Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7652 E. 2024/8464 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7652
- Karar No
- 2024/8464
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/934 E., 2024/904 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/155 E., 2023/348 K.
Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Leyla Kaya tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait iş yerinde çalışmakta iken 02.04.2021 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu malul kaldığını ileri sürerek dava konusu olayın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, iş veren tarafından bildirim yapılmadığını ve davalı Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... Geri Dönüşüm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin usulüne uygun tebliğe rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmalara katılmadıkları anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı iş kazası ile ilgili Kuruma başvurusunu yapmış olup her ne kadar tahkikat sonucunu beklemeden dava açtığı anlaşılsa da davacı tarafından Zonguldak 3. İş Mahkemesine açtığı tazminat davasında 2022/22 Esas sayılı dosyasında 15.06.2023 tarihli 4 no.lu celse de davacı vekiline sigortalılığın ve iş kazasının tespiti için dava açmak üzere iki hafta kesin süre verilmesine karar verildiği davacının bu kesin verilen mahkeme ara kararına istinaden davayı açtığı için davayı açmakta haklı görülmüş fakat diğer taraftan davalı Kurum açısından Kurumun iş kazasına ilişkin tahkikat işlemlerine başladığı fakat tahkikata yönelik işlemler devam ettiğinden ve tahkikat sonuçlanmadığından dolayı davalı Kurum dava açmaya sebebiyet vermediği anlaşılmış olup her iki taraf lehine veya aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiş olup yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle davacının davasının konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili; Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, kararın usule ve kanuna aykırı olduğunu, vekalet ücreti hükmünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyanın incelenmesinde davacının Kuruma 7 Mart 2022 tarihinde başvurarak 02.04.2021 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitini talep etmek suretiyle Kuruma başvuru şartının yerine getirildiği, davanın açılış şeklinde usule aykırı bir durum bulunmadığı, davacının çalıştığı işyerinin Zonguldak'ta bulunması nedeniyle Mahkemenin yetkili olduğu, Kurum tarafından kanunda belirlenen altmış günlük süreden sonra 11.10.2023 tarihli denetim raporuyla meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verildiği, bu halde Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmemesinde bir hata bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurumun istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 59 uncu, 297 nci ve 343 ilâ 371 inci maddeleri.
2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 59 uncu maddesi; “(1) Maddi hukuka göre bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır.” hükmü,
3. 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında iş kazası, “a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c)-Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d)-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e)-Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Ne var ki dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması ve uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekir.
Somut olayda, davacının davalılara karşı 03.07.2023 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespiti talepli olarak açtığı davada, Mahkemece, davalılardan Kurum tarafından olay nedeniyle yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 11.10.2023 tarihli raporuyla olayın iş kazası olduğunun kabul edilmesi nedeniyle yazılı şekilde davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmiş ise de aslen Kurumca yapılan denetim sonrasında alınan kararın tek taraflı ve sadece davalı ... bağlayıcı olduğu, diğer davalı bakımından da olayın nasıl olduğu ve 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde belirlenen şartları taşıyıp taşımadığı ve iş kazası olup olmadığı hususunun belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2023 tarih ve 2022/10-287 Esas ve 2023/83 Karar sayılı hükmü de bu yöndedir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.