Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7667 E. 2024/9688 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7667
Karar No
2024/9688
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3130 E., 2024/496 K. DAVA TARİHİ : 26.01.2022 KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/42 E., 2022/264 K. Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 31.08.2001 tarihli işe giriş bildirgesi ile 04.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında kayıt ve tescilinin yapıldığını, 14.03.1996 tarihinde başlayan vergi kaydı ve oda kaydına istinaden kayıt ve tescilinin yapılması taleplerinin Kurumca reddedildiğini ileri sürerek, davacının kendi nam ve hesabına sürekli ve bağımsız çalıştığı sabit olduğundan 14.03.1996 tarihli vergi kaydı ve 19.03.1996 tarihli oda kaydına istinaden 14.03.1996 – 04.10.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Somut olayda, 4956 sayılı Kanun'un 47 nci maddesiyle, Bağ-Kur Kanun'una eklenen Geçici 18 inci maddesine göre; “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15 inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir” hükümleri ve Kanunun Geçici 8 inci maddesinde belirtilen "yazılı başvuru" şartı, şekil şartı olmayıp, sigortalının, 01.10.2008 tarihi öncesi döneme ilişkin vergiye kayıtlı olduğu süreyi, Kanun'da belirtilen 6 aylık sürede, Kuruma başvurarak veya borçlanmaya ilişkin prim ödeyerek, borçlanma iradesini ortaya koymasının yasadan yararlanmak için yeterli sayıldığı, anılan Kanun'da belirtilen 6 aylık sürenin geçmesinden sonra, 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin sürenin, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının 1996-2006 yılları arasındaki vergi kaydı ve Esnaf Odası kaydı sebebiyle talep konusu dönemde sigortalı sayılması gerektiğini, itirazlarının dikkate alınmadığını, Kurum işleminin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, tüm istinaf sebeplerinin İlk Derece Mahkemesince usul ve yasaya uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmasına göre yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 24 ve 25 nci maddeleri, geçici 18 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un geçici 8 inci maddesi. 3.Değerlendirme 1.İnceleme konusu eldeki davada, 14.03.1996 – 29.03.2006 tarihleri arasında vergi kaydı bulunan davacının 14.03.1996 – 04.10.2000 tarihleri arasında tespit talebinde bulunduğu, 31.08.2001 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden Bağ-Kur işe giriş bildirgesine istinaden 04.10.2000 tarihinden itibaren kayıt ve tescilinin yapıldığı, bu tarihten sonraki dönem için 677,98 TL borç tahakkuk ettirilen davacının borçlarını yapılandırarak 05.09.2001-31.03.2003 tarihleri arasında ödediği, Mahkemece 02.08.2003 tarihinden önce dava konusu talebe ilişkin Kuruma yapılmış başvuru, prim ödemesi bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2.Bazı maddeleri dışında (01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunla) mülga 1479 sayılı Kanun'da 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesine paralel nitelikte bir düzenleme bulunmadığı için kural olarak hizmet tespiti davası açılmasının mümkün olmadığını dikkate alan kanun koyucu, sigortalılık niteliğini taşıdıkları halde Kuruma tescil edilmemiş kişilere zaman zaman tescil imkânı tanınmış ve ayrıca istek halinde primi ödenmek şartıyla geçmişteki çalışmaların değerlendirilmesi sağlanmıştır. 3.Bu amaçla ilk defa 2654 sayılı Kanun ile 1972 – 1982 yılları arasındaki vergiye kayıtlı süreler için borçlanma imkânı getirilmiş (ek geçici 13 üncü madde) ve daha sonra çıkarılan 3165 sayılı Kanun ile 2654 sayılı Kanun'da öngörülen başvuru süresi uzatılmıştır. 4.Daha sonra bu kapsamda 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 1 inci maddesi ile kayıt ve tescilsiz sigortalılara 04.10.2000 tarihinden itibaren yeniden tescil imkânı getirilmiş, ancak söz konusu Kanun Hükmünde Kararname Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Devamında 02.08.2003 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun’un 47 nci maddesi ile 1479 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 18 inci maddede “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982 - 04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15 inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. 5.Somut olayda, davacının 02.08.2003 tarihinden önce 31.08.2001 tarihinde Kuruma intikal eden başvurusu bulunduğundan, dosya kapsamına göre 14.03.1996 – 04.10.2000 tarihleri arasında vergi kaydı bulunduğu anlaşılan davacı yönünden bu tarihler yönünden kabul kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7667, K. 2024/9688, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7667-e-2024-9688-k-9088de22bddd