Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7660 E. 2025/1885 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7660
Karar No
2025/1885
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/766 E., 2024/842 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/278 E., 2021/487 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, SGK Başkanlığının 10.12.2019 tarihli kararında 13.09.1993 tarihinde alınan sigorta sicil numarasının çıraklı ve staj primleri kısa vadeli sigorta pirimi olduğundan emeklilik hesabında dikkate alınmadığın bildirildiğini, müvekkilin 13.09.1993 tarihide 22250507 sigorta sicil no ile samsun çıraklı eğitimi merkezi nezdinde çıraklı olarak çalışmaya başladığını 1996 yılına kadar devam ettiğinin çocuk genç ya da normal işçilerinin bir günlüğüne dahi olsa herhangi bir iş yerinde çalışmaya başlaması halinde SGK kapsamında alınması mecburi olduğunu, 16 yaşlara erişmiş mesleki eğitim ve öğretiminde haftanın ortalama üç gününü iş yerinde çalışarak geçiren çırak ya da stajyerin çalışmasının sadece iş kazası meslek hastalığı açısından kabul edilmesi emeklilik açısından kabul edilmemesi hukuksal olarak hak kayıplarına yol açtığını belirterek davalı kurumun 10.12.2019 tarihli kararının iptali ile davacının emekliliğe esas ilk tescil tarihinin çıraklık kaydının bulunduğu 13.09.1993 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 3/II(B) bendine göre özel kanunda nitelikleri belirtilen çırakların çıraklık devresi sayılan süre içerisinde malullük, yaşlılık, ölüm sigortaları hükümlerine tabi olamayacakları ve bu hükmün sonucu belirtilen sürelerin sözü edilen Kanun'un 108. maddesinde de gösterilen sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini hükme bağlandığını, dava konusu olayda, davacının sözü edilen tarihte çırak olarak çalıştığı ve mesleki bilgi ve görgüsünü artırmak için davalı kuruluşta eğitime tabi tutulduğu açıkça belli olduğunu, mahkemenin belirtilen maddi ve hukuksal olguları dikkate almaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olduğunu, usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının 13.09.1993 tarihindeki 54361 iş yeri sicil numaralı iş yerindeki çalışmasının emekliliğe esas ilk tescil tarihi olarak kurumca sigortalı olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile davacının ....iş yeri sicil numaralı iş yerinde 13.09.1993 tarihinde hizmet akdi ile çalıştığının tespiti ile bu 1 günlük sürenin davacının prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edilmesine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.09.1997 olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin16.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...davacı adına 13.09.1993 tarihinde dava dışı Samsun .... Eğitim Merkezinin .... sicil no.lu iş yerinden işe giriş bildirgesinin verildiği, 336 sicil no.lu işyerinin 01.01.1987-25.05.2010 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, Kurum tarafından anılan işyerinin 13.09.1993-1996 arasında uzun vadeli sigorta kolları kapsamında çalışanı olmadığından dönem bordrosu düzenlenmediğinin de Kurum tarafından bildirildiği, 01.09.1979 doğumlu davacının dava konusu dönemde 14 yaşında olduğu ve anılan Eğitim Merkezinin mahkemeye verdiği müzekkere cevabına göre davacının 13.09.1993 tarihinde tornacılık dalında giriş kaydının bulunduğu, 01.06.1997 tarihinde mezun olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Yukarıdaki bilgiler ışığı altında 01.09.1979 doğumlu olan ve dava konusu dönemin başında 14 yaşında olan davacının, Samsun Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğünden işe giriş bildirgesinin verilmiş olması, 13.09.1993 - 01.06.1997 arası tornacılık alanında eğitim görmesi, sigorta başlangıcı olarak talepte bulunduğu 13.09.1993 tarihinde çırak olduğu belirgin bulunduğundan tüm sigorta kollarına tabi bir çalışmanın varlığının kabulü mümkün değilken davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle, bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bozma ilamında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere yukarıdaki bilgiler ışığı altında 01.09.1979 doğumlu olan ve dava konusu dönemin başında 14 yaşında olan davacının, Samsun .... Eğitim Merkezi Müdürlüğünden işe giriş bildirgesinin verilmiş olması, 13.09.1993 - 01.06.1997 arası tornacılık alanında eğitim görmesi, sigorta başlangıcı olarak talepte bulunduğu 13.09.1993 tarihinde çırak olduğu belirgin bulunduğundan tüm sigorta kollarına tabi bir çalışmanın varlığının kabulü mümkün olmadığından..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulünün gerektiğinden bahisle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7660, K. 2025/1885, T. 12.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7660-e-2025-1885-k-7a4b2f6d4e17