Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7344 E. 2024/8917 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7344
- Karar No
- 2024/8917
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1518 E., 2023/547 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/579 E., 2022/169 K. Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile davacıya vefat eden babasından ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının babası ...’in 1963 yılında, annesi ...’in ise 2009 yılında vefat ettiğini, davacının yetim aylığı bağlanması için Kuruma yaptığı müracaatın ... ...'in askerlik süresinin 720 gün esas alınarak yeter gün sayısına ulaşmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, ... ...’in iki yıl askerlik yaptığını, bir yılın 12 ay olduğunu, bu aylar içinde 31 gün çeken aylar olduğunu, bu nedenle bir yılın 365 gün olarak hesaplandığını, iki yıl askerlik süresinin 730 gün olduğunu ileri sürerek, ... ...’in askerlik hizmetinin 730 gün olarak tespiti ile 730 gün üzerinden prim ödenerek davacıya ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ... eşinden dolayı 01.09.2020 tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlandığını, 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince hem eşinden hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığı hak kazananlara tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından aylık bağlanacağının hüküm altına alındığını, bu nedenle davacının babasından dolayı ölüm aylığı almasının 5510 sayılı Kanun'a göre mümkün olmadığını belirterek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Yapılan yargılama, toplanan deliller ve emsal Yargıtay kararları göz önüne alınarak, müteveffanın askerlik süresinin 730 gün olarak kabulünün gerektiği, davacıya bu doğrultuda askerlik borçlanma bedelinin tamamını yatırmak üzere süre verildiği, davacı tarafça borçlanma bedelinin 28.04.2022 tarihinde ödendiği anlaşılmakla, davanın kabulü ile davacıya borçlanma bedelinin ödendiği 28.04.2022 tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2022 tarihinden itibaren murisi ...'a ilişkin ölüm aylığının ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiş, 30.09.2022 tarihli tashih şerhiyle ''Davacıya borçlanma bedelinin ödendiği 28.04.2022 tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2022 tarihinden itibaren murisi ...'e ilişkin ölüm aylığının ödenmesi gerektiğinin tespitine'' şeklinde hükmün tashihine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı verildiğini belirterek, kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen kararın, dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği anlaşıldığından, istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile davacıya vefat eden babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. 3.Değerlendirme 1.İnceleme konusu eldeki davada, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan eşinin 09.08.2020 tarihinde vefatı üzerine 4/b ölüm aylığı bağlandığı, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan babasının 10.08.1963 tarihinde vefat ettiği, davacı tarafından 02.11.2020 tarihinde davalı Kuruma başvurularak babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanmasının talep edildiği, Kurumca talebin reddedildiği anlaşılmaktadır. 2.Somut olayda, bu tür ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup, buna göre sigortalı eşin yaşamını yitirdiği 09.08.2020 tarihi itibarıyla davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi olup, 54 üncü maddenin 5 inci bendine göre hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylık bağlanacağı açıkça düzenlenmiş bulunmakla, davacının vefat eden babası üzerinden aylığa hak kazanamadığı belirgin olduğundan, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ve Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla 24.09.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık davacılar murisi hak sahibinin “4/a sigortalısı 1963 yılında ölen babadan ve 2020 yılında ölen 4/b sigortalı olan eşten çift aylık alıp almayacağı, bu kapsamda babadan aylık bağlanması için babanın iki yıllık askerlik süresini borçlanıp borçlanmayacağı” noktasında toplanmaktadır. 2.İlk derecenin davacının murisi babasına ait askerlik süresini borçlanabileceği, borçlanmanın da kabul edildiği ve borçlanmanın yapıldığı tarihi takip eden aydan itibaren babadan yaşlılık aylığı ödenmesi gerektiğinin tespitine dair kararın Kurum tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile “babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki (2020) ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı, davalı Kurum tarafından yapılan işlemin yerinde ve geçerli olduğu, davacıya tercih hakkı tanındığı, davanın reddi gerektiği” gerekçesi verdiği kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3.Anılan Dairemizin 2021/11008 E, 2021/16908 K sayılı bozma kararının karşı oyunda açıkladığım gerekçelerle, “Ölüm sigortasından aylık bağlama koşulları değerlendirilirken temel kural olarak babadan gelen ölüm aylığının hakkı doğuran ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasal düzenlemenin uygulanması, bununla birlikte, Kanun koyucu tarafından daha sonra yapılan lehe yasal değişikliklerden de hak sahiplerinin faydalandırılması gerektiğinden bozma kararına katılınmamıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları da bu doğrultudadır (2021/10-228 E, 2021/10-146 E, 2021/10-165 E, 2021/10-408 E, 2021/459 E). 4.Somut uyuşmazlıkta davacının babası 1963 yılında ölmüştür. Babanın hak sahibi olan davacı annesi 2007 yılında eşinin askerlik borçlanmasını yapmak için başvurmuş, ancak Kurumca eşin bu talebi reddedilmiştir. Eşin ölümü üzerine davacı hak sahibi kız babasının askerlik süresini borçlanmak için başvurmuş ve Kurum askerlik süresi karşılığı borçlanma ödemesini kabul etmiştir. Babadan dolayı 506 sayılı Kanun uyarınca ölüm aylığı, bu Kanun hükümlerine göre bağlanacaktır. Davacının eşi ise 5510 sayılı Kanun'un 4/b kapsamında 2019 yılında ölmüş ve 5510 sayılı Kanun uyarınca eşten dolayı ise 4/b kapsamında ölüm aylığı bağlanacaktır. Önceye etki yasağı nedeni ile 01.10.2008 öncesi 506 sayılı Kanun uyarınca bağlanacak ölüm aylığında, 5510 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi uyarınca sonradan eşten bağlanan ölüm aylığı bir bağlamama nedeni olarak öngörülmemiştir. Kararın onanması görüşünde olduğumdan bozma gerekçesine katılınmamıştır.