Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8476 E. 2024/9769 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8476
Karar No
2024/9769
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/261 E., 2023/610 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, asıl ve birleşen davada 21.09.2009 tarihli iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerden oluşan Kurum zararının, 5510 sayılı Kanun'un 21/1, 21/4 ve 23 üncü madde hükümleri uyarınca rücuan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; 21.09.2009 tarihinde meydana gelen kazaya karışan 06 TVK 56 plakalı sayılı araç müvekkil şirket nezdinde 15.06.2009-15.06.2010 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bedeni zararlar açısından müvekkil şirketin sorumluluğunun şahıs başına azami poliçe teminatı limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, ... ...'in vefatı nedeni ile müvekkil şirketin poliçesinde teminat altına alınan tazminata yönelik, ayrıca ... ...'in mirasçıları tarafından müvekkil şirket aleyhine Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesine 2010/66 Esas sayılı dosya açıldığını ve dosyanın halen derdest olduğunu, bu sebeple huzurdaki dava ile birleştirilmesine karar verilmesini, davacı tarafın delillerinin kendilerine tebliğine karar verilmesini, davacı tarafın delillerinin tebliğine kadar esasa cevap verme ve mukabil delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, davayı kabul anlamına gelmemekle faiz talep edilmesinin yasal dayanağı olmadığını, müvekkil şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davasına mesnet etmiş olduğu elim kazanın meydana gelmesine sebebiyet verenin davalı müvekkilin değil ... sigortalı olduğunu, söz konusu kaza ile ilgili olarak açılan Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1460 Esas 2010/732 Karar sayılı dosyası ile yürütülmekte olan yargılamada müvekkilin tali, ... sigortalının asli kusurlu olarak belirlendiğini, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olan 2010/66 Esas sayılı dava dosyasında da kusur incelemesi yaptırıldığını, müvekkilin % 25, ... sigortalının ise % 75 oranında asli kusurlu addedildiğini, müvekkilinin ancak kusuru oranında sorumlu olacağını, ... sigortalının kusur oranına göre müvekkilin sorumluluğundan indirim yapılacağını, müvekkile ait olup kazaya karışmış olan aracın diğer davalı şirket tarafından sigortalandığını, davacı Kurum tarafından bağlanıldığı iddia edilen gelir miktarının sigorta poliçesinde belirlenmiş olan sorumluluk limiti dahilinde kalmakta olduğundan, dava nedeniyle ortaya çıkacak mali soruklulukta nihai olarak diğer davalı ... şirketine ait olacağını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2011 tarih, E. 2011/955, K. 2012/466 sayılı kararıyla; olay tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ilk fıkrası kapsamına göre üçüncü kişinin sadece kasdi fiilleri sonucu meydana gelen eylemlerden dolayı Kurumun rücu hakkının bulunduğu, taksirli fiillerden oluşan zararın rücuan tahsilinin kapsam dışında tutulduğu anlaşılmış olmakla, davacı tarafın talep hakkının bulunmadığının tespiti ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 17.04.2014 tarih ve E. 2014/7200, K. 2014/8995 sayılı kararında; Mahkemece, kazanın trafik iş kazası niteliğinde olup olmadığı, hak sahiplerine iş kazası ölüm geliri bağlanıp bağlanmadığı araştırılmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir, gereğine işaret edilerek söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2020 tarih, E.2014/1371, K.2020/757 sayılı kararı ile davacının davasının asıl ve birleşen davalar yönünden kısmen kabul kısmen reddine, 29.735,34-TL alacağın tahsilde tekerrür olmamak üzere; a)-Sorumluluk miktarları yönünden; -...’ın alacağın tamamından sorumlu tutulmak kaydıyla, -... ve HDİ Sigorta Şirketi’nin 13.238,93-TL’lik kısımdan sorumlu tutulmak kaydıyla, b)-Faiz yönünden; -Davalılar ... ve ...’ın Kurumun ödeme onay tarihinden itibaren, -Davalı HDİ Sigorta Şirketi’nin dava tarihinden itibaren, Sorumlu tutulması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -231,00-TL cenaze giderinin tahsilde tekerrür olmamak üzere; a)-... ve HDI Sigorta Şirketi’nin alacağın tamamından sorumlu tutulmak kaydıyla, c)-...’ın 173,40-TL’den sorumlu tutulmak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa ödeme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, -Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. C. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalılardan ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 22.03.2022 tarih ve E. 2022/1530, K. 2022/4065 sayılı kararında; Mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirtilen ve olaya ilişkin olarak alınan kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde kusur oran ve aidiyet hususunu, çelişkiyi de giderecek şekilde yeniden irdeleyen bilirkişi raporu alınarak, karar verilmesi gerekmektedir gereğine işaret edilerek söz konusu karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1)- Asıl ve birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine, 2)- Asıl davada daha önce hesaplanan ve ıslah edilen toplam 29.735,34-TL rücu edilebilir alacağın ... 'tan ödeme ve onay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, 3)- Birleşen davada sorumluluğu bulunan ... ile HDI Sigorta'nın dava açıldıktan sonra Kurumda yapılandırmaya gidip hesaplanan miktarı olan 11.514,04-TL 21.06.2023 tarihinde ödendiğinden ve dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 4)- Her ne kadar davacı taraf ödemenin dava açıldıktan sonra yapıldığı iddiasıyla yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmiş ise de yapılandırma kanunları gereği bu talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı ...Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili; kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verildiğini, 23 üncü madde kapsamında işveren davalının kusurundan indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigortalının kusurunun bulunmadığını, birleşen davada sorumluluğu bulunan davalı ... ve HDI Sigorta'nın dava açıldıktan sonra Kurumda yapılandırmaya gidip hesaplanan miktarı ödemiş olduklarından ve davanın konusuz kaldığından yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmediğini, oysa ki davanın açılmasına sebebiyet verildiğinden dava konusuz kalmış olsa dahi müvekkili Kurum lehine yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ...Ş vekili; davacı SGK'nın talep ettiği alacak, yargılama sürecinde, müvekkil HDI Sigorta A.Ş. tarafından, 7440 sayılı Kanun'la gelen yeniden yapılandırma neticesinde ödendiğini, 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun çerçevesinde SGK'ya ödeme yapılması neticesinde davanın konusuz kaldığını, İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmiş olmakla müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedildiğini, herhangi bir yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken buna ilişkin hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 21/1, 21/4 ve 23 üncü maddesi, 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı Kurum vekilinin tüm, davalı ...Ş. vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Birleşen davada dava konusu Kurum alacağının 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı ve yapılandırma bedelinin davalı ...Ş. tarafından yatırıldığı anlaşıldığından, anılan yasal düzenleme uyarınca taraflar lehine yargılama giderine, avukatlık ücretine ve fer'ilerine hükmedilmemesi, tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin de kendi üstlerinde bırakılması gerekir. Mahkemece hüküm fıkrasının 4 üncü maddesinde yapılandırma yapılması nedeniyle davalılar ... ve HDİ Sigorta Şirketi aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği belirtilmiş ise de, hükmün tavzihen düzeltilen 6 ncı maddesinde yargılama giderinin "davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak" denilmek suretiyle çelişki oluşturulduğu anlaşılmıştır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesi hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı Kurum vekilinin tüm, davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinde yer alan “davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak” cümlesinin silinerek yerine, "davalı ...'tan alınarak" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8476, K. 2024/9769, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8476-e-2024-9769-k-20eda821b1c0