506 sayılı Kanun'un 60-G maddesine göre sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 01.01.1987 tarihi olduğuna ve 01.04.1986 - 23.07.1986 tarihleri arasındaki sürelerin prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, hizmet süresine dair fazlaya ilişkin talebin reddine, B) Davacının sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilen 01.01.1987 tarihi itibariyle tahsis talep tarihi olan 15.01.2019 tarihine göre 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-g maddesi uyarınca gerekli şartları sağladığı anlaşıldığından tahsis talep tarihi olan 15.01.2019 tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, " kararı verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili; davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Şirket vekili; davacının dava konusu dönemde çırak kapsamında çalıştığı, hizmet sözleşmesine bağlı bir çalışma içerisinde olmadığını, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3. 506 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. Aynı Kanun’un “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun'un 35. maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür. Dava konusu dönemde yürürlükte bulunan özel kanun olan 05.07.1977 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanun'un 4. Maddesi; ' Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bır çıraklık sözleşmesi ile bir iş yeri sahibinin hizmetine giren kimseye çırak denir. Ancak, aynı maksatla veli veya vasisinin yanında çalışanlardan çıraklık sözleşmesi aranmaz.'' olarak tanımlanmıştır. Çırak olabilmek için 12 yaşından büyük 18 yaşından küçük olmak gereklidir. Aynı kanunun 16. Maddesinde; ''İş yeri sahibi veya temsilcisi çırak adayını çalıştırmaya başlamadan önce velisi veya kanunî mümessili ile 3 örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecburdur. Çırağın sözleşme süresi içinde reşit olması halinde de çıraklık sözleşmesi devam eder. Çıraklık sözleşmesinin birer örneği taraflara, bir örneği de ilgili teşkilâta verilir.'' Demiş ve aynı Kanun'un 20. maddesinin 4. Fıkrasında; Çıraklık sözleşmesinin tanzimini takibeden yedi iş günü içinde sözleşmenin bir örneğini mahalli çıraklık eğitimi komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmanın iş yeri sahibinin görevleri arasında saymıştır. 19.06.1986 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun 3. maddesi, çırağı; “çıraklık sözleşmesi esaslarına göre bir meslek alanında mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını iş içerisinde geliştirilen kişi” olarak tanımlanmıştır. Anılan Kanun'un “Çıraklık Şartları” başlıklı 10. maddesine göre çırak olabilmek için, a)14 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak. (Bu bentte yer alan "onüç yaşını" ibaresi, 16.08.1997 tarih ve 4306 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle "ondört yaşını" olarak değiştirilmiştir.) b)En az ilköğretim okulu mezunu olmak. c)Bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak gerekmektedir. Ancak 19 yaşından gün almış olanlardan daha önce çıraklık eğitiminden geçmemiş olanlar, yaşlarına ve eğitim seviyelerine uygun olarak düzenlenecek mesleki eğitim programlarına göre çıraklık eğitimine alınabilir. Kanun'un 13. maddesi hükmüne göre ise; “Bu Kanunun uygulandığı yer ve meslek dallarında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun çıraklık sözleşmesine dair hükümleri ile 18 yaşını doldurduktan sonra sözleşmesi devam eden çıraklar hakkında 1475 sayılı İş Kanunu'nun, İşçi Sağlığı ve Güvenliği başlıklı beşinci bölümünde yer alan hükümleri dışındaki hükümler uygulanmaz.” Bu hükümler çerçevesinde taraflar arasındaki ilişkinin niteliği belirlenirken, başka bir ifade ile, davacının uyuşmazlığa konu dönemde çırak olup olmadığına karar verilirken, çalışma ilişkisine bakılmalıdır. Gerçekten de çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (... Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; Ankara, 1977 Baskı, s;130). 4. İnceleme konusu eldeki dava, dosyada bulunan işe giriş bildirgesinden anlaşıldığı üzere davacının 01.04.1986 tarihinde çırak olarak işe başladığı, yine Kuruma bildiriminde girişinin çırak olarak verildiği, 21.03.1986 tarihli Çıraklık Mukavelenamesinin taraflarının davalı şirket ile davacının babası ... olduğu, anılan mukavelenamenin konusunun zanaati öğrenmeye ilişkin olduğu, dinlenen tanık ...'ın beyanında, işe yeni başlayan acemi çalışanlar veya çırakların ekip halinde çalıştıklarını, küçük yaşta çalışanların genellikle örgün eğitim gördükleri okuldan ayrılan veya atılan kişiler olduklarını, davacının ilk dönemde yıkama yağlama bölümünde çalıştığını daha sonra davacıyı işi öğrenmesi için bir ustanın yanına verdiklerini, bildirdiği tanıklar ... ve ...'nin beyanlarından anlaşılacağı üzere, davacının davalı şirkette yaptıklarını işlerin irdelenmesinde, çırakların yaptığı yıkama yağlama işinden sonra ilk başlarda demir taşıma işi yaptıklarını daha sonra torna tezgahına geçtiklerini, davacının çıraklık döneminde işi öğrendiğini, çıraklık döneminde tezgahta çalışmadığını, yine dinlenen tanık ...'un beyanında davacının çırak olarak işe başladığını, işler sırasında çıkan atık maddeleri dışarı attığını belirttikleri anlaşılmıştır. Bu beyanlar ile dosyada bulunan diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacının işe başladığı ilk tarihlerde yaptığı işlerin direk hizmet ilişkisinden kaynaklanan üretime katkı sağlayan işlerden olmayıp meslek ve sanat öğrenimi kapsamında olduğunun değerlendirilmesi gerekirken üretime katkı kabul edilmesi isabetsizdir. Yukarıda açıklanan gerekçeler ile yazılı şekilde davanın kabulüne ilişkin hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8576, K. 2024/11235, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8576-e-2024-11235-k-c7726e8386d3