Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8372 E. 2024/10137 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8372
Karar No
2024/10137
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/755 E., 2024/558 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/205 E., 2021/153 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ... adlı adi şirkette mermer atölyesinde 2015 yılı Ocak ayı ile 2016 yılı Kasım ayınnın sonuna kadar aralıksız çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinin dördüncü ve beşinci paragraflarında "Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların, otuz günden az çalıştıklarını ispatlayan belgelerin işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesine eklenmesi şarttır. Kurumca belirtilen işyerlerinde bu şart aranmaz." denildiğini, kanun maddesinin devamında ay içerisinde 30 günden az çalışması bulunan işçilere ait prim ve hizmet belgelerinin içeriğinin SGK'ya verilmesi gerektiğini, ayrıca bu belgelerin muhteviyatının SGK tarafından incelenip eğer geçerli değilse kurumca resen düzenlenmekte ve eksik prim buna göre tahsil edildiğini, davalının mesleki faaliyetinin inşaat sektörü üzerine olduğunu, inşaat sektöründe sürekli yoğun bir iş olmadığı için davalının işçi ihtiyacı zaman zaman değişkenlik gösterdiğini, bu nedenle iş yerinde çalışan her işçi ile dönemlik iş akdi inikad edildiğini ve bu akitlerin çoğunun sözlü olduğunu, davalının yanında 10 dan az işçi çalıştığından dolayı ise davalının SGK'ya ek 10 form verme lüzumu görmediğini, sadece işçilerin çalıştıkları kadar primi Kuruma yatırdığını, bu nedenle davalının ek 10 form verilmediğini ispat yükümlülüğü bulunmadığını, davacının ay içerisinde 30 tam gün çalıştığını ispat etmek zorunluluğu bulunduğunu beyan etmiştir. 2.Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarına göre davacının, davalıya ait 1054693 sicil numaralı iş yerinde 12.06.2015 tarihinden, 15.05.2016 tarihine kadar aralıklı olarak çalıştığı ve çalışma sürelerinin düzenli olarak kuruma bildirildiğinin görüldüğünü, kuruma bildirilen günlerin tespitinde hukuki yarar bulunmadığını, kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının, kurumun 1114605.027 sicil sayılı dosyasında işlem gören davalı işyerinde, 15.05.2015-22.09.2016 tarihleri arasında, Kuruma bildirilen günler haricinde 231 gün daha hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, alınan bilirkişi raporundan sonra mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmayıp bilirkişi raporunun esas alındığını, davacı tarafın tüm çalışmalarının kurumlarına bildirilmiş olup primlerinin düzenli olarak yatırıldığını, Mahkemece dinlenen tanıkların davalı müvekkili yanında herhangi bir çalışmasının olmadığını bildirdiklerini Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın eksik inceleme ve araştırma sonucunda verilmiş olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, cevap dilekçelerinde Kurum kayıtlarına göre davacının, davalıya ait 1054693 sicil numaralı iş yerinde 12.06.2015 tarihinden, 15.05.2016 tarihine kadar aralıklı olarak çalıştığı ve çalışma sürelerinin düzenli olarak Kuruma bildirildiğinin görüldüğünü, kuruma bildirilen günlerin tespitinde hukuki yarar bulunmadığını, Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yine aynı beyanlarını istinaf dilekçelerinde tekrarlayıp mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra karar verilmesini, davacının davalı işverene ait iş yerinde Kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit ve belge bulunmadığı için davanın reddine karar verilmesini beyan ederek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8372, K. 2024/10137, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8372-e-2024-10137-k-46fa6dc3a040