Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8022 E. 2024/9730 K. – Sigorta Başlang
Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8022
- Karar No
- 2024/9730
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Başlangıcının Tespiti
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/756 E., 2024/839 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/151 E., 2024/44 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sigorta başlangıcının 15.05.1999 tarihi olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın ret gerekçesi olarak neredeyse hiçbir hukuki gerekçeye dayanılmadığını, dosya kapsamında bulunan 12.11.1999 tarihli işe giriş bildirgesi ve Yargıtayın hak düşürücü süreye ilişkin vermiş olduğu kararlar birlikte gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu kararın hukuk güvenliğini ve adil yargılanma hakkını ihlal eder nitelikte olduğunu, müvekkilinin sosyal güvenlik hakkının ihlal edildiğinin açıkça ortada olduğunu, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde işverence verilecek belgelerin düzenlendiğini, Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması hâlinde artık Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrasında yer alan hak düşürücü süreden söz edilemeyeceğini, bu kabul şeklinin temelinde yatan nedenin hiç bildirim yapılmayan sigortalılarla, kısmi bildirim yapılan sigortalıların aynı hukuksal statüye tabi tutulmalarının hukuka ve hakkaniyete aykırı olması olduğunu, müvekkili davacının işe giriş bildirimi her ne kadar 12.11.1999 tarihinde yapılmışsa da müvekkilinin 15.05.1999 tarihinden bahsi geçen tarihe kadar aralıksız olarak işyerinde çalıştığını, bu durumda 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmış olma şartının işbu dava bakımından uygulama bulmayacağında şüphe bulunmayacağını, istinaf başvurusuna konu karar ile kararın dayanağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/224 Esas ve 2023/265 Karar numaralı kararının müvekkilinin adil yargılanma hakkını, hak arama hürriyetini, hukuk güvenliği ilkesini, sosyal güvenlik hakkını ihlal eder nitelikte olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü süreyi kesen bir durumun mevcut olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespitine lişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 ve 108 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.