Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7794 E. 2024/10817 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7794
- Karar No
- 2024/10817
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2721 E., 2024/584 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya İş Mahkemesi SAYISI : 2020/3 E., 2022/489 K. Taraflar arasındaki asıl ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve borçlu olmadığının tespiti, birleşen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Davacı birleşen davada davalı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacının 09.09.2016 tarihinde eşinden boşandığını, ... babası ... ’tan yetim aylığı aldığını, Kurum denetmen raporuna istinaden eski eşiyle boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşadıkları gerekçesiyle aylığının kesilerek tarafına borç çıkarıldığını, oysa ki tarafların boşanma gerçekleşmeden önce zaten ayrı yaşadıklarını, boşanmanın gerçek ve fiili evliliği sona erdiren bir boşanma olduğunu, başka hiç bir sosyal güvencesi ve geliri olmayan davacının aylığının kesilmesinin ciddi bir şekilde mağduriyetine sebep olduğunu ileri sürerek, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren ödenmesine ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı birleşen davada davacı SGK Başkanlığı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; yersiz ödemeler nedeniyle Kurum zararı olan 26.742,30 TL maaş ödemesi ve 1.500,00 TL tutarında bayram ikramiyesinin davalıdan tahsilinin gerektiğinden işbu dosyanın 2020/3 Esas sayılı dava dosyası ile aralarındaki bağlantı nedeniyle birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı birleşen davacı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum denetmen raporu, tanık beyanları, davacının ve eski eşinin MERNİS kayıtları, seçmen kayıtları, kurum, kuruluş ve bankalara verilen adres kayıtları, MEDULA ve aile hekimliği kayıtları, GSM operatör kayıtları, abonelik kayıtları, kolluk araştırma tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, davacı ve eski eşinin boşanma tarihleri olan 03.10.2016 tarihinden sonra da fiilen bir arada yaşadıkları anlaşıldığından, 1-Asıl davanın reddine, 2-Birleşen davanın kabulü ile 26.742,30-TL yersiz ödenen aylık ve 1.500,00 TL bayram ikramiyesi olmak üzere toplam 28.242,30 TL'nin her biri aylık ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlamak üzere ay be ay değişen oranlarda yasal faiz üzerinden davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, lehe delillerin toplanmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, birlikte yaşama iddiasının somut ve yeterli delillerle ispatlanamadığı gibi dinlenen kamu tanıklarının çelişkili beyanlarda bulunduğunu, davacının muvazaa kastı olsa idi babasının vefatından hemen sonra boşanarak Kuruma başvurabileceğini, 3 yıl beklemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı birleşen davada davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl davada ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve borçlu olmadığının tespiti, birleşen davada alacak istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.