Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7322 E. 2024/8784 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7322
Karar No
2024/8784
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/779 E., 2022/1732 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/315 E., 2020/28 K. Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacının Mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın yanında 01.08.2011-14.09.2014 tarihleri arasında sigorta takip elemanı olarak çalıştığını, bu çalışması sırasında aylık ücretini alamadığını, ücretini istediği için işten çıkarıldığını, çalıştığı süre içinde sigortasının yapılmadığını ve primlerinin yatırılmadığını, bu nedenle dava açmak durumunda kaldığını belirterek Kuruma bildirilmeyen sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle inceleme yapıldığında davacının davalının yanında çalıştığına dair bir sigorta kaydının olmadığı, davacının bu durumu ispatlaması gerektiği, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının davalının yanında çalıştığı dönem olan 01.08.2011-14.09.2014 tarihleri arasında tarihleri arasında çalıştığını ancak sigortasının yapılmadığını beyan ettiği, ilgili Kurum ve kuruluşlara civar araştırması ve komşu işyeri tespiti amacıyla müzekkere yazıldığı, tespit edilen kişilerin kamu tanığı olarak Mahkememiz marifetiyle dinlendiği, hatta komşu işyeri tanığı Yonca'nın fiilen işyerinin eşinin işlettiğini beyan etmesi üzerine duruşma salonunda hazır bulunan eşi ... resen Mahkememizce huzura alınarak resen dinlenmiş olup davacıyı tanıdığını, kendisini simaen bildiğini beyan etmiş, diğer komşu tanıklarından ... ise davacı ve davalıyı yan yana davalının tapu takip işlerini yaptığı dükkanında gördüğü, çok uzun süreli bir çalışmasının olmadığını tahmin ettiğini beyan etmiş, dinlenen davacı tanıklarının civarda çalıştıklarını beyan etmesi üzerine beyanlarının teyidi amacıyla ilgili kolluğa müzekkere yazılmış ve tanıkların belirttikleri dönemde komşu işyeri sahibi oldukları anlaşılmıştır. Davalının hazır bulunduğu 26.02.2019 tarihli duruşmasında davacının kendisi yanında çalıştığı ancak maddi zorluklar nedeniyle primleri ödeyemediğini beyan etmişse de bu beyan davanın niteliği gereği tek başına yeterli bir delil olmamakla birlikte emniyet, Vergi Dairesi, Belediye, SGK'ya yazılan müzekkereler ve dinlenen tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde davacının 01.08.2011-14.09.2014 tarihleri arasında davalının işyerinde çalıştığı görülmüş, bu dönemde asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiş davalının kabul beyanı davanın hizmet tespiti davası olduğu, Mahkememizce resen araştırma yükümlülüğü bulunduğu, bu yüzden de davalı tarafından davanın kabulünün davayı sona erdiren bir beyan olmadığı anlaşılmakla davalı yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. -Davanın kabulü ile davacının davalı yanında 01.08.2011-14.09.2014 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine, …" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, davacı ...'in mevcut delil durumu incelendiğinde, Kurumumuzda belirtilen sürelere dair bir çalışması bulunmadığını, çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulması ve çalışmayı kapsayan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmet tespitine karar verilmesi gerektiğini, yasanın aradığı ispat şartlarının sağlanamadığını, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu iddia etmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda, davacının uyuşmazlık konusu dönemde bildiriminin olmadığı, Kurumda iş yeri dosyasının bulunmadığı ancak 2009 da başlayan ve devam eden vergi kaydının olduğu, tanıkların davacının çalışmasını doğruladıkları anlaşıldığından Mahkemenin davanın kabulüne dair kararında usul ve esas bakımından yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan Mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK 353/1 –b1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 2) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. 3) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3. Değerlendirme Eldeki dava, davacının, davalı işyeri nezdinde çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verilmiş ise de Mahkemece verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, öncelikle davanın niteliği gereği Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31 inci maddesi uyarınca davanın somutlaştırılması kapsamında beyanı alınmalı, hangi tarihte işe başladığı, süreç içinde hangi işleri takip ettiği, ne sıklıkta bu işleri yaptığı, aracılık yaptığı kişiler varsa isim, adres, işlemlerin niteliği sorulmalı, hangi resmi Kurumlarla iş yaptığı, bu Kurumlarda çalışanlar sorulmalı, tespit edilip tanık olarak dinlenilmeli, vekaleten iş yaptığı kişiler belirlenerek tanık olarak dinlenilmeli, kendisine davalı ... tarafından yapılan ücret ödemeleri, banka kayıtları sorulmalı, çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konularak sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7322, K. 2024/8784, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7322-e-2024-8784-k-4b6b5116e334