Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7625 E. 2024/9388 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7625
Karar No
2024/9388
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1329 E., 2023/2632 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/190 E., 2021/665 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının ...'un işlettiği ...kar Sokak No:... adresindeki otoparkta 05.01.2009-30.03.2013 tarihleri arasında vale, otoparkçı olarak aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davadaki sıfatının davalı değil ihbar olunan olduğunu ve bu sebeple davanın husumet yönüyle reddinin gerektiğini, açılmış olunan davanın SGK'ya yöneltilmesinde davacı tarafın hukuki bir yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı otopark işletmeciliği işyerinin 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı ve 31.07.2013 tarihinde sigortalı bildirimi olmaması sebebiyle Kanun kapsamından çıkartıldığı, davacının ve tanık ...'in belli bir süre davalının bu işyeri üzerinden sigorta bildirimi yapıldığı, davacı tanığı ..., davacının davalıya ait işyerinde 2009 yılından 2013 yılına kadar çalıştığını, tanık ... davacının 2013 yılında kendi apartmanlarında çalışmaya başladığını bunun öncesinde davalıya ait işyerinde çalıştığını, davacı tanığı ... 2012 yılı Haziran ayında apartmana taşındığını ve davacının o tarihte davalı işyerinde çalıştığını, kamu tanığı ...'in davacının 2009 yılında kendisinden 3-5 ay sonra işe başladığını söylese de de bu tanığın halen işyerinde çalıştığını beyan ettiği, komşu işyeri çalışanı olan tanık ... davacının 2008 yılı sonunda davalının işyerinde çalışmaya başladığını, diğer komşu işyeri sahibi olan ...'ın davacının 2009 yılında işe başladığını, komşu apartmanda kapıcılık yapan tanık ...'nün davacının 2009 yılında işe başladığını beyan ettikleri anlaşıldığından, davacının davalı işveren nezdinde ilk olarak 05.01.2009 tarihinde çalışmaya başladığı iddiasının kabul edilmesi gerektiği, halen işyerinde çalışan kamu tanığı Levent'in dışındaki tanıkların tamamının davacının tam süreli çalıştığını beyan ettiği, davalının işyerine komşu tanıkların davacının çalışma süresini bilebileceklerinin kabulü gerektiği, davacının sigorartasının yatırılmaya başlanıldığı 11.12.2012 ile 15.03.2013 tarihleri arasındaki sigortası eksik yatırılan günlerde de iş yerinde çalışmaya devam ettiğinin tanık beyanları ile de sabit olduğu, iş akdinin feshedildiği 15.03.2013 tarihinden sonraki çalışmasının ise ispatlanamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının davasının kısmen kabulü ile davacının davalı işveren nezdinde 05.01.2009 ile 30.01.2013 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile bu tarihler arasına denk gelen 11.12.2012 - 17.12.2012 ile 31.01.2013 - 15.03.2013 tarihleri arası talebi hakkında ise bu tarihlerdeki sigortasının zaten yapılmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının 16.03.2013 ile 30.03.2013 tarihleri arası hizmet tespiti talebinin ise ispatlanamadığı anlaşıldığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının çalışmalarının kesintisiz olmadığını, zaman zaman yevmiye karşılığı çalıştığını, bordro tanığının beyanlarının hükme esas alınmadığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini beyanla Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, ... sicil numaralı işyerinin 11.12.2012 tarihinde davalı adına otopark işletmeciliği işinden yasa kapsamına alındığı, 31.07.2013 tarihinde sigortalı bildirimi olmaması sebebiyle kanun kapsamından çıkarıldığı, davacının davalı işyerinden 11.12.2012-17.12.2012 ve 31.01.2013-15.03.2013 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, davacıdan başka bildirimi yapılan bir sigortalının daha bulunduğu, her ne kadar bordro tanığı davalı işyerinde part-time çalışıldığından söz etmiş ise de komşu işyeri tanıklarının birbirini doğrulayan beyanlarından davacının tespitine karar verilen tarihlerde davalı işyerinde tam zamanlı olacak şekilde çalıştığı anlaşıldığından davalı ... ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının ...'un işlettiği otoparkta 05.01.2009-30.03.2013 tarihleri arasında vale, otoparkçı olarak aralıksız çalıştığının tespitini istemiştir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2.5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7625, K. 2024/9388, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7625-e-2024-9388-k-370865ced1c8