Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7321 E. 2024/10522 K. – Bağ-Kur Sigort
Konu: Bağ-Kur Sigortalılığının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7321
- Karar No
- 2024/10522
- Karar Tarihi
- Konu
- Bağ-Kur Sigortalılığının Tespiti
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/714 E., 2023/340 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/31 E., 2021/645 K. Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirket ortağı olarak 11.02.1993 - 14.12.1999 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığını, davalı şirket tarafından sigorta primlerin eksiksiz olarak ödendiğini bildiğini, daha sonra davalı Kuruma müracaat ettiğinde hiç bir suretle sigorta bildiriminin yapılmadığının öğrendiğini, davacının çalışmasını bilen ve kendisiyle bir fiil çalışan bir çok bordro tanığının mevcut olduğunu belirterek davanın kabulü ile davacının 11.02.1993 - 14.12.1999 tarihleri arasında davalı iş veren nezdinde şirket ortağı olarak bir fiil çalıştığının tespitine, çalışma süreleri boyunca ödenmeyen Bağ-Kur primlerinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının hak düşürücü süreye uğradığını, davacının Kurumlarına intikal eden müracaatının ve prim ödemesinin olmadığını, davacının 01.10.2008 tarihinden önce herhangi bir prim ödemesi görünmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.10.2008 tarihinden önce Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil başvurusunda bulunmadığı, bu tarih öncesinde prim ödemesi olmadığı gibi, Geçici 8 inci madde kapsamında müracaatının da olmadığı, dolayısıyla geçmişe dönük olarak sigortalılığının tespitine karar verilemeyeceği, tescil ve ödeme başvurusunun bulunmadığı ve gerek 1479 sayılı Kanun, gerekse 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesi gereğince geçmişe dayalı bir sigortalılık tescil imkanı da bulunmadığı gözönüne alınarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece resen araştırma yapılmadığını ve bordro tanığı dinlemediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait Kurum işlem dosyasında davacının 01.10.2008 tarihinden önce 4/b sigortalı kaydının yapılması için müracaatının tespit edilemediği değerlendirilerek mahkemece verilen davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığı, ancak zorunlu Bağ-Kur sigortalılık tespit davalarında uyuşmazlığın kaynağının 1479 ve 5510 sayılı Kanun'lardan kaynaklanması nedeniyle vergi kayıtları dolayısıyla davalı şirkete husumet düşmeyeceği mevzuat çerçevesinde açık olduğundan davalı şirket aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gözetilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Şanlıurfa 2. İş Mahkemesinin 05.10.2021 tarih ve 2021/31 Esas, 2021/645 Karar sayılı ilamının 6100 sayılı HMK'nın 353/1 inci maddesinin (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davacının davalı Kurum SGK aleyhine açılan davasının esastan reddine, davacının davalı Aysan Yağ-Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye yönelik davasının husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1- Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan red kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2- Davalı Kurum vekili; davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davacının Kurum kayıtlarına intikal eden müracaatının ve geçerli prim ödemesinin olmadığını, sigortalıya ait 4/b hizmetleri belirlenirken Kurum kayıtlarına intikal tarihlerine göre işlem yaptığını, 01.10.2008 tarihine kadar tescili yapılmamış kişilerin bundan önceki kayıtları kayıtları dikkate alınmayacağı mevzuat hükümlerince göre sabit olduğunu, davacının 01.10.2008 tarihinden önce herhangi bir prim ödemesi de görünmediğini, tüm dosya kapsamına göre davacının haksız olduğunu, bildirim yapmadan resen sigortalı olamayacağını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 11.02.1993-14.12.1999 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile mülga 1479 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.