Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7633 E. 2024/9399 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7633
Karar No
2024/9399
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/129 E., 2023/400 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen yargılamanın yenilenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının farklı sosyal güvenlik kurumlarında hizmet verdiğini, 01.01.1974 tarihinde ... numara ile Bağ-Kur Genel Müdürlüğüne kayıt yaptırdığını, 2006 yılında prim borçlarının yapılandırılmasından yararlanmak için Bağ-Kur Antalya İl Müdürlüğüne müracaat ettiğini, ... Bağ-Kur numarasına ilişkin bor ekstresini almak için yaptığı başvuru "bildirge kaydı bulunmadı" diye cevaplandırıldığını, Bağ-Kur İl Müdürlüğü bilgisayarında bu numara ile yapılan ödemelerle ilgili alınan çıktıda Ek-1 de sunulan ödeme listesi çıktığını, ancak bu numara ile davacının ilişkilendirilmediğini ve Bağ-Kur dosyasının bir türlü bulunmadığını, bu arada dosya bulunamazsa hak kaybına uğramamak için yeniden müracaat ettiğini, 1245822122 numara ile yeni bir kayıt yaptırdığını ve o numaraya prim ödemeye devam ettiği, bunun üzerine yargılamanın iadesini istedikleri 2006/509 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, bu davada ... numarası ile kayıtlı olduğu Bağ-Kur dosyasından borçların yapılandırmasını ve hizmet süresinin tespiti ile emeklilik hakkının verilmesini talep ettiğini, söz konusu davada Bağ-Kur dosyasının bulunamadığı ve ... Bağ-Kur numarasına yapılan ödemelerin davacıya ait olduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddedildiğini, Mahkeme kararının kesinleştiğini, davacının işyerinde çıkan bir yangın nedeniyle dosya ve evraklarının yandığını, söndürme sonucu artan tüm evraklarda o tarihte davacının yanında çalışan elemanı tarafından bir depoya kaldırıldığını, yargılama aşamasında mevcudiyeti davacı tarafından bilinmeyen ve kesinleşmiş davadaki karar sonucunu değiştirecek nitelikteki noter tasdikli fotokopisi Ek-2 de sunulan ve aslı mevcut 31.12.1981 tarihli 01.01.1974 - 1981'e kadarki prim bedeli olarak 15.040 TL ve 1981 yılı prim bedeli olarak da 11.960 TL toplam 27.000 TL ödendiğine ilişkin belgenin daha sonra depoya kaldırılan belgeler içinde elemanı tarafından bulunduğunu, bu belgedeki miktarla yargılamanın yenilenmesi istenen davadaki Bağ-Kur bilgisayar çıktısındaki miktarlar ve Bağ-Kur numarasının aynı olduğunu, yargılama aşamasında bu belge bulunabilmiş olsaydı davanın reddedilmeyeceğini, zira Bağ-Kur Müdürlüğünün kendi ihmali sonucu dosyanın kaybolmuş olması nedeniyle kanıtlamayan dava, davalı Kurumun resmi belgesi olan 24130 numaralı tahsilat makbuzu ile kanıtlanmış olacağını, davalının kendi kusuru nedeniyle kaybolan dosya nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen hakların verilmesi için Kuruma müracaatlarının sonuçsuz kaldığını ileri sürerek; yargılamanın iadesi isteminin kabulüne, davanın reddi kararının ortadan kaldırılmasına, ... Bağ-Kur numarasına yapılan ödemelerin davalıya ait olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının hiçbir somut delile bağlanmadığını, prim ödemesiyle ilgili hiçbir belgesinin olmadığını, ödeme listesi diye sunulan belgenin Bağ-Kur bilgisayarından alınmış bir çıktıdan ibaret olduğunu, bu ödemelerin davacının ödediğine dair bir bilgi ya da belge bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.06.2016 tarih, 2015/465 Esas - 2016/318 Esas- Karar sayılı kararıyla; davacı tarafça yargılanmanın yenilenmesi talebiyle sunulan belgelerin yargılama sırasında elinde olmayan nedenlerle sunulamadığı hususunu ispatlayamadığından, yargılanmasının yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24.04.2019 tarihli ve 2016/18759 Esas, 2019/3824 Karar sayılı bozma kararında; tüm dosya kapsamından; davacının 29.06.2006 tarihinde 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığı ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemli dava açtığı, Antalya 2. İş Mahkemesinde görülen yargılama sonucunda 2008/509 E. - 2008/490 K. sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, bu kararın da Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 08.06.2010 tarihli 2009/3266 E. - 2010/8290 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği; işbu dava ile de davacının iş yerinde çıkan yangın nedeniyle dosya ve evrakların yandığı, söndürme sonucu artan tüm evrakların da o tarihte davacının yanında çalışan elemanı tarafından depoya kaldırılmış olduğunu, yargılama aşamasında mevcudiyeti davacı tarafından bilinmeyen ve kesinleşmiş davadaki sonucu değiştirecek nitelikteki 31.12.1981 tarihli 01.01.1974-1981'e kadarki prim bedeli olarak 15.040 TL, ve 1981 yılı prim bedeli olarak da 11.960 TL olmak üzere toplam 27.000 TL.nin ödendiğine ilişkin belgenin depoya kaldırılan belgeler arasında bulunduğu belirtilerek, yargılamanın yenilenmesi ile kesinleşen davada reddedilen talebi olan, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığı ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istediği eldeki davada; Mahkemece, davacı tarafça yargılamanın yenilenmesi talebiyle sunulan belgelerin yargılama sırasında elinde olmayan nedenlerle sunulamadığı hususu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, öncelikle davacı tarafından sunulan "31.12.1981 tarihli 01.01.1974-1981'e kadarki prim bedeli olarak 15.040 TL, ve 1981 yılı prim bedeli olarak da 11.960 TL olmak üzere toplam 27.000 TL.nin ödendiğine ilişkin noter onaylı belgenin" yargılama aşamasında ibraz edilememesi hususunun irdelenmesi gerekir. Bu koşulların varlığı halinde ise, işbu belgenin sıhhati Kurum ve Banka nezdinde yapılacak yazışmalarla belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile bozma ilamı uyarınca Kuruma ve ilgili bankaya yazı yazılmış ise de Vakıfbank tarafından, 10 yıllık saklama süresi dolduğundan herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, Kurum tarafından ise ödemelerin ... numaralı Bağ-Kur numarasında Kurum kayıtlarına girdiği, ödemenin kim tarafından yapıldığının tespitinin mümkün olmadığı bildirilmiştir. 31.12.1981 gün ve D/24130 seri numaralı Bağ-Kur Genel Müdürlüğü makbuzuna göre, 01.01.1974-1981 kadar 15.040; 1981 ayları 11.960 ... ... açıklamalı 27.000,00 TL prim ödemesi tutarının Vakıfbank Antalya Şubesince tahsil edildiği, bu ödemelerin yapıldığı ... Bağ-Kur numarasının davacıya ait olduğu, bu bağlamda 0202304047 sicil numarası için; 31.12.1981 tarihinde 27.000,00 TL, 14.04.1992 tarihinde 1.200.000,00 TL, 15.06.1992 tarihinde 1.200.000,00 TL, 17.08.1992 tarihinde 1.200.000,00 TL,14.10.1992 tarihinde 1.200.000,00 TL prim ödemesi yapılmış olduğundan, söz konusu bu ödemelerin tamamının davacıya ait olduğunun kabulü gerekmiştir. Kuruma yazı yazılarak, söz konusu ödemeler dikkate alınarak, davacının emekliliğe hak kazandığı tarihin tespiti ile Mahkemeye bilgi verilmesi istenmiş, davalı Kurum tarafından verilen 15.11.2023 tarihli müzekkere cevabında; sigortalının 01.09.1977-31.05.2012 arası kesintisiz vergi kaydı bulunduğundan durum anılan yasalar kapsamında değerlendirilerek 30.04.2008 öncesi ödenmemiş günleri 5510 ek/17 inci madde gereği silindiğinde 4/1-b sigortalılık süreleri 31.12.1981-30.11.1993 (19 koduyla terk) 4289 gün Bağ-Kur, 578 gün SSK, 1080 gün Emekli Sandığı olmak üzere toplam 5947 günü olmakta ve 58 yaş 5400 gün şartını sağlamakta, fakat vergi kaydı devam ettiğinden 01.05.2008 itibariyle Bağ-Kur kaydının yeniden aktif ... getirilmesiyle 01.05.2008-31.05.2012 arasına yeniden prim borcu oluşmakta, dolayısıyla bu tarih itibariyle prim borcundan dolayı maaşa hak kazanamamaktadır. Ancak sigortalının durumu yukarıda belirtilen 5510 sayılı Kanun'a 6645 sayılı Kanun'la eklenen ek/63 üncü maddesi kapsamında değerlendirildiğinde; 01.05.2008-31.05.2012 arası Bağ-Kur süresine ilişkin borçlarının 5510 sayılı Kanun'a 6645 sayılı Kanun'la eklenen ek/63 üncü maddesi gereği Kurumca re'sen silindiği tarih olan 01.08.2015 günü itibariyle; 31.12.1981-30.11.1993 (19 koduyla terk) 4289 gün Bağ-Kur + 01.05.2008-31.05.2008 (63 koduyla terk) 30 gün + 578 gün SSK + (25.01.2013-31.07.2015 arası kesintisiz yatmış) 907 gün SSK + 1080 gün Emekli Sandığı olmak üzere toplam 6884 günü bulunmakta ve 01.08.2015 günü itibariyle prim borcu da bulunmadığından 58 yaş 5400 gün koşulundan yaşlılık aylığına hak kazanmakta olduğu bildirilmekle; davanın kabulü ile 31.12.1981 tarihinde 27.000,00 TL, 14.04.1992 tarihinde 1.200.000,00 TL, 15.06.1992 tarihinde 1.200.000,00 TL, 17.08.1992 tarihinde 1.200.000,00 TL, 14.10.1992 tarihinde 1.200.000,00 TL prim ödemelerinin ... Bağ-Kur numaralı davacı (... T.C.) ...'a ait olduğunun tespitine, davacının 01.08.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; davacının tahsis talebi olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 375 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ç) bendi ile 1479 sayılı Kanun 3. Değerlendirme Dosya kapsamına göre, Mahkemece bozma kararına uyularak HMK.'nın 375 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendi gereği yargılamanın iadesi nedeni sabit görüldüğü halde, Mahkemece bozma sonrası hüküm kısmında, HMK.'nın 380/1 inci maddesi gereğince, Mahkemenin 02.12.2008 tarihli ve 2008/509 Esas 2008/490 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılması ile davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozma sebebidir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Mahkeme kararında hükmün ilk paragrafının hükümden çıkarılarak yerine, “Antalya 2. İş Mahkemesinin 02.12.2008 tarihli ve 2008/509 Esas 2008/490 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılması ile davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine; davanın kabulü ile 31.12.1981 tarihinde 27.000,00 TL, 14.04.1992 tarihinde 1.200.000,00 TL, 15.06.1992 tarihinde 1.200.000,00 TL, 17.08.1992 tarihinde 1.200.000,00 TL, 14.10.1992 tarihinde 1.200.000,00 TL prim ödemelerinin ... Bağ-Kur numaralı davacı (... T.C.) ...'a ait olduğunun tespitine, davacının 01.08.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine,” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7633, K. 2024/9399, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7633-e-2024-9399-k-510a970d79e8